Cüneyt Arkın Eskişehirlidir, Erdoğan Çakıcı da!

Cüneyt Arkın Eskişehirlidir, Erdoğan Çakıcı da!

23 Temmuz 2014 09:44
A
a
İkisi de aynı yaşlardadır, ikisi de bu coğrafyanın çocukları olup Kırım Tatarıdırlar. Bu kentin ara sokaklarında anıları ve ayak izleri bulunmaktadır. Farettin Cürekibatur’u(Cüneyt Arkın) da Erdoğan Çakıcıyı da gençlik yıllarında kendisine çekmiş İstanbul. Erdoğan Çakıcı Kuleli Askeri Lisesini kazanıp bu okulda iki yıl okuduktan sonra terk etmiş. Çünkü denizkızı girmiş düşlerine, yani Yeşilçam cezbetmiş onu. Öğrencilik yıllarında öğrendiği bu ara sokaklardaki(Yeşilçam Sokak) kıraathanelerde figüranlık teklifi bekleyerek düşlerine ulaşmak istemiş. Keza Cüneyt Arkın da İstanbul hastanelerinin birinde staj yapan genç bir doktorken beyazperdeyi, sinemayı koymuş kafasına. Allah ona “yürü ya kulum” derken diğer Eskişehirliye birkaç başrol filminden sonra “buraya kadar” demiş. Lakin bir gerçek var ki Erdoğan Çakıcı, Yeşilçam filmlerinde oynayan ilk Eskişehirli olarak tarihe geçmiştir. 1954 yılında Eskişehir’de ilk kez kendisinin de başrolde oynadığı filmi çekmiştir…
 
Ne yazık ki Eskişehirlilerin büyük bir kısmının tanımadığı Çakıcı’nın, yerel yöneticilerimiz de farkında olamamışlar! Onu, bu kentin değerlerindendir diyerek tanıtamamışlar. Etkinliklerde nicelerini onore eden değerli büyüklerimiz maalesef görmezden gelmişler. Sesi titreyerek şunları söylüyor canlı yayında Erdoğan Çakıcı; “Anadolu Üniversitesi bünyesinde her yıl film festivali yapılır Eskişehir’de. Her yıl umutla beklerim beni de çağırabilirler diyerek. Ama her yıl yıkılmış hayallerle ve kırık bir yürekle baş başa kalmaya devam etmekteyim…” Kadir kıymeti, vefayı çok iyi bilen bir insandır rektörümüz. Prof. Dr. Naci Gündoğan’dan bahsediyorum elbette. Biliyorum ve inanıyorum ki sinema ile ilgili birim yöneticileri bahsetmemiştir bile Erdoğan Çakıcı diye birisinden! Biz Sayın Rektörümüze, gelecek festivalde gereğini yapacağına inanarak bu konuyu anımsatalım hiç değilse…
 
Sayın Vali Güngör Azim Tuna’ya tebrik ve teşekkürlerimizi sunalım bu vesile ile. Çünkü TDKB etkinlikleri kapsamında Erdoğan Çakıcı’yı da yanlarına alarak Kırım’a götürüp onurlandırmış. “Biz seni unutmadık” diyerek dünyaları ona bağışlamış bir biçimde…
Erdoğan Çakıcı başta basketbol olmak üzere, voleybol, boks, atletizm branşlarında Milli Hakemlerimizdendir. Soruyorum bunu bilen kaç kişiyiz acaba? Eskişehir’imizi uluslar arası müsabakalarda başarı ve gururla temsil etmiştir. Sadri Alışık bir filminin son sahnesinde ağlayarak hâkime sormuştu; “bu da mı gol değil hâkim bey, bu da mı gol değil” diyerek. Ben de yöneticilerimize ve onların etraflarındaki danışmanlarına soruyorum. Kültür ve spor müdürlerine(!)soruyorum şimdi. Uluslar arası bunca branşta hakemlik yapması, Eskişehir’i temsil etmesi de mi önemli değil sizce? İyi de o zaman sizin ölçünüzü bilelim söyleyin de! Sizin için ölçü ne o zaman? Sokaklardan birine bu değerimizin adını vermeniz çok pahalıya mı patlar? Belli mi olur, sevgili Spor Müdürümüz Hüseyin Aksoy bu konuda biz Eskişehirlilere güzel bir örnek olur. Nice spor branşında yüzümüzü ağartmış bu insanımızın adını ölümsüzleştirir…
 
 
OZANCA
Kadir Kıymet
 
Çiğ süt emmiş derler şu insanoğlu,
Kadir kıymet bilen adam olan az.
Yıllar bir bir geçip çok şey görünce,
O vakit anlarsın bak biraz biraz.
 
Kimi yüze güler canım cicim der,
Arkanı dönünce maskeler iner,
Kimi bile bile hep yalan söyler,
Doğruyu söyleyen nedense çok az.
 
Çıkarı olunca yorulmaz koşar,
Elde etmek için dağları aşar,
İşi hallolunca yolundan şaşar,
Verir tavukları gelecekse kaz.
 
Yağcılık ayrı bir sanat koludur,
Düğmeler ilikli riyalar boldur,
Kişilik yitmiştir bu nasıl yoldur,
Hep böyle göründü sen de böyle yaz.
 
 
Niçin böyle olduk bu gidiş niçin,
Değerler çöküyor hep için için,
İnsanlık adının hatırı için,
Burada nokta koydum sivrisinek saz...
                                 Sabahattin Hizmetli
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi