“Eskişehir’de doğan, ama oradan oraya savrulan tarihin yaprakları gibi, sahip çıkamadığımız küçük lokomotifleri kentin değerlerine duyarlı insanlarımızla paylaşmak istiyoruz… Efe, Mehmetçik, Kocatepe ve Cumhuriyet lokomotifleri 1957 yılında Eskişehir Cer Atölyesinde tamamen yerli emek ve yerli sermaye ile üretilmişti. Bu küçük trenlerin vagonları Adapazarı Cer Atölyesi’nde, çelik döküm tekerlekleri ise Sivas Cer Atölyesi’nde yapılmıştı. Mehmetçik ve Efe uzun yıllar Ankara Gençlik Parkında hizmet verdi. Ankara Gençlik Parkındaki raylar1980 yılında söküldükten sonra lokomotifler oradan oraya taşınmış. Konuyla ilgili kurumların resmi internet sitelerinde lokomotiflerin bu günkü akıbeti hakkında derli toplu bir bilgiye ulaşamadık. Çeşitli şehirlerde sıradan lokomotifler olarak sergilenen, üretildiği Eskişehir kent tarihi açısından değerli olması gereken bu ilk trenlerimiz şimdi neredeydi? Araştırmalarımız ilerleyince ilk ipuçlarını bulduk. Ve gördük ki, bilgiler karmakarışık. Trenlerin ismi her gittiği şehre göre değişmiş ve hangi trenin nerede olduğu hakkında güncel bir bilgi yok. Efe’nin ismi, 27 Mayıs ihtilalı sonrası “27Mayıs” olarak değişmiş. Sonra bir ihtimal İzmir Fuarına gitmiş. Daha sonra Sivas Lokomotif Bakım Atölyesi önüne gelmiş ve ismi “4 Eylül” olmuş. Mehmetçik’in Ankara’da, Turizm Bakanlığı arkasındaki parkta olduğu, Kocatepe’nin, Afyonkarahisar’daki Ali Çetinkaya Tren İstasyonu önünden Sivas’a gittiği, Cumhuriyet’in isminin yine 4 Eylül olarak değiştiği görülüyordu. Bir lokomotif de Erzincan Ekşisu Mesire yerinde fotoğraflanmış. Mehmetçik, 2007 yılında Ankara Loko Bakım Atölyesinde bakıma alınmış. Son edindiğimiz bilgiye göre lokomotiflerden bir tanesinin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı otoparkında olduğu kesinleşti. Yani isimler ve yerler sürekli olarak değişmiş, birbirine karışmış. Görünen o ki, Eskişehir’imizin ürettiği ve orta yaşlarında tüm yurttan Ankara’ya gezmeye giden vatandaşlarımızın, Ankaralılar’ın, İzmir ve Afyonkarahisar’da milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu küçük trenler oradan oraya, sürüklenmiş, isimleri değiştirilmiş, en sonunda isimleri de, kimlikleri de yok olmuş.
Biliyoruz ki halen Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkındaki minyatür tren uzun yıllar önce Eskişehir’deki dekovil hattında çalışan, daha sonra Osmangazi Üniversitesi bahçesinde hizmet veren 1918 "Alman" yapımı bir lokomotiftir. Eskişehir Gar’ı önündeki otoparkta bulunan (küçük trenlere nispeten daha büyük) lokomotif de "Alman" yapımıdır. Şimdi, kendini bu trenlerden sorumlu hisseden, bu lokomotifleri değerli gören kurumların bu trenlerden, hiç olmazsa en az bir tanesini Eskişehir’e kazandırmasını, Eskişehir’in mirasına sahip çıkmasını bekliyoruz. Diğer şehirlerde bulunan lokomotiflerin de geçmişi ve künyesiyle birlikte hak ettiği değerde sergilenmesini istiyoruz. Kentle ilgili kurumların bu lokomotiflerle ilgilendiği takdirde, eminiz ki, Eskişehir ve Türkiye’nin bu değerleri, uzun yıllar kimlikleriyle beraber yaşatılabilecektir…”
AT NASIL ÖLDÜRÜLÜR!
Bu kentin yaşanası biçime gelmesinde en büyük emeğin Sayın Büyükerşen’e ait olduğunu Eskişehirlilerin %90’ı söyler. Bizim teyit etmemize, ya da birkaç aykırı amigonun itiraz etmesine gerek dahi bırakmazlar. Lakin bir konu vardır ki, bu kentte hiç yakışmayan görüntülere neden olmaya halen devam etmektedir. Sokak hayvanları konusunda Sayın Büyükerşen’in danışmanlarının büyük bir bölümü sınıfta resmen kalmışlardır. Dün bana bir videoya kayıt ile elde edilen görüntüleri yollayan arkadaşlar zaten isyan bayrağını çekmişler veteriner işleri müdürlüğüne. Arkadaşların yolladığı ileti de şu; “Dün Yeşiltepe'de yerde yatarken görülen ata müdahale için Büyükşehir çağrılıyor, atlarla ilgili yetki onlarda çünkü... Büyükşehir Fen İşleri gidiyor, başlarında Seçil Hanım var. Atlardan sorumlu veteriner hekim Sezer Bey o sırada Hayvan Hakları Çalıştayında toplantıda... Az önce olayı tam anlamak için Sezer Bey'i aradım. Sorduğum soru at için yapılacak bir şey yoksa niye önceden uyutup kamyona almadınız? Eğer tedavi etmek için aldıysanız niye atı kamyona kepçeyle attınız? Aldığım cevap ''Siz benden ne istiyorsunuz?'' ve ''Arkadaşlar atı ölü sanmış'' o yüzden kepçeyle alıp kamyona atmışlar. Ve kamyonda at uyutulmuş... Şimdi soruyorum bu at nasıl ölü sanılabilir? Bu bir at kurtarmamıdır? Dilekçe ile aynı soruları soracağım... Ve daha dün belediyelerle düşman gibisiniz olmayın dediler toplantıda. Ben bu belediyelerle nasıl dost olabilirim?”
Bana da tebrikler Sezer Bey demekten başka bir şey kalmıyor anlayacağınız! O zavallı atı canlı canlı kepçeyle attırana da atana da yazıklar olsun. Hırsımı alamadım hatta yuh olsun…
OZANCA
Kara tren gecikir belki hiç gelmez
Dağlarda salınır da derdimi bilmez
Dumanın savurur halimi görmez
Gam dolar yüreğim gözyaşım dinmez…
Özhan EREN
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy