CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ…

CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ…

25 Ekim 2013 09:58
A
a
YAZIYORUM
CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ…
 
Üç hanımefendi ziyaretimize geldiler birkaç gün önce.
Kendilerini tanıttılar.
“Ben Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği Başkanı Nermin Yıldız,
Ben İşçi Partisi temsilcisi Binnur Uzun, ben Ulusal kanal temsilcisi
Sevim Erol” diyerek çayımızı içmeye geldiklerini söylediler.
Ben Nermin hanımı, geçtiğimiz genel seçimlerde
Milletvekili adaylığından ötürü zaten tanıyordum, biliyordum.
Üçünün gözlerinde de gördüğüm ortak bir özellik vardı.
Üçü de kararlı, inançlı ve umut doluydu.
İş yapmış olmak için iş yapanlardan olmadıkları belliydi.
Her şeyden önce anneyiz diyerek söze başladılar.
Anneyiz ve hiçbir kirli savaşta evlatların yanmasını, öldürülmesini
İstemiyoruz. Hele ki burnumuzun dibindeki komşularımızla
Savaşmak, evlatlarımızın böyle bir savaşta kurban edilmesine
Seyirci kalmak istemiyoruz, diye adeta çığlık attılar…
Biz çocuklarımızı, bağımsızlık için feda edecek yüreklilikte analar
Olduğumuzu tüm dünyaya kanıtladık zamanında.
Bizim bağımsızlığımızı tehdit etmeyen, bize saldırmayan hiçbir
Ülke ile problemimiz olmadığına göre Suriye ile savaş niye?
O halde çocuklarımızı böylesi bir savaşa neden gönderelim?
Mustafa Kemal’in dediği bir sözü tüm Cumhuriyet kadınları
Haykırmalıyız dedi Nermin Yıldız. Bu ülkenin tüm kadınları
“Yurtta sulh, cihanda sulh diye haykırmalıyız…”
Her türlü savaşta en çok anaların ağladığını vurguladılar.
Çünkü anaların evlatları o savaşlarda ecelsiz ölür dediler.
Ve artık analar ağlamasın diye sesimizi duyurmaya geldik.
26 Ekim Cumartesi günü bunu tüm ülke genelinde haykıracağız.
Anaların ağlamaması için savaşlara engel olacağız.
“Sesimize ses katın” diyerek yazılı ve görsel medyadan
Ellerimizi taşın altına koymamızı istediler…
Hangi ananın çığlığına kulağımızı kapatabiliriz ki!
Hangi gerçeğe gözümüzü kapatabiliriz?
Dilimizin lal olacağı tek yer kara toprağın altıdır!
 
DIŞARDAN GAZEL
 
27 EKİM CUMHURİYET KONSERİ…
 
Eskişehir’de memleketimde ilk konserim olacak. Zübeyde Hanım Kültür merkezinde, pazar akşamı saat 20.00 de türkülerimi söylemeye başlayacağım. Bizlere başı dik, bağımsız bir ülke bırakan başta Mustafa Kemal ve yoldaşlarını ve on binlerce şehidimizi yâd edeceğim. Şükranla anacağım bize Cumhuriyet değerlerini tattıranları. Dilerim sizler de yanımda olur, avazıma avaz katarsınız…
 
 
OZANCA
Ve kadınlar bizim kadınlarımız
Korkunç ve mübarek elleri
İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
Anamız, avradımız, yârimiz
Ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
Ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen
Ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
Ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
Ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
Işıltısında yere saplı bıçakların
Oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
Kadınlar, bizim kadınlarımız
Şimdi ayın altında kağnıların ve hartuçların peşinde
Harman yerine kehribar başlı sap çeker gibi
Aynı yürek ferahlığı, aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
Ve on beşlik şarapnelin çeliğinde
İnce boyunlu çocuklar uyuyordu.
Ve ayın altında kağnılar
Yürüyordu Akşehir üzerinden Afyon’a doğru.
Nazım Hikmet RAN
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi