Çok isterdim!

<w:LatentStyles DefLockedState="false" DefUnhideWhenUsed="true" DefSemiHidden="true" DefQFormat="false" DefPriority="9

25 Temmuz 2012 00:00
A
a

YAZIYORUM

 

Öğretmenlik yaşantımdan daha önce başlamıştır müzik. Profesyonelliğin tanımı eğer ki yaptığın işten para kazanmak ise, 1977 yılında başlar müzikten para kazanmam. Hele ki Polatlı’da bir gecede kazandığım para ile yurt dışında on beş gün tatil yaptığım günlere dönmeyi çok isterdim. 1981 yılında Erkan Zenger’in Ulusal bazda düzenlediği Müzik yarışmasında arabesk dalında Türkiye birincisi olmuştum. Küçümsemiştim başarımı. Gepegenç bir öğretmen olarak Türk Halk Müziği’nde bir damla olmak daha onurludur diyerek umudun ezgilerini söylemeyi amaç edinmiştim. Arabesk dalında devam edip, halkımın uyutulmasında bir maşa olmayı çok isterdim.

 

 1993 İstanbul Beyaz Güvercin, 1995 TRT Altın Anten, 2002 Kuşadası Altın Güvercin beste yarışmalarında bestelerim ve yorumculuğumla finaller yaşadım. Gel artık İstanbul’da devamını sürdür diyenlerin sözünü tutmayı çok isterdim. Bestelerim; Yavuz Bingöl, Barış Akarsu, Hüseyin Turan, Kıvırcık Ali-Arzu, Murat Göğebakan, Kadir Sezer, Oğuz Yılmaz, Ankaralı Namık-Turgut, Esra Ateş ve adını unuttuğum niceleri tarafından beğenilmiş ve albümlerinde okunmuş. Bestelerim ve yorumumla dört tane de müzik albümü çıkarmış biri olarak albümlerimin promosyon döneminde ulusal kanalların benden istediği biçimde magazin malzemesi olmayı çok isterdim.

 

Dışarıdan bakanın ağzını bir karış açarak özendiği, ama içerisindeki namuslu insanların bu kirli dünyadan ikrar getirip yüzünü halka dönenlerden olmamayı çok isterdim. Pir Sultan’ı, Nazım’ı, Aziz Nesin’i, Mahzuni’yi, Neyzen’i örnek almak yerine; Bülent, Huysuz, Serdar Ortaç, Kuşum Aydın, Ajdar, Fatih Ürek, Nihat, İzzet ve onların ekürisi tüm saygın değerleri örnek almayı çok isterdim. “Ana bir bacı iki, gerisine kakara kiki” mantığının sapık ve saldıray tipi örneklerinden olmayı çok isterdim. Gündemde kalmak adına her türlü combalağı atan dallamalardan biri olmayı çok isterdim. Futbol takımlarına besteler yapıp en ucuz yoldan gönüllere girmeyi çok isterdim. Her iktidarın taban yalayıcısı rüzgârgüllerinden olmayı da çok isterdim. Ama istemek başka, tercihini yaşamak başka! İşyerine gittiğimde DMO damgalı silgiyi istediğimde bana “senin babanın silgi alacak parası mı yok eşşoğlu eşek” diyen namuslu babam… “Manda ve himaye kabul edilemez” diyen Mustafa Kemal’im… Sizi neden böylesine çok sevip örnek aldım, yolunuzu yol bildim ki! NEDEN?

 


&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

 

DIŞARDAN GAZEL

 

Yağmur yağar, seller akar bizim OEDAŞ camdan bakar. Bakar ha bakar, baktıkça canımızı yakar! Bekleyesin ki kesilen elektrik gelecek. O nafile bekleyişte buzdolabındakiler kokar. Yağmur yağmaz, sel de olmaz! Ama o da ne? Pazar günü, hem de olmaması gereken tek günde elektrikleriniz yine kesilir durup dururken. OEDAŞ yine bakar. Bakar ha bakar, bön bön bakar. Bir sivrisineğin yellenmesi sunucu elektrikler yine kesilmiştir. Telefona çıkan samimiyetsiz görevli insanın canını sıkar. Eskişehirli artık bu OEDAŞ’tan bıkar…

 

 

 

 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

 

OZANCA

 

Yüce Allah nice güzellikler verdi yarattığı her bir kula

Hep birlik gayret edelim muhtaç olmayalım gayrinin bir pula

20 Temmuz 2012 gün Havuz Başı’nda ağırladı

ES TV’nin çalışanlarından nadide Hoca Şinasi KULA

 Yüce Rabbimiz her dem bizlere elbet bir şeyler diyor

Müminler ölçü dâhilinde iftar ve sahurda yiyor

ES TV ekranında Sayın Şinasi KULA okudu

Bizim Yunus “Ağlatırsa Mevla’m yine güldürür.” Diyor

                                                İbrahim GÜLBAY

 

 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi