YAZIYORUM
Çifteler Köy Enstitüsü “Anılar-İzlenimler” Kitabı
Öğretmen vardır, öğretmencik vardır bilirsiniz. Adını ilk andığımız muteber olanıdır daima. Çünkü sonuna cik cuk katılanları çakma versiyonları oluyor. Öğretmen kokulu öğretmenlerden bahsetmek istiyorum bu yazımda. İnsan kokan, toprak kokan, çiçek kokan, şiir kokan öğretmenlerden…
Köy Enstitüleri bu tür öğretmenleri yetiştiren özel kurumdu. 1940 yılında yeşerdiği andan 1954 yılında soldurulduğu ana dek böylesi öğretmenleri yetiştirdi işte Köy Enstitüleri. Mustafa Kemal devrimleri rotasından çıkmış bir sistem, daha fazla barındırmak istemedi doğal olarak bu güzide kurumu. Toprak ağaları başta olmak üzere, Amerikancı hizmetkârların dayatması sonucu son verildi işlevine…
O on dört yıllık süre bile yetti aslında biliyor musunuz? Aydınlanmacı öğretmenlerin devamlılığına o minicik süre bile yetti. O öğretmen kokulu öğretmenler sayesinde bir bin verdi Anadolu toprakları. Her baskı, her şiddet, her sürgün on binlerce yurtsever öğretmene ilham oldu adeta. Ne mutlu ki o sürgünden o baskıdan nasibini almış bir öğretmen olarak bu satırları kaleme alıyorum şu an…
Günümüzde sayıları çok azaldı Köy Enstitüsü mezunu öğretmenlerimizin. Bunlardan bir tanesi de İlyas Küçükcan hocamdır. 18’lik delikanlı gibi yaşama sevinci doludur yüreği. Daha hala hayatın öğrencisi, bizlerin öğretmenidir o. Editörlüğünü Doç Dr. Kemal Yakut’un üstlendiği yeni bir belgesel kitaba imza attılar geçtiğimiz günlerde. Tepebaşı Belediyesi’nin katkıları ile çıkan kitap inanın ki tam bir belgesel niteliğinde. Köy Enstitüsü mezunu değerli öğretmenlerimizin ağızlarından bire bir anılar ve belgelerle, fotoğraflarla süslenmiş. O siyah beyaz fotoğraflara bakarken insanların gözlerindeki ve yüreklerindeki yaşama sevincini görüyorsunuz adeta. Genç Cumhuriyetin aydınlığı var hepsinin alnında…
Emeklerinden ötürü, güzel bir belgesel armağan ettikleri için başta Kemal Yakut olmak üzere; İlyas Küçükcan, Burcu Çalıkuşu Aykanat ve Turan Sina Şepitçi’ye sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum bir öğretmen olarak. Bu kitabı ilk kez imzalayarak şahsıma ölümsüz bir anı bıraktı sevgili Kemal Yakut ve değerli hocam İlyas Küçükcan. Müteşekkirim sizlere…
DIŞARDAN GAZEL
Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’yı tanıyor musunuz?
Geçtiğimiz hafta Anadolu Üniversitesinde yapılan bir etkinlikte konuşmacı olarak Prof. Dr. Hüseyin Bağcı davet edilmişti. Sevgili kardeşim Kemal Yakut hocamın beni haberdar etmesiyle haber yapmak üzere gittim o toplantıya. Adını ne koymalıyım bilmiyorum ama deyim yerindeyse “bilgi sarhoşu” oldum inanın. Bir insanın böylesine bilgili olması güzel ama o bilgiyi anlatırken insanları etkilemesi ayrı bir yetenek. Bir de köşeleri olan bir aydın ise bu söz konusu kişi insan hayran kalıyor. İnsanoğlunu gözümde asla büyütmem inanın, çünkü aynı hamurun 6,5 milyar ürünleriyiz. Ama Hüseyin hoca gerçekten de bu ülkenin istisna aydınlarından, lütfen takip edin bu ismi…
OZANCA
BOZ URBALILAR
(Köy Enstitüleri anısına)
Dağlardan, doruklardan indiler
Vadilerden, ormanlardan çıktılar
Zayıftılar, kavruktular,
Ama yemek değildi dertleri
Öğrenmeye açtılar.
Bu toprağın çocukları
Giydiler boz urbaları,
Bir elde kitapları, bir elde kürekleri
Gözlerinde şimşekler çakıyordu
Mangal gibiydi yürekleri.
Okudular ve savaştılar toprakla
Yoğruldular bilimle sanatla,
Tuğlayla, demirle, hasatla.
Bu inanılmaz deneyim
Müthiş bir şahlanıştı,
Çağdaşlıkla yarıştı,
Çelmeleri taktılar,
Çomakları soktular,
Tarihi fırsat kaçtı.
…...
Düştüler, ama yenilmediler,
Yeni bir kuşak geliyor.
Bilenerek geliyor,
Direnerek geliyor.
Yıldıramazlar onları,
Onlar, boz urbalıların torunları
Ant içtiler bir kere, çözecekler bütün sorunları.
Şener TALİ