CHP umut olamaz!

YAZIYORUM CHP umut olamaz!   “CHP’nin bir umut olabileceğini düşünmüyorum.&rd

7 Eylül 2012 00:00
A
a
YAZIYORUM
CHP umut olamaz!
 
“CHP’nin bir umut olabileceğini düşünmüyorum.”
Yeni süreçten de memnun değilsiniz yani?
“CHP’nin kendini değiştirmesi, düşünce kabuklarını kırabilmesi çok önemli sayılabilir. Ama ben kişisel olarak CHP’den umutlu değilim. Bu ülkenin CHP’yle birlikte dönüşebileceğine inanmıyorum. “Bu sözler Mehmet Ali Alabora’ya ait. Genç, yetenekli ve karizmatik bir sanatçıdır. Bu yeteneklerine ek olarak da yakışıklı görüntüsüne rağmen hiçbir zaman da magazin medyasına malzeme olmadı, yem etmedi kendisini. “Yetmez ama evet” ci medya maymunlarına, omurgalı duruşu ve ulusal bilinci ile ayna tutar sıkça. Güçlüden yana olmayı maharet sayan rüzgârgülü “kıytırık sanatçılar” sevmezler bu yüzden onu. Nedeni malum, tutulan aynada aşağılık birer popüler kültür kırıntıları olduklarının farkına varırlar da ondan!
Bu genç sanatçının teşhisinde en ufak bir yanlış yok diyor ve onu teyit ederek birkaç örnek de ben eklemek istiyorum. 12 Eylül darbecilerinin şaplağını yemiş bir toplum olarak bir türlü toparlanamadık öyle değil mi? Üzerimizden silindir gibi geçtiği yetmezmiş gibi, yurtsever ya da muhalif kalıntı bırakmadı bu topraklarda. Üstüne üstlük gerici tüm akımların palazlanması için her türlü tezgâhı da ayarladı. Apolitik bir gençlik hayalleri de gerçek olunca “çok yaşa padişahım” geleneğinin muhterem insanları da “sağ” a iyiden iyi sabitlendiler. Üç gün hapis yatan Ecevit küsüp egosunun partisini kurdu. Sol adına nice piyon kullanılıp kullanılıp politika sahnesinden şutlandı. Amipler misali bölünerek parti kurma yarışına girildi. Kurnaz duayenler(!) de boş durmadı elbette. Yaşları seksene de gelse CHP’yi yeniden kurup cadı kazanını fokurdatarak sözde muhalefet yaptılar yıllar yılı. Sözde diyorum, çünkü bu zevat takımının asla iktidar olmak gibi bir programı zaten olmadı. Delege oyunları ile kısır kulislerle bu oyun yıllar yılı sürdü. Sürdükçe de zaten geleneksel sağa meyilli yüce halkım onlardan ikrah getirdi. Sol ya da sosyal demokrat kavramlarına öcü gibi kabullendiler artık. 1980 öncesi solu bir UMUT olarak gören tüm varoşlar, cemaatlerin kucağına gül suları ile bezenip teslim edildi. Yeni CeHaPe diye bir oluşum ortaya attı yeni gelenler de. Bekledik bir umut olabilirler mi, bu çaresiz halkın sığınabileceği bir kurtuluş partisi olabilirler mi diyerek. Sabırla bekledik, acele edip kırmayalım şevklerini diyerek, haksızlık etmeyelim diyerek. Lakin gördük ki yenisinin de eski dinolardan pek farkı yok! Eskileri, statüko elbiselerini bir türlü çıkarmadıkları için yakın bulamadı bu halk. Yenileri de, Mustafa Kemal’den, Ulusal gerçeklerden uzaklaştıkları için bağırlarına basamadı. Böylesi bir dönemde, koca bir Zafer Bayramı kutlamaları yerine Afrika’da yapılan Sosyalist Enternasyonale katılım tercih etti yeniler. Mutlanıp gülücüklerle döndüler Afrika’dan. “Başkan yardımcısı seçildik” tebessümleri ile döndüler. Oysaki Mustafa Kemal ve Kocatepe’de intihar eden 57. Tümen Komutanı Albay Reşit küstü bu beylere ama anlayamadılar!
Onlar anlayamasa da ben anladım, çok net anladım ki yeni CeHaPe’de umut olamadı bu naçar millete. Peki, “MeHaPe olamaz mı” diyenleri duyar gibiyim. Öyle bir parti var mı ki?
 
 
 
DIŞARDAN GAZEL
 
TELEVİZYONLARIN SOKAK RÖPORTAJLARI
 
Geçtiğimiz günlerde Anadolu Gazetesi’nin telefonundan değerli bir okurumuz aradı. Son derece mülayim ve düzgün bir anlatım dili ile ricasını söyledi. Kendisinin bire bir tanık olduğu olaydan duyduğu rahatsızlığı köşemde konu etmemi söyledi. Mehmet Ali Bey isimli okurumun dileği şu…
Eskişehir’de iki televizyon kanalı var ve malumunuz sokaklarda halkın nabzını tutmak amacı ile rastgele kişilere mikrofon tutarak sorular soruyorlar. Aniden mikrofonu ve kamerayı görünce zaten kafadan heyecanlanıp bildiğimizi de unutuyoruz diyor. Yanımdaki arkadaşıma sordukları sorunun yanıtını arkadaşım bilemedi. Ben de bunun üzerine siz doğrusunu söyleyin dediğimde soran da yanıt vermeden başka taraflara yöneldiler diyor. Kısacası “soru sormadan önce kendimizi toparlamamız adına bir on beş saniye versinler. Kente misafir gelenler izleyip de “bu mu aydın Eskişehirli demesinler.” Dileği bu…
 
 
OZANCA
 
Seni sordum esen yele
Boz bulanık akan sele
Sazımdaki kırık tele
Seni sordum yok dediler.
Şinasi KULA
 
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi