1950 yılından bu yana tek başına iktidar olamamış.
Yani bu ülkeyi sadece yirmi yedi yıl (1923-1950) CHP iktidarı yönetebilmişken, altmış yedi yıldır sağ geleneğin partileri yönetmiş demek ki. Şimdi ciyak ciyak itiraz edenlerin olduğunu hissediyorum. “Koalisyonlardan ne haber, SHP’li ya da DSP’li koalisyonları unuttun mu” diyen cingözleri görür gibiyim. İnanın hiç fark etmez, onlar o ortaklık dönemlerinde birer gölgeden ibarettiler sadece. Örnek mi istiyorsun cingöz kardeş al o zaman; Madımak’ta yobaz katillerin diri diri yaktığı 33 can ecelsiz ölürken İsmet İnönü’nün muhterem oğlu Erdal İnönü hükümetin ortağı ve en etkin görevinde olan bir zat idi. Peki Uğur Mumcu’nun yine adi ellerce katledildiği anlarda hükümetin ortaklığında hangi parti vardı? Hangi aslan sosyal demokrat yine “Mumcu’nun katillerini bulmak bizim şeref borcumuz” dedi? Dedi demesine de sözünü tutamadan tarihe gömüldü gitti? Şimdi anladın mı cingöz kardeş koalisyonlarda olan aslan sosyal demokratların kifayetsizliğini? Anlamdıysan bir örnek daha vereyim sana o zaman. Yine böyle üçü bir yerde koalisyonda başbakanlık eden aslan demokratik solcu Fethullah Gülen için ne tür övgüler yağdırarak “Hoca efendi bu memleket için hayırlı işler yapmaktadır” diyerek tarihe geçti? Oysaki hoca efendi Atatürk’e ağza alınmadık hakaretlerden ötürü yargılanıp ceza almak üzereyken ABD’sine kaçıp sığınmıştı…
Yani bu ülkeyi sadece ve sadece 27 yıl CHP, 67 yıldır da sağ partiler yönetti bilmem anlatabildim mi?
Şimdi çok daha şaşıracağınız bir tespit yapayım izninizle. 1923-1938 yılları arasında, yani Mustafa Kemal Atatürk’ün sağlığında bu ülkede Cumhuriyet Devrimleri işlevini sürdürdü sadece. 10 Kasım 1938 sabahı ile maalesef devrimler rotasından saptırılarak, taviz üstüne tavizler verilerek, aydınlanmacılar tasfiye edilerek muhasır medeniyet (çağın şartlarına uygun) yaşam biçiminden uzaklaşılmıştır… Ve bu tavizlerin en büyük sorumlusu da İsmet İnönü’dür. Kurtuluş Savaşı destanının yazılmasında Mustafa Kemal’in en yakın silah arkadaşı olarak en önemli isim olan İsmet Paşa, siyasi arenada ne yazık ki aynı başarıyı gösterememiştir…
Dedim ya benim kuşak CHP’siz iktidarlarla büyüdü, buna alışkınız hatta sağdan yediğimiz darbelere dirençliyiz. Çünkü 68 kuşağını feyiz aldık büyük bir bölümümüz. Aradaki dönekleri-liboşları-yağdanlıkları saymazsanız gerçekten de omurgalı ve en büyük bedelleri ödeyen bir kuşağız. CHP’siz iktidarlara da alışkınız, iktidarsız CHP’ye de alışkınız. İktidarsız CHP’yi hangi niyette kullanırsanız kullanın benim için fark etmez. Ama CHP’nin bulunduğu tabloyu en son ve en anlamlı biçimde İl Başkanı Sinan Özkar; “delege seçimlerinde arı kovanı gibi gökten üye yağdı” açıklaması ile fotoğrafladı. CHP aslında Mustafa Kemal Atatürk’ün sonsuzluğa yolculuğu ile beraber zaten buydu. Cumhuriyet Tarihini okumaktan aciz olanlar hiç değilse ilimi bilimi rehber edinmiş tarihçilere (akademisyenlere) sorup öğrenebilirler bu konuyu. Onlar benim kadar keskin ifadeler kullanmasalar da haklılığımı teyit eden bilgi ve belgeler sunacaklardır size merak etmeyin! Sinan Özkar bakın daha neler söylemiş…
“Üyelerimizin üçte birinin telefon numaraları kayıtlarımızda yoktur. Bu bir parti için emin olun faciadır. Üçte biriyle iletişimimizin olmaması bizim partinin saha da olmaması demektir. Laf ola beri gele on iki bin üyemiz var yok arkadaşlar. Altı bin mesaj ancak çekiyorum. Bu altı bin mesajda bir üyenin hanesinde bir başkasının telefon numarası var. On tane üyenin hanesinde aynı kişinin numarası var. Gizli üyelerimizi o dayıbaşı kimse seçim döneminde ortaya çıkarmıyor, bunları sahaya sürmüyor. Ne zaman sürüyor, delege seçimlerinde. Seçim döneminde görülmedik bir arı kovanı gibi hareketlilik vardı. Arıkovanı gibi gökten üye yağdı. Hiçbir şekilde ulaşamadığımız, tanımadığımız, bilmediğimiz üyeler gökten yağdı. Arkadaşlar biz bu zihniyeti bırakmalıyız. Delege seçimlerinde harcadığımız enerjiyi biz bütün süreçte harcamalıyız. Üye partinin militanıdır…”
İşte Atatürk’ün partisinin getirildiği son nokta bu ve bu tespiti namusluca, yiğitçe yapan kişi ise görevinin başındaki Eskişehir İl Başkanı’dır. Her şeyini siyasi ranta endekslemiş statükocu bir yapılanmayı kim gelirse gelsin bozamıyor. İdeolojiden zerre nasibini almamış, babadan oğula takım tutar gibi el vererek partili olan ve delegelik ağalığı üzerinden kaymak yemeyi hedeflemekten öte hiçbir kaygısı olmayanların buluşma yeri mi CHP artık? Dayıbaşı diyor bakınız bir il başkanı cesurca, bunun başka açıklaması nasıl olur ki? Söylediklerinde yalan, dolan diye nitelenebilecek hangi cümlesi var? Yetmiş yıla yakın bir sürecin (CHP’sinin) en güzel tanımlamasını yapmış bu insan sadece. Şimdi bu üyelerden (on iki bin) kaç tanesi Cumhuriyet Tarihini detaylı biçimde öğrenmiştir, kaç tanesi Cumhuriyet ideolojisini (Atatürk Devrimlerini) kanıksamış söylemi ile eylemi birbirine denk düşen kişilerdir? Beş yüz tane çıkar mı dersiniz? İddia ediyorum ve büyük konuşuyorum hodri meydan! Otuz sorulu minik bir test sınavından geçirin bu on iki bin kişiyi. 1923-2015 yılları arasındaki tarihimiz başta olmak üzere, CHP’nin altı okunun felsefesini sorun. Bakalım 500 tane Atatürk’ün aslanı çıkacak mı “Atatürk’ün Partisiyiz” diye övünen on iki bin kişi içerisinden! Delege seçimlerinden delege seçimlerine çekirge gibi zıplamakla Atatürk’ün partisi olunmuyor anlaşılacağı üzere. Bu doğruları (acı gerçekleri) artık CHP’nin en üst yönetimindekiler dillendirmedikleri ve tarihi bir hesaplaşmaya girip özeleştiri mekanizmasını çalıştırmadıkları müddetçe, sen ben bizim oğlan (bizim oğlan da Deniz Baykal ve gibiler) 106 yaşına dek babasının çiftliği gibi kullanmaya devam ederler koca bir partiyi. AKP de her şeye ama her şeye rağmen iktidarı % 50’lerle sürdürür aslan sosyal demokratlar.
Not: Bu doğrularım kimi rahatsız ederse etsin umurumda değil. Zaten böyle giderse CHP misyonunu tamamlayacak ve kendi kendini tüketecektir. Gelinen nihai nokta bunun sinyallerini vermektedir. Hiç belli olmaz inanın halk artık kendisine umut olacak bir partiyi bir anda yaratıverir…
OZANCA
BOP Şiiri!
AKP’li Yeni Osmanlı kuruluyor sanıyor
HDP’li Kürdistan kuruluyor sanıyor
MHP’li Türkiye parçalanmaz sanıyor
CHP’li Atatürk silinmez sanıyor
Oysaki ortalık adeta yanıyor
Büyük İsrail palazlanıyor
BOP tıkır tıkır planlanıyor… Âşık Hırpani
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy