CHP’li kadınlar sahaya indi…

CHP’li kadınlar sahaya indi…

28 Kasım 2014 00:37
A
a
CHP Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Hatice Kılıç başkanlığındaki yönetici ve üyeler, Yeni Sofça Mahallesi’ni ziyaret ederek sakinlerinin sorunlarını dinlemek üzere yollara koyulmuşlar. Haberde “sahaya indiler” diyor kısaca bayanlar için. Kastedilen saha da “seçim arenası” elbette. Tarihi ve kültürel zenginliklere sahip olan Yeni Sofça’nın, kendi kaderine terk edilerek sorunları ile baş başa bırakıldığını öğrenmişler. Yollarının bozukluğunu, elektrik direklerinin eksikliğini, çöplerin toplanmadığı için çöp yığınlarının olduğunu dile getirmiş sakinler. Ama gözlerden kaçan çok daha önemli bir konu CHP’li kadınlar sayesinde yerel medyamıza haber olarak düştü. “Tarihi önemi olan birinci sit alanı Friglerden kalan mezar, tapınak ve yerleşim yerlerinin tahrip edilip, dinamitlenip yok edilerek tarihi eser kaçakçılığı yapılmaktadır. Tarihi ikinci hamam virane halinde olup, şu anda doğal sıcak su kaynakları boşa akmaktadır. Havuzlarda kaplıca suyu olduğundan dolayı, kötü niyetli kişilerce kullanılmaktadır…” Haberin bu boyutu her zaman olduğu gibi es geçildi yine. İktidarın bürokratları da, yerel yöneticilerimiz de, sivil toplum kuruluşlarının dernek başkanları da yeri gelince “Frig-Hitit” edebiyatı yaparak Eskişehir’deki kültürel zenginliklerle ilgili açıklamalar yapar. Yapar yapmasına da, var olan değerlere sahip çıkmak ve korunmasını sağlamak amacı ile ne yaparlar bu muamma işte! Yazılıkaya ve civarındaki birçok tarihi eseri bizzat gidip gördüm geçtiğimiz yıllarda. Anladım ki gidip haber yaptığımız andan bu yana olumlu anlamda değişen hiçbir şey yok ortada! Bu eserler batılı ülkelerin elinde olsaydı, yemin ediyorum ki gelen turistler ihya ederdi yöre insanını. “Su akar, Türk bakar” atasözünden yola çıkarak değerlerimizin hiçbir zaman farkında olmayacağız düşüncesine kapılarak karamsar oluyorum sadece…
Şimdi de CHP Kadın kollarına genel bir seslenmede bulunmak istiyorum. Değerli Cumhuriyet kadınları, seçimlerin Nisan’ın son hafta yapılacağını sağır sultan duydu ama sizin il yönetimindekiler belli ki duymadı daha! En ufak bir kıpırtı yok sizler de biliyorsunuz. Yönetimden gelen en son haber, Süheyl Batum’a yer misin yemez misin medya dayağı(meydan dayağı gibi) idi. Yani kısacası hala birbirini yemekle meşgul sizinkiler! Hani diyorum ki kış uykusundan bu beyleri uyandırsanız da, 5 ay sonra yumurta kapıya dayandığında “aaa seçimler erkene alınmış yaaa” deyip paniklemeseler! CHP’den kimin milletvekili adayı olacağı, yerli mi ithal mi tercih edilmesi konusu bu milletin zerre kadar umurunda değil. Hani onlara söyleseniz de, ellerimizin arasında kayıp giden Cumhuriyet değerlerinin farkına vardıklarında, atı alan Üsküdar’ı geçmiş olmasa…
Sayılmışoğlu Köyü halkı çığlık atıyor!
Seçil Balcı hanımefendi bir ileti yollayarak, Eskişehir kamuoyunun Satılmışoğlı Köyünde yaşananlara ilgisizliğini dile getirmiş. Belki bu siteminin içerisinden biz medya mensupları da payımızı almalıyız diye düşünmekteyim. Zira “orda bir köy var uzakta/O köy bizim köyümüzdür” şarkısını her duyduğumuzda gözlerimiz yaşarırcasına duygulanırız ama gerçekler karşısında da bir o kadar duyarsızız öyle değil mi? Önce iletiyi paylaşayım izninizle…
“Sayın Şinasi Kula duyarlı kişiliğinizi baz alarak eğitime de ne denli önem verdiğinizin bilinciyle Eskişehir in Satılmışoğlu mahallesindeki bu okulumuzun durumunu size arz etmek istedim. Satılmışoğlu halkı olarak, Şükrü Sever ilkokulundaki aksaklığı bir aydan beri dile getirmekteyiz. Milli Eğitim oralı olmuyor, gazeteye haber verildi ertesi gün müteahhit gönderdiler. Şimdi de okuldan hademeyi aldılar okul buz gibi soğuk. Lütfen bizim sıkıntımızı paylaşın, paylaşın ki sesimizi duyuralım. Programınızda ve köşe yazarlığı yaptığınız gazete de bu konuya yer verirseniz çok seviniriz. Saygılar selamlar...
Eskişehir Milli Eğitim Müdürümüz Necmi Özen’in konuya ilgisiz kalmayacağını düşünüyorum. Buradaki evlatlarımızın aileleri gerçekten de bir aydır belli konulardan ötürü yakınmaktalar. Bir vesile ile minik haberler biçiminde gazetelerimizde yer almaktalar. Lakin anlıyorum ki henüz seslerini duyuracak düzeye eriştirememiş Satılmışoğlu halkı. Orada öğretmenlik yapan arkadaşlarımızın bir sendikaya üye olup olmadığını merak ediyorum. Neden merak ediyorum, çünkü bu sorunu sendika yetkililerine de iletip gerekli yardım için kamuoyu edinebilirdi. Zaten sürekli dile getirdiğim ama tek yanıt alamadığım konuyu bu vesile ile bir kez daha dillendirmiş olayım. Bu sendikalar ne iş yaparlar Allah için birileri açıklasın isterim. Mesela “ana dilde eğitim” nakaratı tutturandan başlayayım önce. Sonra da her şey güllük gülistanlıkmış gibi erki alkışlayıp, olmayacak kampanyalar peşinde siyasi şova ortak olanlara sesleneyim. Satılmışoğlu köyündeki çocuklarımızın durumları sizin ne kadar ilgi alanınızdadır? Bizleri yönetenler her ne kadar artık “köy” kalmadı, herkes şehirli oldu ve medeniyete kavuştu dese de görünen köy ortada işte kardeşim! Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür. Gitmesek de…

OZANCA
Fikret der ki kim ne bulmuş hilede
Yapanları yakıp yıkıp kül ede
Elbette ki bu toprağın altında
Paşa da bir sultanda bir köle de…
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi