YAZIYORUM
CHP HALA YÖNÜNÜ BULAMIYOR!
Mehveş C. Bir ileti yollamış ve şöyle sormuş…
“Yeni Şafak Gazetesi bugünkü (28 Ocak 2013) nüshasını okudunuz mu? CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Şubat ayı içerisinde 'ulusalcı' oldukları gerekçesiyle Haluk Koç'u, Emine Ülker Tarhan’ı, Gökhan Günaydın'ı ve Bülent Tezcan'ı tasfiye edeceği, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan'ın öncülük ettiği 'Acil Demokrasi, Derhal Adalet' mitinglerinden rahatsız olduğu haberi var. Bu mitinglerde TGB Genel Başkanı M. İlker Yücel'in konuşmacı olarak yer almasının CHP'de rahatsızlık yarattığı iddia edilmektedir. Bu yazılanlar doğru mudur?”
Ben de bahsedilen gazeteyi okudum ve manşetten verilmiş bir haberdir bu haber. Bunun doğruluğunu teyit edecek olan da, tekzip ettirecek olan da en başta tabii ki Kemal Kılıçdaroğlu’dur. CHP mevcut yönetimi, sustuğu her saniyede partisine en büyük kötülüğün kendilerince yapıldığını bilmek zorundadır. Eleştiren herkesi kendilerine ya da patilerine düşmanmış gibi göstererek, büyüyeceklerini sanmaları en büyük yanılgılarıdır. Tarihin bu dönemi her zaman yaşananlardan artık çok farklıdır. Bir daha tarihin tekerrür bile edemeyeceği bir dönem yaşanmaktadır artık ne yazık ki! CHP’den umut kesenlerin dahi eleştirilerindeki yegâne nedeni bilmezlikten gelmemelidirler. O neden ki bu partinin kurucusu; uğruna her şeyi göze alabileceğimiz ölümsüz lider Mustafa Kemal’dir. Eğer ki sizler onun kurduğu bir partide, “Atatürk’ün partisiyiz” gerekçesi ile bizlerden oy istiyorsanız bizlere bunun hesabını da vermek zorundasınız. Oy aldıktan sonra da meydanlarda verdiğiniz sözlerinizi unutup bu halka “balık hafızalı” muamelesi yapamazsınız. İşine gelmeyen çeker gider diyerek, işinize gelenleri Mustafa Kemal’in kurduğu bir partinin çatısı altında ev sahibiymiş gibi gösteremezsiniz. Adını net koymalısınız değerlerin, yiğitçe haykırmalısınız hem de. İçinize içinize konuşup dilinizin altındakileri gizleyebileceğiniz gafletine düşmemelisiniz. Tam bağımsızlık, mandacılık, dost ve müttefik devletler, başta Nato olmak üzere gözden geçirilmesi gerekenler konusunda yiğitçe yer belirlemelisiniz. O yer ki eğer, Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğü paydası ise eyvallah. Mustafa Kemal’in partisindekiler ona yakışanı yapıyor diyerek başımız üzerine alır taç yaparız. Bu biçimde giderseniz de Deniz Baykal ile tattığınız “baraj gölünde boğulma” anını son bir kez daha yaşamak zorunda kalırsınız bunu da yazın bir kenara!
UZAKTAN GAZEL
Turan Akman Erkılıç çocukluk arkadaşımdır. Polatlı’da ayak izlerimizin gezindiği bu kişi Eskişehir’deki üniversite gençlerinin çok sevdiği bir öğretim görevlisidir. Sevgili Turan, Yılmaz Hoca’ya karşı yapılmak istenenler karşısında şu dörtlüğü yazarak benim “kent ozanı” pabucumu dama atmıştır.
“Var bu işte abidik gubidik bir durum
Yapalım hemen açık oturum
Yılmazlara yazıyorum
Turan Hoca'dır adım pisliklere "yuh" diyorum
Onurla söylüyorum
Bu imzaya katılıyorum
Çünkü Eskişehir'i ve Türkiye'yi çok seviyorum!”
Ben de seni seviyorum kardeşim, güzel arkadaşım…
OZANCA
…
Yetmediyse acısı şiddetin savaşın
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh dünyada barışın
Eğer varsa ödülü silahlanmayla yarışın
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Özlediyseniz fesi peçeyi
Aydınlığa yeğliyorsanız kara geceyi
Hala medet umuyorsanız
Şıhtan şeyhten dervişten
Şifa buluyorsanız
Muskadan üfürükçüden
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Eşit olmasın diyorsanız kadınla erkek
Kara çarşafa girsin diyorsanız
Yobazın gazabından ürkerek
Diyorsanız ki okumasın kadınımız kızımız
Budur bizim alın yazımız
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Fazla geldiyse size hürriyet cumhuriyet
Özlemini çekiyorsanız saltanatın sultanın
Hala önemini anlayamadıysanız
Millet olmanın
Kul olun ümmet kalın
Fetvasını bekleyin şeyhülislamın
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
RAHAT BIRAKIN BENİ
Süleyman Apaydın