YAZIYORUM
CHP’de kadının yeri
Yazılarımı sosyal paylaşım sitemden takip eden ve Bursa’da yaşam sürdüren meslektaşım Mürvet Mezgi kardeşimin yazısını aynen paylaşıyorum…
“Atatürk 'ün partisiyim diyerek onun gibi ihtişamlı bir ağacın gövdesine yaslanarak gölgelenmek isteyenler güneşin hangi yönden doğduğunu bile bilmeyenlerdir. Bir kere Atatürk; kendi kurduğu partisinin olası yanlışları için diğer ideolojilerle fikir birliği oluşumu sağlamak adına çoğul demokrasiyi var etmiş ve diğer partilerin kurulumuna olanak sağlayan ileri bir demokrattı. Buna göre diğer partileri yok sayarak en Atatürkçü benim demek budalalıktır. Sanki bilmezmişiz gibi CHP de yeşil sosyalistler az sayıda şaşı da, karşı köyün körüne bahane buluyorlar geçelim bu konuyu! Bu güne gelirsek; emanet edilmiş bu mirası en iyi şekli ile korumak yerine asli görevini muhalefetlik ile bütünleştiren adamlar topluluğun ikinci yanlışı ABD güdümlü bir çatı altında Ulusalcı kimlik kullanarak olur olmaza harala hurala dalıp ta kendilerini önemli saymalarında. Madem sosyalistsin, madem halksın, emperyalizmin hüküm sürdüğü bir siyasi çatı altında ne işin var? Evvela önce sen bu hatanı düzelt sonrası Atatürkçü ol derler adama. Esma Altınel’e seslenmek gerekirse: Makalede ki beyana göre belli ki İlden size hayır yok adınıza üzüldüm. Yerinizde olsam hiç kimseye aldırış etmeden arka mahalleli kadın delegeler ile daha aktif çalışmalara girerek tabanı gerçek doğrularla buluşturur tavandakilerin ne denli işe yaramazlığını en yalın halle aktarırdım onlara. Hem ki onlar; muhtemeldir olası halden hepsi tepeden inmeler ivedilikle kadın gücünüzle birleşip yuvarlayın bir bir hepsini tepetaklak aşağı gitsinler. Son cümle: CHP'de Kadının Yeri yanıtını o kadar ötelerde aramanıza gerek yok sn Kula, az öte çevirin başınızı İl Yönetiminiz zaten aradığınız cevabı vermiş size vesselam...”
OZANCA
Kadınlarımız
Ve kadınlar, bizim kadınlarımız
Korkunç ve mübarek elleri,
İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
Anamız, avradımız, yârimiz
Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
Ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen
Ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
Ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
Ve karasabana koşulan ve ağıllarda
Işıltısında yere saplı bıçakların
Oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
Kadınlar, bizim kadınlarımız… Nazım Hikmet Ran
DIŞARDAN GAZEL
Yılbaşı akşamı İstanbul Taksim meydanında ilginç bir görüntü yer aldı Ulusal medyada. Noel, ya da yılbaşı adı altında kutlama yapanları protesto etmek üzere bir vatandaş seccadesini yere sererek meydanda namaza durdu. Kıblenin tamamen tersi yönde namazını kıldı ve kalkıp gitti. Sonradan öğrenildi ki bu kişi Marmaris 3.Asliye Ceza Mahkemesi 2004 / 133-Esas yabancı uyruklu kadınların pasaportlarını zorla alıp toplu fuhuş ve insan ticaretinden yargılanıp 3 ay tutuklu kalan Araskarahan Kara isimli birisi. Bir dönem de MHP ilçe başkanlığı yaptı Marmaris'te yaşıyormuş. Bazen insanın bu denli bozulmuşluğu ve kokuşmuşluğu karamsar ediyor yüreğimizi doğrusunu söylemek gerekirse!