Günümüzde bilgi kaynaklarının çoğalması ve bilgiye ulaşmanın kolaylaşması, bilinçli insanlar için çok önemli açılımlar getirmektedir. Fakat bu imkânlardan gereği gibi faydalanamayıp, cehaletin karanlığında boğulmaya devam edenlerin sayısı hiç de az değildir. Üstelik imrenilecek bir cesarete sahip olarak…
Üstüne üstlük bu cesaret, onları görünüşte bilgili ve akıllı insanların bulunması gereken alanlarda bile başarıdan başarıya götürüyor. Peki, neden böyle oluyor?
Belki de bu sorunun yanıtı halk arasında “cahil cesareti” diye bilinen bir sözde saklıdır… Böyle sözler çok kısa olup bir çırpıda kolaylıkla söylenebilse bile, ortay çıkması yüzlerce yıllık insanlık deneyiminin ürünüdür…
Dunning ile Kruger adlı iki psikiyatri uzmanı yukarıda belirttiğimiz deyimin toplumsal yaşamda ne kadar doğru olduğunu kanıtlayan bir çalışma yaptılar. Bu çalışmaları ise Harvard Üniversitesi tarafından Nobel'e karşı bir ironi olarak verilen Ig Nobel (değersiz Nobel anlamına gelen) ödülünü aldı. Bu ödül her yıl bir törenle, ilk anda insanları gülümsetecek ama sonra onları düşündürecek on başarılı çalışmaya veriliyor.
Yapılan bu araştırma; cahillerin kendilerine en çok güvenen insanlar olduklarını bilimsel olarak ortaya koymaktadır. Çünkü bilgili ve akıllı insanlar genellikle alçak gönüllüdürler. Bu yüzdende çok daha iyi yerlere gelebileceklerken, yerlerinde saymışlar ve fırsatları değerlendirmemişlerdir. Kısacası bu durum; cehaletin bireyin kendine olan güvenini artırmasından kaynaklanıyormuş.
Bertrand Russel’in dediği gibi; “Dünyanın sorunu bilgililer hep kuşku içindeyken, cahillerin küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.”
Bunun üzerine aklımdan şu soru geçti. Gerçekte bilginin insanları daha fazla cesaretlendirmesi gerekirken, çekingen davranarak neden başarı alanlarını cahilliğe bırakıyor? Bir süre sonra problemin arakasında, uzmanların “çoğulcu cehalet” adını verdikleri bir toplumsal hastalığın yattığını fark ettim. Bu ne demek? Bir topluluğun bireylerinin çoğunluğu kişisel olarak bir konuyu yanlış buldukları halde, çoğunluğun bunu kabul ettiğini farz ederek durumu kabullenmesi halindir.
Yani, cehaletin kutsandığı bir ortamda bilginin cesaretini kaybetmesi durumu…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Metin Güler yeniden aday olur
Kerem Akyıl
Eskişehir’in “üniversite şehri” unvanı tehlikede!
Tarkan Demir
CHP'nin oyu yüzde 35!
Kaan Özcan
Es Es’in yolu açık olsun
Ahmet D. Canoruç
Emekliler ne yapsın?
Seval Erci
Ruhun emekliliği olmaz
Ümit Polatbaş
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy