19 Ekim 2016 tarihli Anadolu Gazetesi’ndeki köşe yazımda,”Çardak Kaplıcası kaderine mi terk edildi?” diye yazmıştım…
O yazımdan kısa bir bölümünü hatırlatmak adına tekrar yayınlıyorum.
“Romalılar dönemine ait tarihi Hamamkarahisar (Çardak Kaplıcası) ile yanındaki Ulu Camii kaderine terk edilmiş…
Başta cilt olmak üzere 12 hastalığa iyi geldiği yapılan tetkiklerle belirlenmiş olan Hamamkarahisar bugünkü haliyle görenleri üzüyor…
Hicri 570 yılında Selçuklu Beylerinden Umur Bey tarafından hamam bugün bulunduğu yere indirilerek inşa edildi…
Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde Roma dönemine ait Hamam Karahisar Köyü’nde bulunan bu hamamın üst bölümü yenilenmiş, kadınlar ve erkekler bölümü olarak çifte hamam tarzında düzenlenmiş. Kadınlar ve erkekler bölümlerinin üzerleri kubbelerle örtülmüş…
Kesme ve moloz taş ile tuğladan yapılan hamam son yıllarda yenilenmiş bu nedenle de eski özelliğini büyük ölçüde yitirmiş…
*-*-*-*
Bugünlerde Sivrihisarlı Halil Nural Destici, Çardak Kaplıcasını sosyal medyadan yeniden gündeme taşıdı…
Hamamın restore edilerek yeniden hizmete açılması için bir taraflarını parçalıyor…
Ancak yine duyan, gören yok…
Ben böylesine önemli konuyu köşeme aldım…
Belki buradan birileri okur da gerekeni yapar diye…
Eskişehir Milletvekilimiz Nabi Avcı bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı görevinde…
Sayın Avcı’nın Çardak Kaplıcası ile yanındaki caminin durumlarından haberdar mı bilmiyorum…
Haberdar değillerse en azından bu yazımdan sonra haberdar olacaklardır…
Tarihi Çardak Kaplıcasının yok olmasına bari siz göz yummayın…
Bunun gibi tarihi eserleri koruyup gelecek kuşaklara tanıtmak bakanlığın bir görevi olduğunu düşünüyorum…
Milli Eğitim Bakanlığı döneminde Eskişehir merkez ile ilçelerine önemli sayıda okul yaptıran Bakanımız Nabi Avcı’nın, Çardak Kaplıcasının yok olmasına, yıkılmasına göz yummayarak, restorasyonu için gereken talimatı vereceğine Eskişehirliler olarak inanıyoruz…
*-*-*-*
VİLAYETTEN
CEVAP GELDİ
Bu yazımla ilgili Cuma günü Eskişehir Valiliği Kültür ve Turizm Müdürlüğünden Vali Yardımcısı Dr. Ömer Faruk Günay imzalı cevap geldi…
Yazıyı aynen aktarıyorum:
“Eskişehir ili, Sivrihisar İlçesi, Hamamkarahisar Köyü Camii ve Çardak Hamamının bakımsızlığı ve yapılan onarımları ile ilgili iddiaları konu alan gazete haber yazılarının Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne ve Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne iletilmesi sonucu ayrı zamanlarda bu kurumların uzmanlarınca incelemeler yapılmıştır.
Söz konusu cami ve hamamda hem muhtemel tahribatın önlenmesi hem de tarihi miraslara sahip çıkılması amacıyla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun Yetki ve Yöntem başlıklı 10. Maddesi gereği; Sivrihisar Belediye Başkanlığı’nca röleve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin hazırlanması, Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na onaylatılarak onaylı projeler çerçevesinde söz konusu restorasyon işlerinin yapılması veya yaptırılması hususu bildirilmiştir.
Sivrihisar Belediye Başkanlığı’nın imkanları ile tarihi hamamların röleve ve restorasyon projelerinin çizdirildiği, söz konusu projelerin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na onaylatıldığı, uygulama yapılması amacıyla gereken iş ve işlemlerin yerine getirilmesi için Sivrihisar Belediye Başkanlığı’nca kaynak beklendiği belirtilmiştir.”
Hamamkarahisar Köyü Camii ve Çardak Hamamının restore edilmesi Kültür ve Turizm Bakanlığından gelecek kaynağa bağlı…
Bakanlık mülk sahibi olarak gözüken Sivrihisar Belediye Başkanlığına kaynak aktarması halinde restorasyona başlanacak…
İşte bende yazımda, yıkılmakta hatta eğer birkaç yıl daha restorasyon yapılmaz ise bu tarihi yapının tamamen yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağı düşüncesiyle Eskişehir Milletvekili olmasından dolayı Kültür ve Turizm Bakanımız Nabi Avcı’ya seslenerek bu tarihin göz göre göre yok olmasının önüne geçmesi çağrısı yaptım…
İnşallah beklenen ödenek bir an evvel gelirde bu tarihi hamam ve yanındaki cami yıkılmaktan, hatta özelliğini kaybetmeden restore edilir…
Restorasyon daha fazla gecikirse tarihi hamam ve caminin yok olma tehlikesi daha da artar…
*-******
Terbiye Yaratılışa Bağlıdır
Hükümdarlardan biri vezirine, oğlunun hocasıyla ilgili yakınıyordu:
- Ben oğlum ilim öğrensin istiyorum. Benim yerime iyi bir hükümdar olsun. Ama o devamlı müzikle, sazla, sözle uğraşıyor. Zannımca hocası onu, vasfına yakışır şekilde yetişmesi yönünde destekleyemiyor.
Vezir:
- Hükümdarım, hocanın elinde mucize yok! Çocuğun neye yeteneği varsa hocası ancak onda ilerlemesine yardım edebilir. İnsanın doğası değiştirilemez. Terbiye yaratılışa bağlıdır.
Hükümdar düşüncesinin arkasındaydı. Doğuştan sahip olduğumuz yetilerin, terbiye ile değiştirilebileceğini savunuyordu. Bunu kanıtlamak için de; bir akşam sarayda eğlence tertip ettirdi. Eğlence arasında eğitimli kedilerin bir gösterisi vardı. Kediler, sırtlarına konan tabağı ve tabağın içindeki yanan mumları düşürmeden itinayla taşıyorlardı. Hükümdar vezire, kedileri göstererek:
- Görüyor musun? Dedi. Terbiye ile neler başarılabiliyor...
Vezir karşılık vermedi, olumlu ya da olumsuz. Başka bir eğlence gecesini bekledi ve bu geceye gelirken de yanında birkaç tane fare getirdi gizlice. Kedilerin gösterisi başladığında, fareleri kedilere doğru salıverdi. Fareleri gören kediler, sırtlarındaki tabağı, mumu unutup farelerin peşine düştüler. Mumlar bir yana, tabaklar bir yana yuvarlandı. Yanan mumlardan, halılar tutuştu. Ortalık bir anda tarumar oldu. Bu sırada vezir ise padişaha sokulup; iddiasını destekler kanıtı gururla seyrederek şöyle dedi:
- Gördünüz mü padişahım, terbiye yaratılışa bağlıdır!
*-******
KORKMAK
İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor. Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için. Düşünmekten korkuyor sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için. Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için..
W.SHAKESPEARE