Şimdi elini vicdanına koyan herkes(tabii varsa vicdan) bu sorumun yanıtını versin haydi bakalım…
İktidara gelseler onlar da çalmayacak mı?
Ülkem insanının geldiği son noktaya bakacak olursak durum gerçekten vahim gibi. Diyarbakır karpuzu gibi bölünmüş toplumumuzda on üç yıllık iktidardan düşmeyi kabullenemeyenler belli ki kendilerini olağanüstü inandırmış böyle gelmiş böyle gider masalına. Ters gelişle birlikte çeşitli gerekçeler üreterek rahatlamak insanın doğasındandır. Ama “İktidara gelseler onlar da çalmayacak mı” gerekçesine sığınarak partisinin amigoluğunu yapmak ne denli insanlıktır? Bahsettiği parti altmış küsur yıldır tek başına iktidar olamamış bir ülkede, bu dalaverenin ardına sığınarak savunmaya geçmek ne denli namusluluktur? Çalmayı çırpmayı böylesine doğal sayan bir toplum ne denli ahlaklı bir toplumdur kardeşim? “Devlet malı deniz, yemeyen domuz” lakırdısı yaparak kendini haklı göstermek onursuzluğun tescillenmiş biçimi değildir de nedir?
Bahçeli’den “alayınız” kahramanlığı!
Aslında bu toplum Bahçeli’nin gerçek yüzünü on üç yıllık bu iktidar öncesindeki iktidarları döneminde de görmüştü. Biz gerçekten de hafızası marazlı toplum olarak unutur gideriz işimize gelmeyenleri. Düşünsenize Devlet Bahçeli genel başkanlığındaki MHP, Mesut Yılmaz’lı ve Ecevit’li bir hükümetin ortağı idi. Çakma kahraman Apo da onların döneminde paketlenip Türkiye’ye hediye edilmişti. Şu son yıllarda “alayını” resti ile meydanlarda sıkça gördüğümüz Bahçeli bu hükümette en önemli görevde iken onun asılmaması adına Avrupalı sarı benizlilere güvence verenler arasındaydı. Amanın! Birden hükümetleri düştü, seçimlere girildi ve meydanlara urgan atmaya başladı Bahçeli! Halk yutmadı tabii onun meydanlardaki bu şovunu. On üç yıllık AKP iktidarı döneminde mecliste muhalefet gibi görünse de, iktidarın çıkardığı her yasanın ve her kararın altında tüm milletvekilleri ile imza atmaktan geri durmadı. İktidarı desteklemekten geri kalmadı, bir de her desteğine de gerekçe üretmeden geri kalmadı. İşte aynı Devlet Bahçeli bir hafta önceki genel seçimlerden zaferle çıkmış komutan edası ile “alayına” rest çekerek bir an önce erken seçim nidaları atıyor avaz avaz! Oysa AKP hükümetini çalıp çırpmakla suçlayan, yüze divana göndermek adına meydanlarda seçmenine söz veren, en ağır hakaretlerle Recep Tayyip Erdoğan’dan hesap soracağını haykırarak oy isteyen o değil miydi? Ne oldu; sabah oldu aydım, ben bu işten caydım mı?
Peki, ya CHP?
Size bir şey söyleyeyim mi değerli okurlarımız? Lütfen inanın, CHP açısından en başarılı sonucun alındığı Eskişehir’de bile seçilen üç milletvekili de, bu başarıda en büyük payları olan partililer de ortadaki sonuca sevinemiyorlar. Öylesine bir tablo çıktı ki ortaya yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal açmazı! Kendilerine oy verenlerin ezici çoğunluğu kesinlikle AKP ile koalisyonun akıllardan bile geçmemesi gereğine inanıyor. Milletvekillerinin büyük çoğunluğu da, yönetimdekilerin bir bölümü de asla istemiyor. Adalet önünde hesabın sorulmasını istiyor herkes. Bakara-makaralarla, ayakkabı kutularının vicdanlarda unutulmadığı gerçeğinden yola çıkarak adaletin tecellisi adına CHP’den gereğini yapmasını istiyor bu toplum! Öncelikle bu sözlerin tutulmasını, tutulmaz ise CHP’nin külliyen siyaset sahnesinden silineceği gerçeğini haykırıyor. Ben de şunu ekleyeyim ki, Baykal başta olmak üzere siluetini görmekten ikrah getirdiğimiz birtakım kişilerin sahneye çıkması pek hayırlara vesile değil. Çünkü onun genel başkanlığı döneminde kapalı kapılar ardında bu ülkenin başına örülen çorapları namuslu hiçbir yurttaş unutmadı, unutmayacak! Ve başkanlık hayallerinden asla vazgeçmeyen saplantılı bir isim de, “alayına” sol gösterip sağ yumruğu yerleştirmek üzere her türlü planını sahnelemeye hazırlanıyor…
OZANCA
BİLSEM Kİ
Bu ayaklar benden hesap soracak,
Bir düşüncenin peşinden dolaştırdım sokak sokak ,
Bu baş, bu eğilmez baş da öyle
Bazı sarhoş , bazı yorgun
Her zaman bir yastığa hasret!
Bu ciğer de hesap soracak,
Esirgedim, güneşini, havasını
Bu ağız bu dişler, bu mide...
Ne ikram edebilirim ki bol keseden
Bu bilekler de hesap soracak,
Göz yumdum çektikleri eziyete.
Bilsem ki kimsenin parmağı yok
Bu sürüp giden işkencede;
Kılım bile kıpırdamadan bir sabah
Çekerdim darağacına çekerdim kendimi
Bilsem ki suç bende!..
RIFAT ILGAZ
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy