BÜYÜKŞEHİR ODUNPAZARINA, ODUNPAZARI ALLAH'A HAVALE!

YAZIYORUM   BÜYÜKŞEHİR ODUNPAZARINA, ODUNPAZARI ALLAH’A HAVALE! “Orhangazi Mahalle

10 Aralık 2012 00:00
A
a
YAZIYORUM
 
BÜYÜKŞEHİR ODUNPAZARINA, ODUNPAZARI ALLAH’A HAVALE!
“Orhangazi Mahallesi Eray sokağın olduğu parkı sayenizde kurtardık, ağaçların katledilmesini ramak kala önledik. Sizin de gördüğünüz gibi yol olarak kullanılan alanı işgal eden şahısın yaptığı duvar için hiç bir işlem yapılmadı. Bu güne kadar Odunpazarı Belediyesi'nden müspet bir sonuç alamayınca, konuyu Büyükşehir Belediyesi'ne taşıdık. 16 Ekim'de verdiğimiz dilekçeye on beş gün içerisinde cevap alamayınca dilekçenin akıbetini sorduk. Yanıt olarak “Odunpazarı Belediyesi'nden konuyla ilgili açıklama gelmedi” denildi. Bu konuyu kat mülkiyeti kanununa göre mahkemeye taşımamız gerektiği söylendi. Durum böyle olunca, neden bize mahkeme yoluna gitmediğimiz gerektiğini daha önce söylemediniz dedim. Ortak kullanım olan bir alanın işgal edilmesiyle ilgili, belediyeye gitmeyeceğiz de nereye gideceğiz dedim. Ortada Odunpazarı Belediyesi itirazımız olmasına rağmen, işgal eden şahsa duvar yapabilirsin izin verdi. Yolu kapatan, üstelik çöp su vs araçlarının manevra yapamadan geri gelerek hizmet verebildiği bir durumdan kurtarılması Allah aşkına kimin görevi ben bu sorulara yanıt alamadım? Sayenizde müspet bir yanıt alacağımız birini arıyoruz. Eray sokak sakinleri adına Abdullah Baş…”
Anladığınız üzere havada kalan sorulara muhatap arayanların klasik çilesinden bir örnek! Üstat Aziz Nesin’in “Yaşar Yaşamazı” misali yani! Söz konusu sokak tam bir çile sokağı. Sokağa giren çıkamıyor, çıkan giremiyor diye bir ironi yapsak yerinde olur. Site sakinlerinden birisi keyfine göre bahçe duvarını genişletince çile başlıyor. Bu keyfi uygulamaya itiraz eden site sakinleri tabir caiz ise havalarını alıyor. Geriye kalan daracık alanı sözüm ona yol olarak düzenliyorlar. Durum böyle olunca, geri dönmesi gereken araç sahipleri için çile başlıyor. Abdullah Baş’ın bahsettiği konuyu aylar önce ES TV ekranlarında dile getirmiştim. Aldığımız ihbar üzerine Eray sokaktaki ağaçların görevlilerce kesildiğini duyup haber yapmak üzere görüntülemiştik. Kameraların gözünü seveyim, ağaç kesimi anında durdurulduğu gibi sökülen tabureler de yerine geri takılmıştı. Çok anlaşılır olan bu konu için birbirine topu atanlar, eminim ki ivedi biçimde çözüm bulup insanları bekletmezler. Bizim görevimiz sonuca ulaşana dek konuyu dile getirmek olduğu için, yazmaktan asla bıkmayız!
 
OZANCA
Memur oldun başın göğe mi erdi
Söyle sana bu sıfatı baban mı verdi
Sermaye dedenden şirket mi kurdu
Bu gün git yarın gel deme memur bey
 
Bak memurum çoluk çocuk aç ve biçare
Memur, memur olda yarama çare
Bak memurum yaram oluyor pare
Bu gün git yarın gel deme memur beğ
 
Gönül buya, işte sana dert yandım
Yüzünü görünce böylece kaldım
Bu canı ben memur sokakta mı buldum
Bu gün git yarın gel deme memur beğ
 
Yoksulluk sefalet diz boyu olmuş
Bütün dertler kederler bizimi bulmuş
Memur bey senin de benden hiç farkın yokmuş
Bu gün git yarın gel deme memur beğ
DÖNER ÖZEKE
 
 
DIŞARDAN GAZEL
Mert Uysal adlı okurumuz “Eskişehir’de intihar ve zehirlenme olayları (soba-şofben vs) neden çok oluyor diye soruyor. Ben de iki güzide üniversitemizin Eskişehir ile ilgileri olmayan bazı öğretim görevlilerine özellikle soruyorum; toplum bilimciler olarak, bu sorunun yanıtını siz vermek ister misiniz?
 
 
 
(Bize mesaj ve ihbarda bulunmak için, sitenin üst ve alt kısmında bulunan mesaj gönder bölümünü kullanabilirsiniz. Herhangi bir haber ya da köşeye yorum yapmak için ise haberin altında bulunan mesaj bölümünü doldurmanız yeterli olacaktır)
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi