Büyükşehir Belediyesi belli sokak ve alanlarda otopark ücreti almaktadır. Buna kimsenin bir itirazı yok. Sonuçta otopark parası olarak verdiğimiz paraların hizmet olarak bizlere geri döndüğüne inanmaktayız. Dolayısı ile içimiz rahattır bu konu ile ilgili olarak. Ama saçma sapan bir uygulama yüzünden ikinci kez başıma gelenlerden sonra bu uyarıyı da bir görev saymaktayım. Üç ay önce de buna benzer bir olay yaşamıştım zira. Şunu da belirtmeliyim ki içtenliğim anlaşılsın. Böylesi park etme durumlarında kimi zaman görevli kardeşlerimiz televizyondan tanıdığı için tolerans göstermek isterler. “Hocam birkaç dakika sonra dönecekseniz park parası kesmeyelim” uyarısında bulunurlar. Hiçbir zaman onların bu nazik teklifini kabul etmedim ve gönül rahatlığı içerisinde park paramı ödedim her seferinde…
“Troya’lı Kadınlar” adlı oyunu izlemek üzere eşimle birlikte Haller Gençlik Merkezi’ndeki tiyatro salonuna gittik. Aracımızı gençlik merkezinin hemen önündeki otoparka çektik. Görevli ne kadar kalacağımızı sorduğunda oyunu izlemeye geldiğimizi belirterek üç saat kalacağımızı açıkladık. Verdiğimiz parayı bozamayınca oyun çıkışı alacağını söyledi. Oyunu keyifle izledikten sonra eve gitmek üzere aracımız yöneldik. Aracın yakınlarında, otopark civarında görevli kimseyi göremedik ama silicilerin arasına sıkıştırılmış makbuz ve ödeme fişini fark ettik.
Tekrar görevliyi aradı gözlerimiz ama aracı çalıştırıp birkaç dakika daha beklediğimiz halde gelen giden olmadı.
Anladım ki ertesi gün geçen seferde olduğu gibi tıpış tıpış ödeme noktasına gidecektim. Üç kuruş ödeme için beş kuruşluk yakıt yakıp, yine park parası ödeyerek şehrin merkezindeki ödeme noktasını sora sora bulacaktım. Yani halk arasında söylenen güzel bir söz gerçekleşecekti yine. Yani “Hakkı bokunu geçecekti!”
PROF VE REKTÖR MAAŞLARI
Anadolu Gazetesi’nden köşe yazarı arkadaşlarım birkaç gündür profesör ve rektör maaşlarını konu ediyorlar. Rektörlerin otuz bin, profesörlerin de on beş bin lira civarında maaş aldıklarını açıkladılar.
Kimisi çok buldu bu maaşları, kimisi hak buldu. Ben de kişisel görüşümü açıklamak istedim izninizle… Helali hoş olsun aldıkları maaşta ne gözüm var, ne de aleyhte edecek tek bir sözüm var. Ben başka pencereden bakarak kısa bir yorum yapmak istedim.
Onlar Cumhuriyet’in nimetlerinden yararlanarak okudular. Okullarının bitiminde yine Cumhuriyetin kalelerinden olan üniversitelerde göreve başladılar. İşlerinde yükselerek kariyer yaptılar. Şimdi sormak isterim kamuoyuna. Kaç tanesi Cumhuriyet’in kendilerine verdikleri karşısında Cumhuriyet’e ve kurucularına vefa gereği sadakatlerini gösterme gereği duyarlar? Kaç tanesi Cumhuriyet’imizin kurucusu Mustafa Kemal’e ve şehitlerimize minnet borçlarını ödemek adına Cumhuriyet değerleri ile ilgili kelam ederler?
Cumhuriyet Bayramı’mızı artık halk olarak kutlamaktayız, resmi kutlamalar yok artık. Hangi yürekli profesör ve rektör önderlik edip ya da halkın arasına katılıp bu yüce bayramımızda yurttaşlık görevlerini yapma gereği duyar? Efendim? TISSSSSSSS
Ozanca
İnsan olan vatanını satar mı?
Suyun içip ekmeğini yediniz.
Dünyada vatandan aziz
şey var mı?
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
Nazım HİKMET