BÜYÜKERŞEN YA KINA HEDİYE ETSEYDİ!

Normal 0 <w:HyphenationZ

14 Ocak 2013 00:00
A
a

YAZIYORUM

 

On Ocak çalışan gazeteciler gününün yüreğimin kıyısında köşesinde hiçbir anlamı yoktur. Keza 24 Kasım öğretmenler günü de içi boş uyutmacadan başka hiçbir teşkil etmeyen günlerden birisidir. Bir ülkede belirli günlere anlam yüklemekle, bir günlük kandırmaca ile sadece gaz alma işlevi yerine getirilmiş olur. Bundan ötesi emek ya da demokrasi adına hiçbir işe yaramaz… Davet eden veya edilen için anlamı olmasa da, bazı günlerde çeşitli davetlere icap ederiz. Geçtiğimiz günlerde çalışan gazetecilere verdiği davette Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Yılmaz Büyükerşen üç saate yakın sohbet paylaştı. Bu birlikteliği çoğu köşe yazarı kendince yorumladı, haberler yapıldı. Şu sözünün altında bu vardı, şunu demek istedi, adaylığı kesin veya tam tersine net bir şey konuşmadı biçiminde yorumladılar. Aslında öylesine mükemmel biçimde eleştirdi ki genelimizi böylesi bir günde. Asıl anlaması gerekenlerin hiç birisi de “bana mısın” demedi. Anımsayalım şu sözlerini geliniz o zaman birlikte. “Adaylık için bir açıklama yapmam çok erken. İleride daha nelerin olacağı belli değil ülkemiz adına. Baksanıza Apo ile ilgili gelişmelere, eyaletlerden söz edenlere. Siz Ulusal konularla ilgili yazacak konu bulamadıkça, size kala kala siyasi dedikodular kalıyor. Yerel gazetelere bir bakın, hemen hepsinde sanki birbirinin kopyası haberler ve yorumlar var. Ben sürekli tahminde bulunan köşe yazarları için yorulmasınlar diyerek kahve alıp hediye ediyorum. En azından kahvelerini içtikten sonra fal bakarak daha kolay tahmin yaparlar…” İzmir(Gazetem Ege) ve Eskişehir’de(Anadolu Gazetesi) beş yılı aşkın yazı yazmaktayım. On yılı aşkın süredir de televizyonlarda programlar yapmaktayım(Kanal 1,İzmir TV, Ege TV, TV 35 ve Es TV). Hiçbir zaman siyesi dedikodu diye nitelenen türde yazı yazmayı tercih etmedim. Yılmaz Büyükerşen ile bir cenaze töreninde karşılaştığımda “doğru bildiğin yolda gitmeye ve yazmaya devam et” demişti. Kimi zaman kendileri ile ilgili eleştirel yazılarım olmasına rağmen, bu sözünün ne anlam taşıdığını şimdi daha iyi anlamaktayım… Düşünüyorum da, Sayın Büyükerşen kendisini yerli yersiz üç öğün eleştiren bazılarına kına hediye etseydi ne anlama gelirdi acaba?

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

 

OZANCA

Abur Cubur Adam

İçi yalan dışı yalan

Her devirde dönek adam

Gün boyanmış karayılan

Abur cubur Abdullah…

 

Bir elinde kamerası

Sanırsın film anası

Her dolapta numarası

Abur cubur Abdullah…

 

Der Mahzuni tövbe olsun

Böyle dost düşmana kalsın

Şeytanlar namazın kılsın

Abur cubur Abdullah…

                        Âşık Mahzuni Şerif

 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

DIŞARDAN GAZEL

TEPEBAŞI BELEDİYESİNDEN VEFA GECESİ…

Japon Fikret adını Eskişehir’de müziğe aşina herkes duymuştur. Fikret özden(Japon Fikret) gerçekten de Türkiye’de en iyi bağlama üstatları arasına adını yazdırmıştır. Ne yazıktır ki “bizim oğlan” geleneğinin tavan yaptığı güzel kentimizde kıymeti bilinmemiştir. Belki de kendi iç hesaplaşmaları sonucu kendisine asıl haksızlığı yapan da sevgili Fikret de olabilir aslında. Ama ne olursa olsun onu ülkenin dört bir yanından sevenleri hala bağlama çalışını dinleyebilmek için can atarlar biliyorum. İşte çok yakında Tepebaşı Belediyemiz sanatçıya vefa gecesi adı altında bir JAPON FİKTER gecesi düzenleyecek. Bu gece ile ilgili olarak şair Rahmi Emeç baş mimar elbette…

 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

 

 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi