Dikkat ediyor musunuz?
Bürokrasiden iktidar partisi AKP’ye adaylık için hücum var!
Müdürler..
Genel müdürler..
Üniversite öğretim üyeleri..
Müsteşarlar..
Akın akın milletvekili adaylığı için iktidar partisinin ziline basıyor..
Aralarında işaretle ”gel “denenler var..
Çok ilginç..
Boşalan koltuklar anında doldurulmuş..
Kaç gündür izliyoruz.
İktidar MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la yatıp kalkıyor..
Hakan Fidan seçilmeden:
“Bakan gibi oturup kalkıyor..”
Dahası kendisine özel bir görev verildiğini söyleyenler var..
Bekleyip göreceğiz..
Devletin önemli koltuklarında oturan bürokratlar seçimde nasıl çalışacaklar? Seçimden sonra nasıl bir görev üstlenecekler..
--//--
Fıkrayı bilirsiniz.
İki arkadaş balığın erkeği ile dişisinin nasıl belli olduğu üzerine tartışmaya başlamışlar. İçinden çıkamayınca da bir balıkçının yanına gidip sormuşlar:
“Balığın erkeği ile dişisi nasıl belli olur?”
“Yumurtasından.”
“Yumurta zamanı değilse?
“Kılçıklarından”
“Pişirilmemişse?”
“Öf birader” demiş balıkçı:
“Sıktınız beni. Siz en iyisi bizim paşaya sorun”
İddiacılardan birisi sormuş:
“Paşanın bu konuda ihtisası mı var.. Her şeyi bilir mi?”
“Yoktur da” demiş balıkçı:
“Onun dediği dediktir”
--//--
Siyasi partilerin tepesinde oynanan oyunlar,ister istemez tabana da yansıyacak ..
Kentin sorunlarını bilmeyen, insanlarını tanımayan, gelenek ve göreneklerinden habersiz bir aday ”milletvekili olduktan sonra” seçildiği ile ne verebilir? Öyle değil mi?
İşte vatandaş bunu soruyor ve:
“Adayımı ben belirlemeliyim” diyor..
Adayların “ön seçim” istemesinin arkasında yatan nedende budur...
--//--
Yapılan işin adı üzerinde; seçimdir.
Yani halk kendisine hizmet edecek olanı sandığa atacağı oylarla belirleyecektir
Peki, birileri işaret eder,
“İlla da bunu seçeceksiniz derse” olur mu?
Olursa bunun adına,
“Demokrasi denir mi?”
Böyle bir uygulama da demokrasi:
“Güdümlü mü olur.. Güdümsüz mü?”
Ne demek?
Başkası aday göstersin.
Vatandaş oy versin..
Gelinde çıkın işin içinden?
Günlerin getirdiği
--Bende aday olsam-
Önceki gün kahvede otururken orta yaşlı şahsen tanıdığım bir kişi geldi yanıma ve çaycıya “bize iki çay” deyip oturdu.. Ve çaylarımızı içerken şahsen tanıdığım bu kişi başladı konuşmaya:
”Sizi tanıyorum.. Yazılarınızı takip ediyorum. Siyasi görüşünüzü de biliyorum.. Hatta aynı mahallede oturuyoruz.. Ne dersiniz bu seçimde ne olur? Hangi parti kaç milletvekili çıkarır? Bizim partinin adayı nasıl belirlenir. Kim olur? Arada bir partiye uğruyorum. Her kafadan bir ses çıkıyor? CHP’de sular nasıl, ne zaman durulur? Üç milletvekilini CHP ‘mi çıkarır yoksa AKP’mi? ”
Adının Süha olduğunu öğrendiğim. Bu vatandaşa anlattım gelişmeleri ve dedim ki ”İnandığın yol da devam et.. Kafanı da bozma. Mücadele etmeden kazanma olmaz.. ” Bu vatandaşla konuşurken şunu anladım ”politikanın üst kademesinde olanlar görmeli bunları..” Görmeli ki, seçilme yarışı olmayan insanları biraz olsun anlamalılar.. Anlamalılar ki ”politik inanç nasıl olurmuş görmeliler”
---Büyükerşen çatlatıyor—
İş inada bindi galiba.. Bir yanda sevenler ve takdir edenler.. Diğer yanda kara çalmak için elindeki tüm olanakları kullananlar.. Ama olmuyor. Olmadığı içinde Büyükerşen yükseliyor.. Sevenleri artıyor.. Önceki gün okuduk.. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof.Dr. Yılmaz Büyükerşen
Türkiye’de “Yılın Başkanı seçilmiş.”6 Milyon kişinin oy kullandığı seçimde yüzde 45 oy alan Büyükerşen için dün pek çok okurumuz arayıp, mutluluğunu paylaştı.. Gururlandıklarını öyle güzel anlatanlar oldu ki.. Şaşarsınız. Bunlardan biri aynen şöyle dedi ”Yılmaz Hoca birilerini çatlatıyor. İktidarın adaylarına fark atan Yılmaz Hocamızla Eskişehirli olarak ne kadar övünsek yeridir.. Eskişehir için olduğu kadar Türkiye içinde gurur kaynağı olan Büyükerşen’e Allah uzun ömürler versin.. Bakın birilerinin karalamaya çalıştığı Büyükerşen gene yılın başkanı seçilmiş.. O görev yaptıkça bizler gururlanacağız.. Birileri ise kıskançlıktan çatlayacak ”dedi..
Aynı duyguları paylaşarak köşemizi arayan okurlarımıza teşekkür ediyor ve Yılmaz Hocamıza kolay gelsin diyor, kutluyoruz..