YAZIYORUM
BUNU YAPAN RUH HASTALARI MUTLAKA BULUNMALI!
Yürüyüş yoluna üçüncü saldırı oldu.
Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin alt kısmındaki Uluönder Yürüyüş Yolu,
bir takım ruh hastaları tarafından üçüncü kez kez daha tahrip edildi.
Tepebaşı Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından ve yakın tarihte açılışı gerçekleştirilen modern yürüyüş yoluna takıntılı bu zavallılar yine iş başındaydı. Çöp kutuları, banklar ve spor aletlerinin bazı bölümleri yerlerinden söküldü. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, konu ile ilgili açıklamasında, “Büyük emek harcanarak hazırlanan parklarımıza zararlar veriyorlar, bunları yapanlar cesaretsiz, korkak insanlardır. Eskişehirliler bu insanları mutlaka lanetleyecektir. Bunlar Eskişehir’e iyi işler yapılmasını istemeyen hainlerdir. Ben de bu saldırganları şiddetle protesto ediyorum” diye tepkisini dile getirmiş…
Kimlerdir bu alçaklığı yapanlar hiç düşündünüz mü?
Nasıl bir ruh halindedirler, hangi psikolojik durumda talan ederler güzelim emekleri! Ne içerler bu işi yapmadan önce bunu da düşündünüz mü? Daha farklı bir açıdan bakalım isterseniz. Birilerinin birkaç galon köpek öldüren şarabına ikna ettiği, ya da birkaç sarmalık cigaralığa tav ettiği kobaylar olabilirler mi bunlar? Çünkü üç defa üst üste bu işi yapmak için olağanüstü bir gücün etkisi gerekir kanısındayım. Yani lümpen dediğimiz, keş dediğimiz, madde bağımlısı dediğimiz insanlar böylesine kan davasına dönüştürmezlerdi bu işi. İsterseniz olayın bir de bu yanını düşünerek onları kullanan birileri var mıdır diyerek bir varsayımda bulunalım…
O nedenle ya da bu nedenle gerekçeleri siz okurlarımız geliştirin. Hangi nedenle olursa olsun aynı park aynı güruh tarafından talan ediliyor. Ben kesinlikle şuna inanıp bu inancımın arkasında duruyorum. Bu işi yapanlar hemen hemen aynı kişilerdir ve aynı amaç uğruna bu işi yapanlardır. Yani ilkinde neye hizmet ederek bu işi yapmışlarsa, üçüncüsünde de aynı nedenlerden ötürü bu işi yapmış ya da yaptırılmışlardır. Yakın yerlerde, binalarda burayı gösterebilen kameralar yok mudur incelenecek? Yeter ki yapanlardan biri tespit edilsin, gerisi çorap söküğü gibi gelecek ve sorduğum soruların yanıtı verilecektir…
DIŞARDAN GAZEL
KAMERALARLA İZLENMEKTEN KORKAR MISINIZ?
Gelişmiş ya da ileri memleketler diye adlandırdığımız ülkelerde halatın her alanında izleniyor insanları. Metroda, caddede, alışveriş merkezlerinde ta ki evlerinin girişine dek! Mahzuru var mı peki? Özgürlüklere müdahale olarak mı algılamalıyız acaba! İnsanın evinin(yuvasının)içerisi hariç her yerde bu kameraların olmasında hiç mahzur yok kanımca. Şeyinden(gölgesinden) korkusu olmayan insanların da benim gibi düşündüğünü biliyorum. Yuvamız mahrem ve kutsaldır. Bu ahlaksızlığı yapanlar varsa, yani insanların özel yaşamlarını rontlayıp görüntülüyorlarsa bu adiliktir en basit anlatımı ile. Bu yöntemle koltuğunu korumaya kalkanların akıbetleri de aynı olur, geldikleri gibi giderler. Koca kentlerde işlenen suçların failleri ellerini kollarını sallayarak gezmesin istiyorsak bu kameraların yerleştirilmesine de kılıf uydurmamıza gerek yok diye düşünüyorum…
OZANCA
Abur Cubur Adam
İçi yalan dışı yalan
Her devirde dönek adam
Gün boyanmış karayılan
Abur cubur Abdullah
Etme dedim tutma dedim
Dostluğu unutma dedim
Sana verdiğim lokmayı
Çabuk biter yutma dedim
Der Mahzuni tövbe olsun
Böyle dost düşmana kalsın
Şeytanlar namazın kılsın
Abur cubur Abdullah
Âşık Mahzuni Şerif