Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilim Akademisi süreli bilimsel yayını olan "Proceedings of the National Academy of Sciences"ta yayınlanan bir makalede, Amerika Birleşik Devletleri’nin bazı bölgelerinde yoğunlaşan hava kirliliğinin kaynağının Çin’deki ihracata yönelik sanayi kaynaklı olduğu belirtiliyor. Makaleye göre Çin’den batıdan gelen rüzgarlarla taşınan bu hava kirliliğine bağlı olarak sülfat seviyelerinde kimi zaman yüzde yirminin üzerinde artış söz konusu oluyor. Tabii bu ihracata yönelik Çin’deki sanayinin aktörlerine bakıldığında, Amerika Birleşik Devletleri Çin’de gerçekleştirilen bu üretimde önemli paya sahip. Kendi ülke sınırları içinde hem çevresel sebeplerle, hem de maliyeti düşürmek kaygısıyla üretmeyip, Çin’de ürettirdiği ürünlerin üretim sürecinde ortaya çıkan hava kirliliği Pasifik Okyanusu'nu aşarak ABD’nin batısını etkisi altına alıyor. Yapılan araştırmalara göre günümüzde Çin'deki kirliliğin yüzde 20'sinin başta ABD olmak üzere başka ülkelerin şirketleri için yapılan, ihraç edilecek ürünlerin üretiminden kaynaklanıyor.
Buna karşın özellikle Amerikan şirketlerinin üretimi başta Çin olmak üzere başka ülkelere yollaması nedeniyle ABD’de son yıllarda hava kirliliğinde önemli düzeyde bir azalma yaşandığı da biliniyor. Ancak şu kadere bakın, üretimi çevrenizi kirletmemek için Çin’e de gönderseniz, rüzgarlarla tekrar o kirlilik sizi buluyor. Bilimsel olarak bu duruma "bumerang etkisi" deniliyor...
Aslında karbon salınımı anlamında bir değerlendirme yapıldığında ABD kişi başına yarattığı karbon ayak izi ile ilk sıralarda olmamakla birlikte, ilk on içinde yer alıyor... ...ve ABD’de yaşayan üç yüz küsur milyon insanın toplam karbon ayak izi ve bu değerlendirmenin ABD’nin sadece ABD içindeki üretimi ve diğer insan faaliyetlerine göre yapıldığı düşünülürse, ABD, küresel ısınmaya yol açan havaya salınan karbon emisyonları açısından açık ara önde gidiyor. İşte bu salınan karbon emisyonları ve sera gazlarına bağlı olarak her geçen gün küresel iklim değişikliklerinin etkilerini gözlemlemek mümkün olabiliyor. Ekolojik limit aşımıyla ortaya çıkan küresel iklim değişiklikleri ve iklim değişikliklerine bağlı tarımsal verimlilikteki düşüş, kuraklık, çölleşme, artan doğal afetler, fırtına, kasırga zararları vb., son 50 yılda 11 katına çıkan karbon ayak izinin beklenen bir sonucu. Bu da bir bumerang etkisi… Giderek artan fırtına zararları, seller, kasırgalar gibi doğal afetlerden en çok kim etkileniyor? Yine bir bumerang etkisi olsa gerek, ABD... Bir Amerikalı’nın ‘ayak izi’ 43 Afrikalı’nınkine eşit ve bunun bedelini de istese de, istemese de, ne kadar önlemeye çalışsa da, üretimi başka ülkelere kaydırsa da, yine kendisi de ödüyor.
Kaçış yok… Büyük zannettiğimiz dünyamız aslında çok da büyük değil… Ve onun üzerinde kendimizce koyduğumuz sınırlar, bu gezegene ait değil… O sınırları biz insanlar tanıyoruz, ne doğa, ne yer bu sınırları tanımıyor. Tabii ki ortaya çıkardığımız kirlilik de sınır tanımıyor… Geliyor yine bir bumerang gibi, ortaya çıkarana dönüyor…
Herkesin iyi bir hafta geçirmesini dilerim…