YAZIYORUM
BUGÜN ÖĞRETMENLER GÜNÜ
NEŞE DOLUYOR İNSAN!
Biliyorum “dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı” gibi bir başlık oldu benimkisi. Hani o dünya güzeli mazlum çocukların bayramlarda okudukları şiir vardı ya? Bugün 23 Nisan neşe doluyor insan diye başlardı, anımsadınız mı? Oradan esinlenerek, biraz da ironi olsun diyerek bu saçma başlığı yakıştırdım…
Nice meslek guruplarında olduğu gibi eğitimciler için de bir “öğretmenler günü” yaratılmıştır malumunuz. İyi de gereksiz mi yani Şinasi Efendi, neden gırgır geçiyorsun ki bu yüce (!) günün anlamı ile diyenleri duyar gibi oldum. Dostlarım, emin olunuz ki gırgır falan geçtiğim yok! Biliniz ki ben de yirmi beş yılını bu kutsal meslekte dolu dolu yaşamış bir emekli öğretmenim. Ömrüm boyunca da daima öğretmenlik mesleğinin sorumluluğunu yaşayacağıma lütfen emin olunuz. Ama benim vurgu yapmak istediğim konu farklıdır. İzninizle onu paylaşmak isterim siz saygın okurlarımızla…
Bakanlar kurulu 11.11.1928 günü yaptığı toplantıda Atatürk'e Ulus Okullar Başöğretmenliği unvanını verdi. 24 Kasım Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gündür. 24 Kasım 1928 tarihinde Millet Mektepleri açılmış ve aynı gün Atatürk, kendisine önerilen Başöğretmenliği kabul etmiştir. İşte bu tarihi baz alan “bizim oğlanlar” 12 Eylül darbesinin bir yıl sonrası, yani 24 kasım 1981 tarihinden itibaren öğretmenler günü kutlaması adı altında topluma benimsettiler. Lakin gelin görün ki bir öğretmen olarak hiçbir zaman yüreğime sinmemiştir, bugün bir anlam teşkil etmemiştir bende. Binlerce öğretim görevlisi ve öğretmenin 1402 ile anasını ağlatan, mesleğinden aşından işinden eden bir zihniyetin samimiyetsiz kalıntısı olarak algılamaktayım. İşkence tezgâhlarında zulüm gördüğü halde, suçu tespit edilemeyen öğretmene mi hediye edildi bu anlamsız gün? Sırf çağdaş bir Cumhuriyet kadını olduğu için kahpe bir bomba ile paramparça edilen öğretim görevlisi Bahriye Üçok’a mı hediye edildi? Katiller sürü olan bir örgüt tarafından görevi başında şehit edilen sayısız ve sahipsiz öğretmenler için mi yoksa? Tek maaşı yetmediği için pazarda işportacılık yapmak zorunda kalan öğretmenleri de ekleyebilir miyiz bu listeye? Eşleri hanyada, kendisi Konya’da, parçalanmış öğretmen aileleri için mi? Yoksa öğretmen olmak ideali ile okullarını bin bir güçlükle bitiren, lakin birilerinin gırgır geçer gibi alay ettiği “cami önünde yem bekleyen güvercinlere” benzetilen öğretmen adayları için mi gerekli bu gün? Mühendis ya da veteriner olamadım ama bari öğretmen olayım deyip hasbel kader eğitim ordusuna katılan öğretmencikler için mi? Dilekçe yazmaktan aciz, mesleğini sevmeyen yeni versiyonlar için mi? Affedin, beni lütfen affedin ama kutlanan günün yüreklerde ve vicdanlarda bir anlamı olmalı dost bildiklerim!
OZANCA
Öğretmen
Ana baba gibi emeği vardır
Ağızdır, lisandır, dildir öğretmen
Sevgisi, şefkati insana yardır
Vücuttur kanattır koldur öğretmen
Öğretmendir fabrikanın temeli
Öğretmendir bütün dünyanın dili
Bütün insanlara uzanır eli
Bize ışık tutan yoldur öğretmen
Sende yetişmiştir nice paşalar
Öğretmensiz açılır mı kapılar
Temelinden sağlam olan yapılar
Çobanoğlu der ki güldür öğretmen.
Yazan: Murat Çobanoğlu
DIŞARDAN GAZEL
BAĞIŞLANAN SADECE ORGAN DEĞİL, YEPYENİ BİR HAYAT
Keşke diyorum, şu özel hastanelerin “organ bağışı” ile ilgili kampanyalarının yarısını da il sağlık müdürlüğümüz yapsa! Bu çağda, böylesi bir ülkede daha hala “organ bağışı günahtır” ayıbını yaşayan zihniyeti biraz olsun karanlıktan kurtarsa! Teşekkürler bu konuya itina gösterip binlerce hastanın umudunu yeşerten özel hastanelere. Teşekkürler emek veren herkese…
“Tedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar, tüm dünyanın olduğu gibi, Türkiye'nin de önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Ülkemizde her geçen gün, organ ve doku nakli bekleyen hasta sayısı artıyor. Özellikle kalp ve karaciğer nakli bekleyen hastalar uygun organ bulunamaması nedeniyle hayatlarını kaybediyor. Siz de organ bağışlayarak "yeni bir hayat" verebilirsiniz. Ülkemizde 20 binden fazla kişi, bağışlanacak organlarla can bulmayı bekliyor. Organ bağışının hayat kurtardığını unutmayın.”
(Bize mesaj ve ihbarda bulunmak için, sitenin üst ve alt kısmında bulunan mesaj gönder bölümünü kullanabilirsiniz. Herhangi bir haber ya da köşeye yorum yapmak için ise haberin altında bulunan mesaj bölümünü doldurmanız yeterli olacaktır)