Hürriyet Gazetesi’nin başlattığı bu kampanya, üç adımda tamamlanacak bir projeyle tanımlanıyor. Bu projenin ilk aşaması Gazetenin geçen hafta başlattığı, ilk 40 çocuğun hayallerinin belirlenmesi… Bu kapsamda bazı çocukların hayalleri de paylaşılmış gazetede. İlerleyen günlerde bu hayallerin tüm Türkiye’nin hayali haline getirileceği söyleniyor. Sonrasında da bu hayallerin gerçekleştirilmesi için bizlerden yardım bekleniyor.
Ne yalan söyleyeyim, Hürriyet Gazetesi’nin bu kampanyası kapsamında Soma’daki küçük yüreklerin paylaştığı hayalleri okuyunca gözlerim doldu. Kimi sevdiği bir futbolcuyla, bir televizyon yıldızıyla ya da bir gazeteciyle tanışmayı, kimi pilot ya da mühendis olmayı, kimi annesiyle tatile çıkmayı ya da denize girmeyi hayal ettiğini ifade etmiş. Ama genel olarak değerlendirildiğinde küçücük dünyalarında küçücük hayalleri var Soma’nın küçük yüreklerinin... Tıpkı Dünya’nın dört bir yanında sevdiklerini kaybetmiş tüm küçük yürekler gibi ya da çevre sorunlarıyla, açlıkla, yoksullukla, temiz su kaynaklarının yokluğuyla mücadele eden, savaşlarla, afetlerle yaşadığı yeri terk eden milyarlarca insan gibi...
Ben mutluluğu hep şöyle tanımlarım... Mutluluk, etrafında yer alan insanların yaşamına kattığın renklerle, dokunuşlarla, onların yüzlerinde yaratılan mutluluğun, bu mutluluğa sebep olan kişinin kendi yüreğindeki yansımasıdır... İşte böyle bakınca hayata ve mutluluğa, dünyanın herhangi bir yerinde bir yürekte yaşanan acı da, senin acın oluveriyor zaten... O acıyı dindirmek için ne yapabilirim diye sorgulamaya başlıyorsun, istemesen de...
Bana göre insanın temel görevi bu olsa gerek... Elinden geldiğince ihtiyacı olan kişilere yardımcı olmak, onların mutluluğuna katkı sağlamak. Günümüzde yaşanan sorunlar, ekonomik kriz, açlık, hastalıklar, afetler, iş kazaları ve daha niceleri düşünüldüğünde bunu yapmak için ne çok fırsat var etrafımızda. Yunus Emre’nin ilahi aşkla söylediği o ünlü sözünde söylediği gibi “ Yaradını sev, yaradandan ötürü”...
Yunus Emre bunu söylerken tüm insanlığa ”yaradılmış olan herşeye hoşgörü ve sevgiyle yaklaşmamız gerektiği, kimsenin kimseyi küçük görmeye, küçümsemeye hakkı olmadığı, yaradılmış olan herşeyi korumamız, kollamamız gerektiği” konusunda çağrıda bulunuyor...
Aslında sadece Yunus’un bu sözünden bakarsanız, hem Dünya Çevre Günü için yazmayı düşündüğüm yazının mesajı, hem de Soma’daki çocukların hayallerini gerçekleştirmek için verilmesi gereken mesaj çıkıyor... Fazla söze gerek yok...
“ Yaradını sev, yaradandan ötürü”...
Herkese iyi haftalar...
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Yeni otoparklar trafiği rahatlatacak
Kerem Akyıl
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy