Bugün hayata farklı bir açıdan bakın!

Şinasi Kula yazdı

7 Aralık 2015 00:00
A
a
Mesela her zaman sağınızdan yataktan kalkmayı prensip edinmişseniz bozun bu prensibinizi. Günahtır, işimiz ters gider türünden batıl takıntılardan arınıp bir günlüğüne de olsa aksini yapın. Solunuzdan kalkın, böyle başlayın hayata. Kendinizi bildiniz bileli sağınızdan kalktığınız halde işleriniz hep düz mü gitti düşünsenize! Asla solumuzdan kalkmadığınız halde her iki günümüzden biri berbat geçmiyor mu? Tezeğine basmış kaz gibi düşünüp durmuyor muyuz haftanın dört beş günü? Onun için diyorum ki bugün hayata farklı bir açıdan bakıp solunuzdan kalkarak güne başlayın…

Belki kral sofrası, belki zeytin peynirin bile olmadığı türden bir kahvaltı ile başlıyorsunuzdur güne bilemem elbet. Eşinizin ya da annenizin hazırladığı bir sofrada hazıra konmayı öğrendiğinizden; gözlerinizi ovuşturup, diğer elinizle de kıçınızı kaşıyarak kahvaltı sofrasına çöreklenmeyi düşünmeyin bugün. Eee, dedik ya kardeşim bugün hayata farklı bir açıdan bakın diye! O zaman kahvaltıyı siz hazırlayın haydi bakalım, şaşırtın evinizdeki tüm bireyleri. Hatta gözlerini yaşartın mümkünse hepsinin. Hani yakın bahçelerden araklayacağınız birkaç çiçekle de süsleyin diyeceğim kahvaltı masanızı ama hadi demeyeyim! Yapma çiçekler vardır evinizin bir yerinde ya da nikâh şekerlerinin üzerindeki yapma çiçeklerden birini minicik bir bardağın içerisine koyup süsleyin bari…

En başta siz olmak üzere hiçbir aile ferdinin paradan puldan, borçtan harçtan söz etmelerine müsaade etmeyin. O aptal kutusu televizyonu da anında kapatarak pas tutmuş radyonuzun düğmesini çevirin. Zevklerinizin dışında olabilir ama sadece TSM yani Türk Sanat Müziği kanallarından birini açın. Şarkılar süslesin kahvaltı sofranızın bir bölümünü de tamam mı?

Çocuklarınızla ya da hayat arkadaşınızla her zaman konuştuğunuz konuları asla açmayın. Çocuklarınıza “dersler nasıl bre zındık” diye başlayan soruları aklınıza bile getirmeyin. Kaç aydır ya da kaç yıldır tiyatroya gidip gitmediklerini sorun mesela. En son okuduğu kitabı, sinemaya giderek en son izlediği filmi sorun. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası’nın hangi etkinliğine katıldığını, hangisini beğendiğini sorun. Kız çocuğu olan yurdumun babaları “erkek arkadaşının adı ne, anlaşabiliyor musunuz” türünden soruları belki 150 yıl sonra sorabilir şimdi tabii ki olanaksız! Lakin uyuşturucu tehlikesinin en büyük sosyal tehlike kapsamında olduğunu anımsatan sorular sorabilir. “Ne düşünüyorsun sevgili kızım, bu bataklığa batmış kişiler var mı okulunuzda” diye söz başlayarak yararlı bir sohbet başlatabilir. Karısının, rutin işlerinin dışında hayatı daha anlamlı kılacak sosyal etkinliklere katılımını sağlayacak önerilerde bulunabilir. En masrafsızı ve yararlılardan biri olan Tepebaşı Belediyesi başta olmak üzere, Odunpazarı ve Büyükşehir Belediyesi’nin etkinliklerine yönlendirebilir. Bunca yıllık birlikteliklerin en anlamlı kahvaltılarının bitiminde el birliği ile sofra toplanıp, bulaşıklar yine el birliği ile temizlendikten sonra birer keyif kahvesi ile pekiştirilir muhabbet…

“Bu kadar değil sürprizlerim ey ev halkı” şirinliği içerisinde herkesi yarım saat içerisinde dışarı gezmesine hazır etmelisiniz. Hep beraber Eskişehir’in hiç bilmediğiniz yerlerini görmek üzere planınızı paylaşıp sevindirebilirsiniz aile fertlerini. Sazova Parkı’ndan başlayarak (orada mini tren gezisini de ihmal etmeksizin) Kentpark’a yönelebilirsiniz. Şansınıza o gün güneş de yüzünüze gülüyor, yağış yoksa değmeyin keyfinize! Aile fertlerine, Eskişehir’in güzelim susamlı simitlerinden (arasına peynir) ve yanına da birer çay ısmarlayarak gününüzü daha da güzelleştirebilirsiniz…

O tatlı yorgunluğun huzuru ile evinize dönünce hep beraber “Allah ne verdiyse” zenginliği ile yine tümünüzün el birliği ile hazırlanan akşam yemeğinizi yerken ana haber bültenlerini izlemek üzere televizyonunuzu açabilirsiniz. Ama bu kez şimdiye dek hiç dinlemediğiniz, hiç açmadığınız bir kanalın ana haberlerini izlemelisiniz. Duymak istediğiniz farklı haberler için çocuklarınızın, eşinizin ve varsa aile büyüklerinizin de düşüncelerini almalısınız. Kargadan başka kuşun olduğu gerçeği insanın ufkunu hatta gönül gözünü zenginleştirebilir unutmayın ki!

Yemek ve ana haberler bittiğinde yorgunluk çayı şifa niyetine gider diyerek siz hazırlayın yine. O aptal kutusu televizyon kanallarından dizi-izdivaç-magazin programları olanları asla tercih etmeyin ilk kez! Haber ya da belgesel kanallarından biri olsun ne kaybedersiniz ki? En fazla ailecek ilgi alanınızın dışında bir dünya ile tanıştığınız için hep beraber uyursunuz kötü mü işte?

 

Ebru Sungar İsyanı!

 

Ebru Sungar Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı’dır. Hem öğretmen hem de branştaşım olması, Mustafa Kemal Atatürk-Cumhuriyet değerleri paydasında buluşmam nedeni ile önemsediğim bir isimdir. Siyasi arenada gelecek bekleyen niceleri arasında samimi bulduğum, ama yeri geldiğinde de aslanlar gibi eleştirmekten çekinmediğim bir Cumhuriyet kadınıdır. Eleştiriden de korkmadığını bilirim kendisinin. Geçen haftalarda gazetemizde çıkan haberler üzerine önce bana telefonla etti sitemlerini. Akabinde de eposta yolu ile yazıya dökerek devam etmiş. Yazısını aynen yayınlıyor, düşüncelerimi de yazımın sonuna eklemek istiyorum…

                                           ***

Gecen hafta iki manşet çok dikkat çekicidir.

Birincisi korku ortaokulu…

Ben de geçen haftaki Yenigün’de yazımı öğretilmiş korku üzerine yazmıştım tam da bunu pekiştiren bir manşet olması somutlaştırmış oldu. Siyasi iktidarı güçlendiren bir duyguyu güçlendirmek ve bunu da eğitimde meşrulaştırmak!

İkincisi de değiştirin şu 657’yi...

Bir öğretmene açılmış bir soruşturmayı haksız ve yanlış bile olsa 657’nin değiştirilmesi ile ilişkilendirilmesi yorumuna dikkat çekilmesi iktidar yanlısı manşet değeri taşır. Bu yasa taslağı, AKP hükümetinin kendi kadrolaşmasını pekiştirme, esnek çalışma ve performansa dayalı değerlendirme ile kamu çalışanlarını hizaya getirme,  sözleşmeli çalıştırmayı yaygınlaştırıp iş güvencesini de yok ederek devlet memurlarını kapıkulu yapma, köleleştirme operasyonundan başka hiçbir anlam taşımamaktadır.

1 Kasım seçimleri sonrası yerel basınımızın da rüzgâra kapılması anlamlı olmuştur. Sonra da özgür basın susturulamaz naraları atmak ne kadar samimi ve haklı değer taşır ki?

Biz 657 iş güvencemizle ilgili mücadele vereceğiz, memur olacağız kul değil. Ancak toplumun duyarlı her kesimini buna inandıramazsak çabalarımız hep yarım kalacak…

                                                ***

Sevgili meslektaşım 15 Aralık Salı günü sizi ve “değiştirin şu 657’yi” savunucusunu ES TV’de her gün yayınlanan GÜNDÖNÜMÜ programımda kamuoyu önünde tartışmaya davet ediyorum…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi