Bugün 6 Ağustos

Önder Baloğlu yazdı

6 Ağustos 2015 00:01
A
a
Yıl 1945…

6 Ağustos’ta Hiroşima’da, 9 Ağustos’ta Nagazaki’de patlıyor atom bombası…

Aradan 70 yıl geçmiş…

Hiroşima’da canlı tarih savaşa hala direniyor…

İstatistiklere göre, sadece atom bombasından kaynaklanan hastalığa yakalanmış insan sayısı 500 bine ulaşmış o günlerde…

“Mitori Akiyama”, İkinci Dünya Savaşı’nda liseye gidiyormuş.

Atom bombasının izlerini yaşamı boyunca taşımış. Bombalar, annesini ve iki kardeşini de kömüre çevirmiş…

Günlüğünde şunları yazmış Akiyama:

“Amerika’ya düşman değilim. Bomba bizde olsaydı, bizimkiler kullanırdı…”

******

“Hiroşima Barış Parkı” içindeki müzede hatıra defteri, barış özlemi cümlelerle dolmuş…

Çok ilginç:

En fazlası da Amerikalıların…

Birkaç nottan örnekler:

“Ümit ediyorum, bir daha yaşanmaz…”

“Çok üzgünüm!”

“Bir daha asla!”

*****

Adı “Takasi Araki…”

Kobe Üniversitesi’nde İspanyol dil bölümünde okumuş bir genç kız…

Bütün insanları sevdiğini ve dünyanın hep barış içinde kalmasını söylüyor:

“Amerikalılara değil, savaşa düşmanım…”

*****

Ne garip değil mi?

Terörle boğuştuğumuz şu günlerde, Japonların asla unutmadıkları atom bombasının yankılarını konuşuyoruz…

Bugün Japonya’da yine Hiroşima anılacak, dünyaya mesajlar verilecek ama her şey yine ağıtlarda kalacak!

“Çocuklar, büyüklerin umurunda mı!”

 

Günün İncisi

 

Aptala bir şeyi yasaklayın, onu kesinlikle yapar…

 

Günün Balı

 

Üniversiteye başladığım sene kaşıma “Piercing” yaptırmayı düşündüm. Sonra kendi kendime dedim ki, oğlum senin adın “Rızkullah!”

Feys

Günün Sözü

 

En zavallı insan, eceli gelmeden yaşamı boyunca can çekişen insandır…

 

 

Özdeyiş

 

Büyükler – büyüklenmez, küçükler büyüklenir ve boyunca can çekişen insandır…

 

Günün Sorusu

 

Teröre ilişkin meclis araştırmasını dahi kabul etmeyen AKP ile CHP neyin müzakeresini yaptı?

Metin Feyzioğlu

Kolsuz Yaşar’dan

 

40 yıldır yazıp çiziyorum bir türlü “Sen de akilsin” demediler abi…

Neyim eksik olabilir?

“Şeyimin şeyi mi?”

 

En eski meslek hangisi?

 

Bir doktor, bir mimar ve bir de politikacı “En eski meslek acaba hangimizindir?” diye tartışıyorlarmış.

Önce doktor başlamış:

“En eski meslek benimkidir, Kabil, Habil’i öldürdüğü zaman cerrahi bir konu çıkmıştı ortaya… Taaa o zamandan başlar…”

Mimar, “Mümkün değil” demiş:

“Mimarlık daha eskidir. Önce boşlukta bir kargaşa vardı, sonra dünya kuruldu. Dünyanın kuruluşu mimari bir olaydı…”

Politikacı gülmüş, “Haydi efendim haydi” demiş:

“Mimar arkadaşın sözünü ettiği dünyanın kuruluşundan önce, boşluktaki kargaşa var ya, işte o kargaşa politikacıların eseriydi. Hala da devam ediyor…”

 

Alkolün etkisi

 

Dut gibi sarhoş olan adam çirkin karısına takılmış:

“Ah bir bilsen! Alkol seni öyle güzelleştiriyor ki!”

Karısı, “İyi ama ben daha içmedim” deyince, “Yok yok” diye devam etmiş:

“Senin değil, benim içmem gerekiyor!”

 

Günün Şiiri

 

Düğünsüz

 

Yayla kızı süt gibi ak, incecik

Ilık esmer ormanlar kadar

Ama derin, karanlık bir gecede

Bir beyaz iplik

En çocuklu dilekleri memede gitti

Bir Mehmet’ten bir Mehmet’e gitti

On üçünde elma sattı korkarak

Tükendi haram yemişler olmadan

Ellerine kına koydular

On parmağı al al ağladı

Babası var dedi, anası var

Bir düş ki,

Ne anası var ne babası

Babası sattı, anası sattı bir de

Mavi yıldızlar altında yaylalar

Bir öküz bedeline…

Kemalettin Koç ( Varlık – 1966)

 

/////////////////////////

 

Demirel’den bir anı

 

Üniversite ziyaretlerinden birinde sol görüşlü bir öğrenci rahmetli “Demirel”i sıkıştırmaya çalışır:

-Türkiye’de yapılan her türlü işi sahiplenmek gibi bir adetiniz var…

“Sen nerede oturuyorsun?”

-Kadıköy’de…

“Hah işte, buraya her gün gelmek için üstünden geçtiğin köprü var ya…

“Eeee?

“İşte onu da ben yaptım

****

Ve de bir soruyu kendine sorup yanıtlar:

“Bana Türkiye’nin durumunu bir kelimeyle anlatın deseler, iyidir derim. İki kelimeyle anlatın deseler, iyi değildir derim…”

 

 

Dışarıdaki Büyükerşenciler!...

 

Foto: Adalar’dan botlu bir görüntü

 

-20-25 yıl önceki Eskişehir’i tanırım. Hiçbir özelliği ve çekiciliği olmayan, hatta çirkin diyebileceğim yapılaşması olan bir şehirdi. Son yıllarda gerek dış basında, gerekse Türk medyasında Eskişehir hakkında olumlu haberler dikkatimi çekti.

Nihayet geçen hafta Eskişehir’i değerli bir rehberin de eşliğinde farklı yönleriyle görme ve inceleme olanağı buldum.

“Rant beklentileri olmayan ve de tabi ki yetenekli bir Belediye Başkanının neler yapabileceğini, büyük bir takdir ve saygıyla görme olanağı buldum.”

-Şehri ortasından ayıran Porsuk çayında gondollarla dolaşabiliyorsunuz. Çayın üstündeki güzel, bazıları heykellerle bezenmiş köprüler, Dünya’nın en güzel kentlerinden biri olan “Budapeşte”nin küçük benzeri olarak dikkati çekiyor.

******

Yukarıdaki satırları “Aydınlık”taki köşesinde dile getiren Prof. Dr. “Hakkı Keskin”den aktardık…

Yazının çıktığı gün bir başka İstanbul gazetesinde Somalı yetim çocukları ağırlıyordu Büyükerşen…

Bir küçük kız sokulmuş yanına:

“Babamın da heykelini yapar mısınız?”

Yılmaz Hoca’dan olumlu yanıt alınca gözlerinin nasıl parladığını görüyorduk fotoğrafta…

Eskişehir böyle bir kent…

Ne yazık ki, “Mum dibini ışıtmıyor…”

Ama teşekkür etmek istediğimiz Prof. Dr. “Hakkı Keskin”ler yetiyor…

Şu “Dışarıdaki Büyükerşenciler” var ya…

Biz içerdekilerin pabucunu çoktan dama attılar…

 

Günün Olayı

 

Lahey Mahkemesi, HDP’nin “Erdoğan, Davutoğlu, Fidan ve Ala” hakkında savaş suçu ihbarını değerlendirmeye almış! Bu durumda iktidarın acilen mahkemenin hakimlerini değiştirmesi gerekiyor…

Akif Kökçe

 

Günün Biberi

Siyasetçi vatandaşa hakaret ediyor. Ama vatandaş edemiyor. Çünkü bağımsız ve tarafsız yargı var. Gelip arkadan kollarını tutuyor!..

 

Yaşar Bingöl
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi