YAZIYORUM
Biliyorum bu başlık sizlere “Bu vatan kimin” şiirini anımsattı. Orhan Şaik Gökyay’ın bu unutulmaz şiiri birçoğumuzun yüreğinde yerini korumaktadır. Lakin benim derdim Eskişehir’in göbeğinde yaşanan bir olayı, hem de trajikomik bir olayı sizlerle paylaşmaktır. Yenikent çıkışındaki(hani Seyyidgazi yolu olarak bilinen) Kalabak Camii’ni biliyorsunuzdur. Ben de geçtiğimiz yıl bir ramazan programında caminin dernek başkanı olan Himmet Yanık hocamla tanıştım. Himmet Hoca yıllarca din görevlisi olarak yurt dışında görev yapmış bir ilahiyatçıdır. O da benim gibi yıllarca İzmir’de yaşam sürdürmüş ve orada anıları bulunan birisidir. İzmir Kalabak’tan sonra Eskişehir Kalabak sevdasını yeşertmiş yüreğinde. Üniversite evlerinin hemen karşısındaki alana(şehrin tam çıkışı oluyor) Kalabak Camii’nin kurulması adına hemen gereğini yapmış. Başına olmadık işler gelse de o her türlü zorluğu aşmış ve güzel bir camii armağan etmiş mahalle sakinlerine. Hayalleri bitmemiş, gariban çocuklarının okurken barınabilecekleri bir de yurt yapma uğraşında şimdilerde… İşte bahsettiğimiz bu caminin önünde bir cadde var. Eski Seyyidgazi yolu olarak bilinen bu caddenin adı Zümrüt Caddesi. Çift yol olan bu cadde tam caminin önünde tek yöne düşürülüyor. Tüm kazalar da işte burada meydana geliyor. U dönüşünün yasak olduğu bu noktada bu yasak hiçe sayıldığı için hayati kazalar yaşanıyor sıkça. Himmet Yanık Hoca çalmadık kapı bırakmamış önlem alınması için. Büyükşehir Belediyesi yetkilileri bu yolun karayollarına ait olduğunu söyleyip iyi niyetle şunu eklemişler; Eğer karayolları bir yazı ile bu yolun kendilerine ait olmadığını teyit ederlerse biz gereğini yapalım. Karayolları da istek üzerine bu yol bize ait değildir yazısını vermiş vermesine. Komik olan da bu yolun karayollarına ait olması diyor tüm sorup soruşturduklarım. Aziz Nesin’e Yaşar yaşamaz hikâyesini yazdıran güzel ülkem benim!
UZAKTAN GAZEL
SENDİKACILIK BU MU?
Haftalardır tutturmuşlar bir türban özgürlüğü. Hatta işin başına giderseniz belki de yegâne kuruluş amaçları da budur aslında. Bu kentte öğrenciler okullarında gündüz gözüyle birbirine girip birbirlerinin canı alırlar TISSS. Bir ilçemizde öğretmenine ders vermek(!) isteyen on beş yaşındaki evden babasının av tüfeğini kapıp öğretmenini sınıfın ortasında kanlar içinde yerlere serer TISSSS. Şehir göbeğindeki bir lisede öğrenci bıçakla öğretmenini delik deşik eder TISSS. Bu ülkede yüz binlerce ana kuzusu üniversite bitirir. Öğretmen olmak için sınavdan sınava koşar. Üstelik de Milli eğitim Bakanı iş bekleyen bu evlatlarımızı “cami önünde yem bekleyen güvercinlere” benzetir TISSS. Öğretmenlerin özlük hakları için alanlara inelim diyen diğer sendikalara verdikleri yanıt da TISSS. Son on yılda kadına yapılan şiddette yüzde dört yüzlük bir artış olsa da takındıkları tavır TISSS. Tarih bir gün soru soracak emin olun; “sendikacılık bu mu” diyerek!
OZANCA
İKİYÜZLÜ İNSANLAR
İkiyüzlü insanlar
Tiyatroyu
İkinci yüzleriyle
Oynarlar…
Her zaman
Gerçek yüzlerini
Tabii ki kendi
Yüzlerini saklarlar...
Yaşam boyu çok vardı
Şimdi daha da çoğaldı
Bu gibi insanlar...
Aynaya bilmem
Hangi yüzle nasıl bakarlar
İkiyüzlü insanlar…
CEMAL USTA
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
