Bu toplum Macide Tanır'ı tanır mı?

Şinasi Kula yazdı

9 Şubat 2016 07:36
A
a
11 Mayıs 1920 tarihinde Sivas’ta doğan Macide Tanır, Erenköy Kız Lisesi’ni bitirdikten sonra, Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro ve Opera Bölümleri sınavını kazandı. Tiyatro Bölümü’nde ilk kez yapılan bir uygulamayla sınıf atlatıldı ve yüksek bölümü 1944 yılında bitirdi. Hiç ara vermeden 1944 yılından, yaş haddinden emekli olduğu 1985 yılına kadar devam eden Tatbikat Sahnesi ve Devlet Tiyatrosu’ndaki başarılı sahne hayatında 63 farklı oyunda görev aldı.

Bir dönem herkesin almak için kuyruğa dizildiği Fethullah Gülen’in dağıttığı ödülleri ilk reddeden büyük sanatçıyı, tiyatro sanatçımızı tanımamanız doğaldır!

Schiller’in Hile ve Sevgi isimli eserindeki rolü ile Almanya Büyükelçiliği’nden Schiller Madalyası kazanan Macide Tanır;

Ağaçlar Ayakta Ölür isimli oyundaki rolüyle basın tarafından “Yılın Sanatçısı”

Dünyanın Düzeni adlı oyunundaki rolüyle “Basın-İş Sendikası Yılın Sanatçısı”

Kıl Payı oyunundaki rolüyle “Sanat Sevenler Derneği En İyi Oyuncu”

Yanlışlık oyunundaki rolüyle “Sanat Sevenler Derneği En İyi Oyuncu”

Gölge Ustası isimli oyunuyla “Sanat Kurumu En İyi Oyuncu”…

Kültür Bakanlığı “Jüri Onur Ödülü”

Hürriyet Gazetesi “Yılın Sanatçısı Ödülü”…

Kadınlar Birliği “En Başarılı Sanatçı Ödülü”nün yanı sıra birçok ödül alan sanatçı, 1991 yılında “Devlet Sanatçısı” unvanına değer görülmüştü.

Sanatçının naşı, 8 Şubat 2013 Cuma günü saat 12.00’de

Ses Tiyatrosu’nda düzenlenen törenin ardından Teşvikiye Camii’nde ikindi namazını takiben sonsuzluğa uğurlandı.

Tiyatronun ustalarından Macide Tanır öldü.

O artık yıldızlardan izleyip gülüyor ağlanacak halimize…

Ve onu yurdum insanının tanımaması da gayet doğal tabii!

Kimin şeyi kimin neyinde DİZİLERDE oynamıyordu ki…

Lahm’acun patentli SURVİVOR’e katılmadı ki (survivor kısaca hayatta kalan demektir)…

SES VER TÜRKİYE’de salya sümük böğürmedi ki…

TRT’nin musluğuna kovasını dayayan yandaşlardan değildi ki…

Seviyesi düşük MAGAZİN programlarının malzemesi olmadı ki…

AKİL olup, unutulan popülaritesini cilalamak aklına gelmedi ki…

Bir PARTİNİN ideolojisiz papağanlarından olmayı yeğlemedi ki…

İZDİVAÇ programları sunarak milletin uyutulmasına katkıda bulunmadı ki…

Her devrin yağdanlıklarından olmadı ki kısacası…

Bu gerçekler ışığında, bu güzide toplum Macide Tanır’ı tanır mı?

 

 

Kütahya Devlet Hastanesi’nde Cuma Namazı…

 

Sosyal paylaşım sitesinden arkadaşım, “Kütahya Devlet Hastanesi koridorlarında Cuma Namazı kılan kalabalık, bir hasta yakını tarafından böyle görüntülendi” başlıklı bir haber yollamış bana. Sorun Cuma Namazı değil, çünkü kendisi de çocukluk yıllarından bu yana ‘Hiç değilse Cuma Namazlarını bari eda edeyim’ diyenlerden ve kaçırmayanlardan. Sorunun yanıtını da zaten benden istemiş. Medya mensubu kimliğimizle yorum yapmamı istemiş…

Fotoğrafta da net bir biçimde görüldüğü üzere orası bir hastane…

Yani hastaların, her türlü hastalık enfeksiyonunu taşıyanların şifa aradığı önemli bir yer. İzdihamın, yoğunluğun en üst seviyede olduğu yer elbette…

Orada görev yapan doktoru, hemşiresi, hasta bakıcısı, ambulans şoförü, memuru, güvenlik görevlisi aklınıza gelen tüm personel direkt olarak risk altındalar zaten.

Şimdi siz böyle bir yerde, yani risk olasılığının tavan yaptığı bir yerde ibadet yapacaksınız! Her gün binlerce ayağın gezindiği, mikrop taşıdığı bir yerde serdiğiniz bez parçaları sayesinde bu mikroplardan arınacaksınız! Onlarca kez secdeye gelerek hem de öyle mi?

Ne gerek var ibadeti sanki birilerinden intikam alır gibi, mesaj verir gibi göstere göstere yapmanıza? “Allah’ın evi” diye nitelediğimiz kutsal yerler yani camiler dururken insanların şifa dilendiği bu yerleri zapt etmenin ne gereği var, ne anlamı var? O bölgede cami yok ya da cami az diye uyduracağınız gerekçeye kim inanır peki? Gerek yok kardeşim; işin (yani ibadetin) samimi, güzel ve birleştirici özelliklerini bu tür gösteriye dönüştürerek insanları uzaklaştırmanın ya da soğutmanın hiç ama hiç gereği yok!

 

 

OZANCA

 

Kimi söz bal olur kimisi diken,

Gönüle hoş gelen lisan güzeldir,

Düşkünü gözeten hatta affeden,

Karşılıksız seven insan güzeldir,

           Aşk ile çağlayıp sevgiyle coşan,

           Çorak gönülleri rahmete boğan,

           Cehlin üzerine gün gibi doğan,

           Okuyup okutan insan güzeldir,

Doğruluk, dürüstlük, hak hukuk bilen,

Yalandan kaçınıp günahtır diyen,

Helal mal kazanıp zekâtın veren,

Cenneti gözeten insan güzeldir,

           Gürbüzüm bu gönül güzeli sever,

           Mevsimler içinde yaz ve ilkbahar,

           Bitkiler içinde laleler güller,

           Canlılar içinde insan güzeldir,

                                   Gürbüz PAPAĞAN

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi