Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in yaşadığı üzücü olay, aslında üzerinde hep birlikte düşünmemiz gereken daha geniş bir meseleyi yeniden gündeme getirdi. Kamusal sorumluluk üstlenen bir ismin, görevini yaparken böylesi bir yaklaşımla karşı karşıya kalması, toplum olarak nerede durduğumuzu sorgulamamızı gerektiriyor.
Bu, siyasette, kamusal alanda ve karar mekanizmalarında var olma mücadelesi veren tüm kadınlara yönelmiş organize bir zihniyetin dışavurumudur. Zeynep Güneş'e yapılan çirkin söylemler sistematik bir sorunun aynasıdır.
Bir belediye başkanının, üstelik görevini icra ederken, cinsiyetçi, aşağılayıcı ve hedef gösterici bir saldırıya uğraması; demokrasinin, hukuk devletinin ve siyasal ahlakın test edildiği bir eşiktir. O eşikte sınıfta kalmamak için susmamak gerekir. Susmak, kabullenmektir. Kabullenmek ise bu karanlık dili cesaretlendirmektir.
Mesele bir siyasi görüş, bir parti ya da bir yerel tartışma değildir. Mesele, “bu alan sana ait değil” mesajının alenen verilmesidir. Ve ne yazık ki bu mesaj, Türkiye’de yıllardır farklı tonlarda, farklı aktörler eliyle tekrar tekrar servis edilmektedir.
Kadın siyasetçiler ya yok sayılıyor ya itibarsızlaştırılıyor ya da doğrudan hedef haline getiriliyor. Üstelik bunu yapanlar çoğu zaman cesaretlerini cezasızlıktan alıyor.
Buradan açık konuşalım: Bu dili normalleştiren herkes sorumludur. Sessiz kalan herkes bu tablonun ortağıdır. Çünkü şiddet sadece atılan yumrukla olmaz; bazen suskunlukla büyür.
Zeynep Güneş yalnız değildir. Olmamalıdır. Bugün ona yapılanı kınamayan herkes, yarın başka bir kadının başına gelecek olanın zeminini hazırlamış olur. Bu yüzden mesele bir dayanışma mesajından ibaret değildir; bu, demokrasiye sahip çıkma meselesidir.
Bu ülkede kadınlar, seçilerek geldikleri görevlerde korkmadan, sindirilmeden, hedef gösterilmeden çalışmak zorundadır. Bu bir lütuf değil, anayasal bir haktır. Ve o hak, bir kez daha açıkça çiğnenmiştir.
Bu çirkinliği kınıyorum. Güçlü bir şekilde, açıkça ve tarafımı belli ederek. Çünkü tarafsızlık, haksızlık karşısında sessizliktir. Ve bugün sessiz kalma günü değildir.
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Binlerce genç buluşacak!
Seval Erci
Eskişehir’deki imar ve inşaatın önündeki kritik engel kalktı!
Tarkan Demir
MHP’de atamalar tamamlandı
Kerem Akyıl
Eskişehir’e İYİ geldiler!
Kaan Özcan
Cezalar ağırlaşınca ihlaller azaldı
Ümit Polatbaş
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
