Bu köşe yaz köşesi!

YAZIYORUM   Bu köşe yaz köşesi!   Bu köşe yaz köşesi/Bu köşe k

28 Haziran 2012 00:00
A
a
YAZIYORUM
 
Bu köşe yaz köşesi!
 
Bu köşe yaz köşesi/Bu köşe kış köşesi/Ortada su şişesi... Hepimizin sıkça duyduğu bu tekerleme genelde diksiyon çalışmalarında kullanılır. Ben de yeni köşemden bu tekerleme ile sizlere merhabamı yapmak istedim. Bugünden itibaren, bu sayfadaki köşemden sizlerle sohbete devam edeceğim dostlarım. Güncel yazılarımın dışında biraz daha süslediğim, sizlerin de katılımcı olmanızı istediğim bir köşe olsun istedim. Biliyorsunuz Anadolu topraklarından yeşermiş bir dünya şairi olan Nazım Hikmet Ran, “yârin yanağından gayrı her şeyi paylaşmanın” bir erdem olduğunu vurgular şiirinde. Güzel yurdumun insanları, bizler bir yârimizi birde VATANIMIZI kimselerle paylaşamayız. Yârimize ve mahrem elinin değmesini ölüm sayarız. İki değerimizi de kutsal sayarız kısacası...
İşte bu değerlerin dışında her şeyi, ama her şeyi yaşanası bir dünya adına paylaşmayı da insan olmanın gereği sayarız. Çünkü paylaşıldıkça büyüyeceğine inanırız sevginin. Acılarımızın ve dertlerimizin de azalacağına inanırız paylaşıldıkça...
E-posta ileti adresim dâhil, facebook adresim dâhil(http://facebook.com/sinasi.kula), gazetemizin numarası dâhil; sizlerin yollayacağınız bilgileri, şiir denemelerinizi, kent-mahalle-işyeri sıkıntılarınızı paylaşıma hazırım...
Haydi o zaman Anadolu Gazetesi’nin saygın okurları, yaşanası bir dünya için el birliği ile gereğini yapalım. Siz de müdahil olun geleceğimizin inşaasına...
 
 
 
DIŞARDAN GAZEL
 
Duyduk duymadık demeyin ey cemaati müslimin! Kim benden habersiz siyasete soyuna, bilsin ki ben gelmem oyuna. Bir gazete sahibinin muhterem zevcesi kamuoyu oluşturmaktaymış boyuna. Güvenerek “üstün soyuna” şehre meniliğe soyunmakta imiş! İyi de sen daha evvelden böylesi bir dersten nasibini almış idin. Artık vazgeçsen bu boş sevdadan da başkalarına da sıra gelse! Demezler mi “Fatmagül’ün suçu ne” o zaman?
 
 
 
 
OZANCA
 
 
Kalk
 
üstümüze batının kirli gölgesi düşüyor, kalk
doğuya dön yüzünü, güneşi uyandır
yıldızları uyandır, kalk
bozkırın rüzgârı acıtsın bedenini yalayarak
suları uyandır kardeleni uyandır
durmadan ağlayan iki göz kör olur, kalk
...... ......
gürül gürül aşklara aç gözünü
aydın ne isyandır, unuttun mu serez’in çarşısını
gediz söndürür mü amerikan yangınını
yüzün bedrettin için daha çocukken, kalk
yürü acısın inciğin içindeki ilik
kalk ey halk kalk ey halk kalk ey halk
değilse laleler küsecek sipil’de, kalk...
 
(Sevgili dostum) Şair Tuğrul Keskin’den...
 
 
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi