Bu halk hangi partiye güvensin?

Bu halk hangi partiye güvensin?

19 Mayıs 2014 09:18
A
a
YAZIYORUM

Bu halk hangi partiye güvensin?

Başlarken de, bitirirken de aynı soruyu soracağım; Bu halk meclisteki hangi partiye güvensin, CHP’ye mi ya da MHP’ye mi? Türkiye’nin bölünmesi adına emperyalist ülkenin kucağına oturup iş yaptığını sananları zaten hesaba katmıyorum…

CHP’ye güvensin diyorsanız hangi CHP’ye diye sorarım ben de ister istemez! Bir avuç koca yürekli, dik duruşlu milletvekilinin dışında umut olacak nesi var diye sorarım. Sürekli gündem belirleyen Recep Tayyip Erdoğan’a laf yetiştirmeyi liderlik sanan… CHP içerisinde Mustafa Kemal’e diktatör diyenleri barındıran… Mustafa Kemal Atatürk’ün, bir Cumhuriyet simgesi olarak isim verdiği Tunceli’nin adının yeniden Dersim olarak söylenmesinde hiçbir sakınca görmeyen… Yurtdışı gezilerine Sözcü, Yurt, Aydınlık, Ulusal Kanal gibi medya kuruluşlarını özellikle çağırmayan, Metin Feyzioğlu’na karşı Tayyip Erdoğan’dan yana tavır koyan Loğoğlu’yu kuzu kuzu izleyen, yüzlerce madencimizin ecelsiz öldüğü şu kara günlerde ağzından tek bir kelam duymadığımız Kemal Kılıçdaroğlu’na mı güvensin bu halk?

Miting alanlarında Recep Tayyip Erdoğan’a olmadık hakaretler ettiği halde, ertesi gün meclis çatısı altında hükümetin çıkardığı her yeni yasanın altına koşulsuz imza atan ve attıran… Yüzlerce madencimizin ecelsiz öldüğü şu kara günlerde Cumhurbaşkanlığı çatısı diye tutturduğu anlamsızlık peşinde koşan,Soma ile ilgili ağzından daha tek bir kelam çıkmayan Devlet Bahçeli’ye mi güvensin? Anlayın artık anlayın ey muhalefet(!)liderleri, Allah rızası için anlayın. Bu halk sizlere güven duymadığı için en son yerel seçimlerde de iktidar partisini % 45 oy ile ödüllendirdi. Sandıkta hile, hurda lakırdılarını ya da tesellilerini bırakın artık! Bu sizlerin züğürt tesellininizdir sadece. İki kişiden biri yine iktidar partisine oy verdi anlayın. Gezi, 17 Aralık, Soma vs vs… Yemin ederim sizler böyle muhalefet(!)yaptıkça Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de ellerinizle Cumhurbaşkanı yapacaksınız aleyhinde her gün attığınız o kişiyi. Sizler hiç konuşmasanız, ekranlarda görünmeseniz bile bu halk muhalefet görevini çok daha sağlıklı yapacak buna inanın artık! Daha aklı başında, didişmeden, çene suyu çorba içmeden, aklı karışmadan yapacaktır hem de… Bu partilerin tabanındaki samimi insanlar, sizlere sesleniyorum lütfen kulaklarınızı tıkamayın bana. Babadan oğla takım tutar gibi, amigoluk yapar gibi at gözlüğü ile bakıp saf belirlemeyin ne olur gayrı. Bir tane Türkiye var başka Türkiye yok. Zaman ayrılık, gayrılık, kapris zamanı değildir. Birilerinin peşine körü körüne takılıp vakit harcama zamanı değildir. Birleşme zamanıdır, birleşe birleşe kazanma zamanıdır. Hep beraber, rotasından saptırılmış Cumhuriyeti treninin raylarına yerleştirilmesi zamanıdır. Cumhuriyet tarihinin hiçbir karesinde insanları böylesine karamsar eden, ötekileştiren ve akıl tutulmasına yol açan olaylar yaşanmadı. Bundan öte daha ne olsun ey muhalefet(!) liderleri? Hiç değilse Allah’ınızı severseniz sadece susun şu dönemde, sadece ekranlardan uzak durun. Gözden uzak, gönüllerden ırak olun ki bu halk bir okyanusta birikebilsin, birleşebilsin artık…

Bir kez daha soruyorum, bu halk hangi partiye güvenebilir kardeşim?

 

DIŞA RDAN GAZEL

Bayramımız Kutlu Olsun…

19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Atatürk Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkmıştır ve bugün İtilaf Devletleri'nin işgaline karşı Türk Kurtuluş Savaşı'nın başladığı gün kabul edilir. Gençlik ve Spor Bayramı, ilk defa 24 Mayıs 1935’te "Atatürk Günü" adı altında kutlanmıştır.  Beşiktaş'ın girişimleriyle Fenerbahçe Stadı'nda kutlanan bu ilk 19 Mayıs, Galatasaray ve Fenerbahçeli yüzlerce sporcunun da katılımıyla bir spor günü haline gelmiştir. Bu organizasyondan bir süre sonra, Beşiktaş Kurucu Üyesi Ahmet Fetgeri Aşeni kutlanan Atatürk Günü'nün tüm gençliğe mal edilebilmesi için "19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı" adı altında her yıl yapılmasını teklif etmiştir. Kongrede oylanan bu öneri kabul edilmiş ve Atatürk'ün de onayıyla yasalaşmıştır. 20 Haziran 1938 tarihli kanunla "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kutlanan bu Ulusal Bayramın adı 12 Eylül Darbesinden sonra "Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı" adını almıştır. Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun dilerim… Beşiktaşlılara da teşekkürler…

 

OZANCA

Gayet açık gayet de net

Kaza değil bu cinayet

Paylaşırız bir gün elbet

Zalimlerle biz bu kozu

Bitmeli bunca zulümler

Ceza görmeli zalimler

Son bulmalı bu ölümler

Sırtararak vermen pozu

 

Yerin dibindeki inin

Kurbanıdır onlar kinin

Üç öğünde madencinin

Yediği hep kömür tozu… Fikret DİKMEN

 

 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi