Şinasi Kula yazdı
Uzak değil olayın yaşandığı kent…
Bursa Merkez Osmangazi İlçesi Tuna Camii’nde yirmi beş yıldır görev yapan bir imamın gani gönüllülüğünden bahsedeceğim. Bu kişi daha önce de aynı ilçedeki Yeniceabat Camii’nde üç yıldır imamlık yapan M. Lütfi Taşçı, 10 Şubat günü sosyal paylaşım sitesinden hesabından ilginç bir yazı paylaştı. İmamlık yaptığı yirmi sekiz yıl boyunca hep ücret ödemeden cami lojmanlarında oturduğunu belirtip, bir de hesap yaptı ve “Ey Bursalılar haklarınızı helal edin” diye seslendi.
Taşçı’nın yazısı şöyle…
Biz imamlar görev yaptığımız camilerin lojmanlarında oturuyoruz (Bursa böyle, diğer şehirleri bilmiyorum) Bugün bir hesap yaptım adeta nefesim kesildi, dilim damağım kurudu! Mesela; şu anda oturduğum lojmanın kirasını asgari 300 TL olarak değerlendirelim.
300 x 12=3.600 TL eder. 1 yılda 3.600 TL.
Peki, 10 yılda ne eder? 3.600 x 10=36.000 TL
Peki, 20 yılda ne eder? 3.600 x 20= 72.000 TL
Ben 28 yıllık imamım, 28 yılda ne eder? 3.600 x 28= 100.800 TL.
Ortalama 100.000 TL yani eski parayla 100 milyar...
Kısacası; siz Müslümanların yardımlarıyla yapılan cami lojmanlarında (ücretsiz) oturmasaydım da kira ödeseydim, 28 yılda 100 milyar TL kiramı ödeyecektim. Baş döndürücü!
Allah sizlerden razı olsun...
Lütfen ne olur haklarınızı helal ediniz…
Şu günlerde İslam’ın şartını yediye çıkaran birinden de söz edelim. AKP Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman’ın “İslam’ın şartı beş değil, yedidir” açıklaması…
Diyanetin resmi sayfasında insanı dinden imandan çıkaracak açıklamaların yapılması. Üstüne üstlük kamuoyundan gelen tepkilere kayıtsız kalınması…
IŞİD adlı ABD taşeronu kirli örgütün sözüm ona İslamiyet adına binlerce gırtlak kesmesi. Bu görüntüleri çekerek dünyaya servis etmesi…
Misyonerlerin işlerini kolaylaştıracak biçimde İslamiyet’ten resmen soğutacak sayısız örneklerin üst üste yaşanması…
Dünya kadar bütçe ayrılan kurumun bu paraların harcanması konusunda milletin vicdanındaki yeri…
Gazete köşelerimizden (Hüseyin Güven kardeşim ve benim) neşrettiğimiz yazıların Eskişehir Müftülüğü başta olmak üzere ilgili diğer kurum ve kuruluşların sessiz kalması…
Demiştik ki her halükarda “camilerin CHP iktidarları döneminde ahır yapıldığı” haberlerine sukut ederek ikrarınızı gösterdiniz. Peki, Eskişehir’imizde de ahıra dönüştürülen camiyi, minaresi halatla sağlamlaştırılmış (!) camiyi haber yaptık. Bunlara olan sessizliğiniz de mi ikrardan gelmektedir? Demek CHP dönemi dışında da bu ülkede camilerin ahıra çevrilmesi örneğini kabulleniyorsunuz öyle mi?
Kısacası demem şudur!
Siyasi erkin, gelmiş geçmiş iktidarların istedikleri biçimde değil. İslamiyet’in, kutsal kitabımız Kuranı Kerim’in söylemleri doğrultusunda yaşamak anlamlı olanı. Tıpkı samimi yüreği ile yirmi sekiz yıldır Bursa’da görev yapan imam gibi…
Zaten böyleleri de olmasa gerçekten zıvanadan çıkacağız toplumca…
SİZİN SESİNİZ
Hüseyin Güven demişken…
İşini böylesine severek yapan istisna insanlardan ismini zikrettiğim değerli kardeşim. Mesleği gazetecilik değil ama ne yalan söyleyeyim gazeteciyim diyen nicelerinden çok daha aşkla medyadaki görevini de sürdürmekte. Eskişehir’in on iki ilçesini irdeleyen, araştıran, orada yaşayanlarla bire bir iletişim kuran insan. Sanırım aşkla yaptığı bu işte bunun için başarılı…
Eskişehir’de acınacak konumdaki camileri bir bir araştırıp buldu malumunuz. Fotoğrafladı, haberler yaptı. Valilik’ten arandığını biliyorum ama Eskişehir Müftülüğü ve Diyanet’ten çıt çıkmadı henüz. Yalan haberlerle yıllardır kamuoyunu yanıltan gerici güruhun CHP dönemini karalayarak prim yaptığını sağır sultan duydu. Ama ne hazindir ki; Allah’ın tek bir CHP’lisi de Hüseyin Güven’in bu özel haberine ilgi göstermediği gibi, haberi dahi olmayan binlercesi kendi paçalarının derdinde gününü sürdürmekte.
Vay benim Atatürk’ümün partisi vay!
OZANCA
Bana sitem eylesen de
Ben sana ah etmem yârim
Sırrım ele söylesen de
Ben sana ah etmem yârim
Saçlarına yak ta kına
İster beni tekrar sına
Mazimizin hatırına
Ben sana ah etmem gülüm
Kanı kan ile yuyamam
Asla şeytana uyamam
Teline dahi kıyamam
Ben sana ah etmem yârim
İşim gücüm olsa da zar
Saçlarıma yağsa da kar
Bir lokmanın hatırı var
Ben sana ah etmem yârim… Fikret DİKMEN