Bizim Yunus ve eksik kalanlar

Soner Yüksel yazdı

7 Mayıs 2015 00:05
A
a
Nasıl olur, nasıl yapılır, yöntemi, şekli, muhteviyatı nasıl olur bilmiyorum ama Yunus Emre ruhu daha canlı, daha aktif ve daha karşılığı olan etkinliklerle daha anlamlı olmalı işte bunu biliyorum.

Bunu hepimiz biliyoruz aslında, yeni bir keşif, ilk kez yapılan bir tespit değil. Lakin reçete üretmekte, hayata geçirmekte zorlanıyoruz.

Sarıköy, Yunus Emre Beldesinde yapılan ve iktidarın gövde gösterisi gibi protokolde oturup mezar ziyareti yaptığı, yine protokolün resmi konuşmaları ve birkaç şiir ile ufak bir konserle sıkışıp kalmamalı. Öyle ilköğretim öğrencileri arasında yapılan kompozisyon yarışmaları ile de sınırlı kalmamalı. Farklı, değişik, denenmemiş bir yolunu bulmamız lazım. Mütevazı, Yunus’u anlatan, felsefesinden bahseden ama ilgi çekecek bir şey. Üstelik Yunus’a popüler bir meta yapmadan, ama sürekli kendinden bahsettirecek bir şey olmalı.

Malumunuz Üniversite yerleşkesi, caddesi, okulu, parkı derken ismini her yerde kullanıyoruz. Yunus Emre diye isim verdiğimiz binlerce çocuğumuz var ama Yunus Emre kimdir sorusuna tanıdığı halde cevap veremeyen ya da sadece şair, sadece halk ozanı gibi klişe cevaplar veren o kadar çok kişiyiz ki.

Belki objektif bir çalıştay yapılması iyi olur. Kafa yormak, iyi ya da kötü fikir paylaşmak,  denemek ve yanılsak bile pes etmemeye ihtiyacımız var sanırım. Çünkü şehir olarak böylesi bir değere, Bizim Yunus’a ihtiyacımız var. O’nun bize değil.

 

Hıdrellez’den dileklerim

Hani eskilerden kalan tatlı bir umut, tatlı bir alışkanlıktır. Hıdır Baba dileklerimizi gerçekleştirsin diye gece uyumadan bir kâğıda dileklerimizi çizer ve ardından onu balkona, cama koyarız ya. Bu kez Büyük bir kâğıda Eskişehir adına dileklerde bulundum.

Önce 2015 – 2016 sezonu yazan bir Stadyum çizdim. Sonra içerisinde süs havuzlarının, yeşilliklerin olduğu insanların mutlu olduğu ve altından demiryolu geçen bir bulvar.

Bir çevreyolu çizdim Eskişehir’in kuzeyinden, güneyinden geçen ve şehir merkezine girmeyen. Sonra mevcut bir çere yolunun altına güvenli yaya geçitleri çizdim. Kocaman bir organize sanayi bölgesi ve oradan denizlere kadar giden tren yolları da çizdim.

Yetmedi, büyük bir hayvanat bahçesi çizdim, içinden akar deresi geçen bir hamamyolu ve üstü kapalı açık çarşılar.

Madem bu kadar çizdik, dilek diledik kâğıttaki büyük bir boşluğa da kocaman bir üniversite çizerek üstüne İleri teknoloji Üniversitesi yazdım. Yan tarafına uçakların iniş kalkış yaptığı çok yoğun bir havaalanı.

Belki çok şey dilemişsin, çok şey istemişsin Hıdır Baba hangisini yapsın, boşuna umut bağlama diyenler olabilir. Ama unutmayın ki biz şehir olarak tecrübeliyiz. Yıllardır dileyip, dileyip hala bekliyoruz. Bu kez de Hıdır Baba’dan dileyelim ne kaybederiz…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi