YAZIYORUM
CHP Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt, siyaset arenasının sevilen renkli isimlerindendir. Yerel medyamızı en yakından takip edip, sürekli iletişim halinde olan istisna isimdir. Attığı her adımda teknolojiyi kullanarak bilgilendirir ilgili yerleri ve kişileri. Kimi zaman yazılarıma, kimi zaman da televizyon programlarımdaki açıklamalarıma anında arayarak itiraz eder ve nedenlerini uzunca anlatır. TÜLOMSAŞ Genel Müdürü Hayri Avcı’nın Sabah Kahvesi programımdaki açıklamalarına itiraz etti örneğin. 2012 yılında maliyeye ödenecek vergi tabelasında zarar gösterildiğini söyledi. Teknik olanaklar ve hünerli çalışkan elamanlarımızın olduğunu, bunlarla tabii ki gururlandığını açıkladı. Ama sürekli vurgulanan yerli üretim söylemlerinin izafi olduğunu, buna en başta dış güçlerin onay vermeyeceğini söyledi. Hem iktidarda CHP yok ki istedikleri üretime engel olsun vurgusunda ise kesinlikle haklıydı kanımca…
Yönetim kurulunda bir tane Eskişehirli neden yok sorusunu sordu bana. Valla muhatabınız siyasilerdir Kazım Bey diyerek geçiştirdim ben de! Bunun dışında “Kültür Başkenti etkinliklerinin zamanında başlatılmıyor, iktidar milletvekillerinin gelmeleri bekleniyor. Bu doğrultuda bizler de boş yere bekleyip kendi programlarımızı aksatıyoruz kimi zaman” biçiminde serzenişte bulundu. 8,5 Milyon lira harcanan bir açılış gecesini anımsattı. “Hangi Türk Devletinin başbakanı geldi bu açılışa biliyor musun? Ya da hangi ülkenin televizyonu ülkesinde canlı yayınladı hocam” sorusunu yöneltti. “Bizim başka ülkelere ziyarete gitmemiz değil, onların ülkemizi bu vesile ile ziyaret etmesi değil midir esas amaç” biçiminde sürdürdü. Başbakana tamı tamına oyuz soru sormama rağmen tek bir yanıt alamadığını, sayısal çoğunlukları nedeni ile soru önergelerinin ciddiye bile alınmadığını izah etti…
Eskişehirlilerin kendisini “Bizim Kazım” diye anıp ve aradıklarından duyduğu hazzı belirtti. Bu konuda gerçekten son derece haklıydı. Keşke tüm milletvekilleri bulundukları gölgede “bizim” diye algılanıp çağırılsa öyle değil mi?
DIŞARDAN GAZEL
YARATANDAN ÖTÜRÜ, YARATILAN HER ŞEYİ...
Bence ağızlarda sakız edilen ama boş lakırdıdan öteye gitmeyen bir vecizedir bu. Yaratandan ötürü yaratılan her şeyi severim cümlesini kuranların büyük bölümünün palavra attığına eminim! Bu topraklarda yaşam sürdürmüş ve dünyanın tanıdığı Yunus Emre’nin vecizelerini bol keseden sallayanlara da inanmıyorum. Eğer o yüce Allah’a samimi sevgi duyulsaydı sokak köpeklerine, kedilerine adeta düşman olan ve her türlü ezayı yapan deyyuslar elini kolunu sallayarak gezmedi bu kentte!
OZANCA
Sevi
Sözüm el gün için değil
Sevenlere bir söz yeter
Sevdiğimi söylemezsem
Sevmek derdi beni boğar
Taş yürekte ne biter
Dilinden ağu tüter
Nice yumuşak söylese
Sözü savaşa benzer
Yunus Emre
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Okul arazileri de mi satışa çıkartılacak?
Kerem Akyıl
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy