Biz o bayramlara ne kadar yakınız...

21 Mart 2026 19:11
A
a
Eskiden bayram demek, sadece takvimde kırmızıyla işaretlenmiş bir gün değil; bir mahallenin, bir ailenin, hatta bir ülkenin aynı anda gülümsediği nadir anlardı. 

Bayram sabahı erkenden kalkılır, ütülü kıyafetler giyilir, en önemlisi de içte tarifsiz bir huzur olurdu.

 Kapılar sonuna kadar açık, gönüller ardına kadar hazırdı.

Şimdi ise bayramlar geliyor… 

Ama eskisi gibi gelmiyor...

Bir zamanlar bayram öncesi alışveriş bir telaş değil, tatlı bir heyecandı. 

Çocuklar için alınan ayakkabının kutusu bile bir bayram hatırasıydı. 

Şekerler özenle seçilir, baklavalar tepsilerle hazırlanır, sofralar kalabalık kurulur, kimse “yetmez mi” diye düşünmezdi. 

Çünkü paylaşmak, hesap kitap yapmaktan önce gelirdi.

Bugün ise bayram hazırlığı çoğu evde bir hesap makinesiyle başlıyor. 

“Bu ay neyi eksiltirsek bayrama bir şeyler katabiliriz?” sorusu, eski bayramların o iç ısıtan heyecanını gölgeliyor. 

Eskiden çocukların cebine harçlık koymak bir mutluluktu; şimdi ise birçok aile için ciddi bir yük haline geldi.

Ekonomik sıkıntılar sadece cebimizi değil, bayramın ruhunu da daraltıyor.

Sofralar hâlâ kuruluyor belki ama eskisi kadar kalabalık değil. 

Çünkü kimi memlekete gidemiyor, kimi yol masrafını karşılayamıyor, kimi de “misafir ağırlamak zor” diyerek kapısını yarım açıyor. 

Bayram ziyaretleri yerini telefon mesajlarına, sarılmalar ise emojilere bıraktı.

Ama mesele sadece ekonomi de değil aslında…

Biraz da kaybettiklerimiz var: Sabır, paylaşma duygusu, komşuluk, hatır sorma alışkanlığı… Eskiden yokluk vardı ama yalnızlık yoktu. 

Şimdi ise imkânlar artmış gibi görünse de insanlar birbirinden uzaklaştı. Bayramın en büyük eksikliği belki de bu: Birlik hissi.

Yine de her şey tamamen kaybolmuş değil.

Hâlâ bir çocuğun bayramlık sevinci, hâlâ bir annenin mutfakta telaşı, hâlâ bir babanın gizlice cebine koyduğu harçlık…

 Küçük küçük anlar hâlâ yaşıyor o eski bayramları. Belki eskisi kadar büyük değil ama hâlâ var.

Belki de mesele “eski bayramları geri getirmek” değil…

O bayramların ruhunu bugüne taşıyabilmek...

Sizdi de aynı duyguları paylaşıyorsunuz değil mi?

Bir kapıyı çalmak, bir büyüğün elini tutmak, bir sofrayı paylaşmak… 

Belki de en büyük bayram hâlâ bu kadar basit.

Ve belki de soruyu değiştirmek gerekiyor:

“Nerede o eski bayramlar?” yerine,
“Biz o bayramlara ne kadar yakınız?”

Soruları çoğaltmak mümkün...

Önemli olan birlik ve beraberliği sağlamak...

Herkese mutlu bayramlar...
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi