Prof.Dr. Alper Çabuk

Biz, akıllı türler…

Prof. Dr. Alper Çabuk

18 Ocak 2015 23:05
A
a
Şubat ayından itibaren dünyanın önde gelen geomatik dergilerinden birinde köşe yazılarım yayınlanmaya başlayacak. Bu köşede geomatik teknolojilerinin gezegenimizin geleceği için öneminden bahsedeceğim. Geomatik,  jeodezi ve geoinformatik kelimelerinin birleşiminden üretilmiş bir sözcüktür. Geomatik, konumsal nesnelere ya da mekanı-gezegenimizi oluşturan tüm elemanlara ait verilerin toplanması, oluşturulması, depolanması, analizi, gösterilmesi ve karar verme sürecine bilgi olarak dahil edilmesi teknolojilerini ifade eder. Aslında ölçmeye gereksinim duyulan alanların hepsinde geomatik devreye girer. Bilişim ve uzay teknolojilerindeki gelişmeler gün geçtikçe bu alanın hızla gelişmesine neden olmaktadır. Geomatiğin hizmet verdiği alanlar arasında jeodezi, mühendislik ölçmeleri, konumsal veri tabanları, kent bilgi sistemleri, uzaktan algılama, coğrafi bilgi sistemleri, otomatik haritalama-hizmet yönetimi sistemleri, afet bilgi sistemleri, arazi bilgi sistemleri, kadastro, imar uygulamaları, dijital fotogrametri, küresel konumlama sistemleri (GNSS ve kartografya yer alır.

Peki neden geomatik dünyanın geleceği için önemlidir? Çünkü geomatik gezegenimizi anlayabilmemiz, onun özelliklerini toplamamız, analiz etmemiz ve karar üretmemiz için önemlidir. Bir hekim nasıl ki tanı koymadan önce muayene eder, çeşitli tetkikler yapar, buna göre bir tedavi önerirse, söz konusu olan gezegenimize yapılacak olan bir müdahale ve onu iyileştirmekse, geomatik de aynı şekilde gezegenimizi doğru anlayabilmemiz için gerekli tetkikleri yapar aslında... Gezegenimizi anlamak neden bu derece önemli diye sorarsanız, gezegeni anlamadan yapılan her müdahale, ya afetlerden etkilenmemize neden olur ya da çevreyi tahrip etmemize... Zaten afet denilen şey aslında güzel doğa olaylarıdır. Bu doğa olayları olmasa bu gezegenin yaşanabilir olması mümkün değildir. Dünyadaki karbon dengesinden tutun da, verimli tarım topraklarının oluşmasına, yüzey suların oluşmasından, biyolojik çeşitliliğe kadar pek çok şeyin arka planında bu doğa olayları vardır. Bu doğa olaylarını afete çeviren şey, bizim bulunduğumuz çevrenin özelliklerini anlamadan verdiğimiz yanlış kararlardır. İşte bu noktada geomatik devreye girer ve bulunduğumuz çevrenin özelliklerini teknolojinin yardımıyla anlaşılır hale getirir. Ve biz bu teknolojilerden gerçekten gezegenimizi en iyi şekilde anlayabilmek için yararlanabilirsek, ne doğa olayları afete dönüşür, ne de biz çevreyi tehdit ederiz.

Doğanın şöyle bir kuralı vardır, “ her zaman için ya  en güçlü ya en iyi uyum sağlayanı ayakta kalır ya da en akıllı olanı”… Biz insanlar akıllı türleriz… Bu yüzden doğaya uyum sağlamak yerine, aklımızla onu kendimize uydurmaya çalışmışız. Ancak bunun başarısızlıkla sonuçlanacağı, giderek artan iklim değişiklikleri ve bunlara bağlı artan doğal afetler, çevre kirliliği ve bu kirliğinin yaşamlarımızı tehdit eder hale gelmesiyle yeni yeni anlamaya başladık… İşte tam da bu noktada geomatik bizim doğaya uyum sağlayabilmemiz ve böylece ne bizim doğaya, ne de doğanın bize tehdit olmaması için onu anlamamıza yardımcı olur…

En akıllı olanı biziz ne de olsa… Ama aklımız, doğanın gücüne karşı koymamıza ve ona hükmetmemize yetecek düzeyde değil… Yapmamız gereken onu anlamak ve uyum sağlamak sadece… O zaman ne çevre sorunu kalır, ne de afet…

Herkese iyi haftalar…
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi