Birisi Türkçü, diğeri Kürtçü parti

Şinasi Kula yazdı

11 Ağustos 2015 00:06
A
a

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, seçim sonrası yaşananları Türkiye’yi iki aydır kandırıyorlar diye yorumlayarak; “Seçim sonuçlarını hiçbir zaman dikkate alınmadı. AKP, MHP ve HDP seçim sonuçlarını değerlendirmediler. İki ırkçı parti ile bu iş olmaz. Birisi Türkçü diğere Kürtçü” dedi…

Kurt’un yorumlarını birkaç başlık altında şöyle özetlemek mümkün…

1-    AKP’nin cumhurbaşkanının uydusudur.

2-     Sadece CHP iki aydır koalisyon kurulması için çalışıyor.

3-    Biz ülkemiz için elimizi değil başımızı da taşın altına koyarız.

4-    Lakin karşımızda istifa etmiş bakanlar kurulu var.

5-    Bakanlar Kurulunda bulunan bakanların 3’de 2’si milletvekili değil. Dışarıdan bakan olur. Ancak bunlar mecliste yemin etmeleri gerekir. Bunlar yanlıştır, hukuk dışıdır.”

6-    3-5 ay içinde erken seçim yapılacak.

7-     O yüzden biz, şimdiden çalışmalara başlamalıyız. 

8-    Erken seçimde AKP yüzde 40’ı da bulamayacak. Davutoğlu’nun eline bir fırsat geçmişti ama bunu değerlendiremedi. Kendisinin karar alma yetkisi yok.

9-    Yeni seçimden de koalisyon çıkar…

CHP PM üyesi ve Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Gaye Usluer’de Bahçeli ile ilgili şunları söyledi: “MHP’nin oylarında azalma olacak. MHP tabanı, Bahçeli’nin bu söylemleri ve AKP’ye koltuk değneği olması nedeniyle oy vermeyecektir. Ülkeyi çıkmaza sokmaya kimsenin hakkı yoktur...”

Öncelikle hakkımı teslim etmeleri adına Sayın Kurt ve Sayın Usluer’den 10 Haziran Çarşamba günü yazmış olduğum köşe yazımı okumalarını isterim(http://www.anadolugazetesi.net/akpnin-diinda-tum-partiler-kazandi-mi-yani-a-12698.aspx)...

Ve o günden bu güne gerek gazete köşemden, gerek sosyal medya hesabımdan fasılasız biçimde haykırıyorum bu tespitimi. Şu ana dek yaşananları da, sadece bir senaryonun gereğinin yerine getirilmesi olarak görüyorum. Seçim sonuçlarından hayal kırıklığı yaşayanların başında olan Recep Tayyip Erdoğan, çok net belli etmişti düşüncesini (erken seçimi) oysaki! Her ne kadar belli etmese de hayal kırıklığı yaşayan diğer isim Devlet Bahçeli’de agresif tavırlarla erken seçim restini zaten çekmişti kameralar önünde…

Tablo oldukça netti aslında!

12 yıllık dönemde birbirlerini öyle veya böyle destekleyen iki isim (Erdoğan ve Bahçeli)seçim sonuçlarından yaşadıkları hayal kırıklığının erken seçim biçimindeki sinyallerini vermişlerdi…

CHP ise belki de yapılması gerekeni yapmak zorundaydı böylesi ortamda. Yani asla uzlaşmaz tavır sergilemeden koalisyon adına olumlu tavırlar sergilemeliydi. Bence son derece de samimi ve inandırıcı yerine getirdi olması gerekeni. Diğer türlü senaryo gayet açıktı. Hepimizin bildiği o isim seçim meydanlarından şu söylemleri sabah akşam yapacaktı; “bu CE HA PE var ya bu CE HA PE! Siz onlara koalisyon kurun dediniz geçtiğimiz seçimlerde ama onlar her zamanki gibi bölücü, kavgacı olduklarını gösterdi. Koalisyonu kurmamak için bütün iyi niyetimizi ve tekliflerimizi görmezden geldiler…”

Evet CHP bu senaryoyu bozdu kanımca, böyle bir koz vermedi birilerine en azından. Lakin içlerinden bazıları iyiden iyiye kaptırmıştı kendilerini. Koalisyon olacakmış gibi hayaller kurulmuştu! Şimdi yapılması gereken ise gayet açıktır. Başkan Kurt’un sıraladığı maddelerden başlayarak köyler, beldeler, mahalleler ivedilikle gezilerek bu gerçekler halka anlatılmalıdır. Artık AKP’nin devrinin kapandığını, bu erken seçimlerde daha da az oy alacakları net biçimde halka anlatmalıdır. En önemlisi de Atatürk’ün emaneti olan CHP’nin, Atasının izinde olduğu vurgusu yüreklice yapılmalıdır artık. Çünkü bu toplumun vazgeçmeyeceği tek isim Mustafa Kemal Atatürk’tür. Ve bu vurgu yiğitçe yapılmalıdır, zamanıdır…

 

 

 

Şehit anaları ağlamasın!

 

Türk Ocakları geçtiğimiz günlerde, Türkiye genelinde terör saldırılarına tepki göstermek adına “Şehit anaları ağlamasın, şehitlerin kanı yerde kalmasın” adı altında bir kampanya başlattı. Buna eyvallah… Lakin kampanyanın isminde bir anlamsızlık var. Şehit anaları ağlamasın! İyi de başkalarının mı anası ağlasın, nasıl bir anlam bu? Ya da şehit anaları ağlamasın ama kimlerin anası ağlasın?

“Analar ağlamasın” başlığı çok daha doğru değil mi? Çocuğu şehit olmuş hangi ana ağlamaz da şehit anaları ağlamasın diyerek nasıl bir çözüm öneriliyor? Konuşmacılardan bir tanesi şöyle tepki gösteriyor; “Yalan sözlere inanılmamalı. Açılım-saçılım, çözüm-mözüm durdurulmalı…”

Bunları istemeyenin gözü kör olsun da açılım kimin icadıdır bu bir. İkincisi de on iki yıldır bu icadın mucitlerine koşulsuz kim destek vermiştir meclis çatısı altında? Çıkardıkları her yasanın, cumhurbaşkanlığı seçiminin(Abdullah Gül), tezkerenin altında hangi partinin milletvekillerinin imzası vardır?

Bunu da deşifre etse ya değerli katılımcılar…

 

 

OZANCA

 

Sen hep samsun'a mı çıkarsın

Ay oğul ay Kemal’im

Hele bir de her yere

Çık hele bir, çık hele bir Kemal'im

Çık ki her yer Samsun olsun Kemal’im

           Hasan Hüseyin KORKMAZGIL

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi