Bir zaman bu ülkenin yiğitleri 6. Filo da dâhil, tüm işgalcileri denize dökerdi.
Şimdi ise, 3.dünyanın aşiret marabaları sokak ortasında, yurdum insanın dişlerini döküyor…
Bir zamanlar komşusu aç iken
tok yatanlar bizden sayılmazdı, şimdi açlar yurttaştan, hatta insandan sayılmıyor…
Bir zamanlar, cennet anaların ayaklarının altındaydı. Şimdi cennet, İsviçre Bankalarında, ayakkabı kutularında…
Bir zamanlar dini bayramlarımız,
küslerin barışması adına bir vesileydi.
Şimdi, perşembe ve cumanın birleştirildiği on günlük tatil için bir vesile oldu…
Bir zamanlar, eleştirileri yüze söylemek mertlikten sayılırdı. Şimdi zevahire dokunan hakaretten.
İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batırmak vicdan meselesi olarak algılanırdı.
Şimdi herkese batırmak maharet oldu!
Mütevazı olmak Anadolu insanın erdemiydi, Şimdi herkesin yarattığı “büyük dağları” var…
Eskiden bir kelime öğretenin kölesi olunurdu, artık güç kimdeyse onun kölesi, marabası olunuyor!
Eskiden yurdumuzu kurtaranı Atatürk bilirdik, Şimdi “gemisini kurtaranı” rehber biliyoruz…
Yanlışlarımızdan utanç duyardık eskiden. Şimdi “reklamın iyisi kötüsü olmaz” diyerek gurur duyuyoruz ayıplarımızdan…
Eskiden tükürdüğünü yalamazdı yiğit dediğin. şimdi “itlik” oldu yiğitlikten de muteber…
Geçmişte “yardımlaşma ve imece” toplumun ortak özelliğiydi. Bugünlerde herkesin amacı oldu malı götürmece…
Vatana sevdalıydık, şükran duyardık Ata’ya, şehitlere...
Şimdi meydanı bıraktık, “bu değerler anlamsız” diyen itlere…
Eskiden insan olmaktı aslolan, şimdi ise dolar milyoneri olmak çıktı ön plana…
Eskiden vatan’dı bu topraklar. Şimdi bu toprakları satanlar oldu muteber...
Kısacası bir zamanlar ülkemde
birbirinden değerli başlar vardı. Şimdilerde ayaklar oldu baş…
DIŞARDAN GAZEL
Olay Türkiye’de yaşanıyor, karar İstanbul 65.asliye ceza mahkemesinden çıkıyor! Kurtköyde ''Sibel Hızar''isimli bir hayvan sever, her gün sokak hayvanlarını beslemektedir. Ferruh Tunç adlı mahalle sakini buna karşı çıkar.
Sibel Hızar tehditlere falan aldırış etmez, ''can''ları beslemeye devam eder. Yine bir gün bir besleme anında Ferruh Tunç bu kez sözlü ve fiili saldırıda bulunur ve iki tarafta mahkemelik olur. 4 Eylülde ''karar''açıklanır. Mahkeme, ''sokaktaki hayvanları beslemek yükümlülüktür'' kararı verir. Ferruh Tunç’a 100 gün birim karşılığı para cezası verilir. 5 yıl boyunca ''denetim'' altında kalma cezası alır. Sibel Hızar’ın sokaktaki hayvanları özgürce beslemeye devam edebileceği açıklanır. Bu “emsal” Türkiye’nin her bir yanındaki hayvanlara zulüm edenlere iyi bir derstir kanımca…