Prof.Dr. Alper Çabuk

Bir yaşama dokunmak....

Bir yaşama dokunmak....

7 Nisan 2014 09:26
A
a
Geçen haftalarda seçim öncesi ve sonrasında Türkiye’de ne çok şey yaşandı. Biz yaşanan acıları, olası riskleri ve sorunların büyüklüğünü unutturmamak adına, böyle sıcak bir gündemin içinde unutulan afet risklerini, çevre korumayı yazmaya devam edelim bu hafta da…
 
…………………………
 
Şili’de 8.2 büyüklüğünde bir deprem oldu. Meğer Şili’de yedinin üzerindeki depremler deprem diye isimlendiriliyormuş, zaten. Hep dediğim gibi, eğer afetlere hazırlıklıysan ve afet maruziyet riskini göz önüne alarak yerleşim yerlerini ortaya çıkardıysan, depremlerde yapıların hasar görmemesini sağlayacak teknolojiye, mühendislik çözümlerine, tecrübe, bilgi ve beceriye zaten sahibiz. Önemli olan bu tecrübe, bilgi ve beceriyi, fazladan ancak haksız yoldan kazanılacak paraya ve ranta tercih etmemek. Böyle yapılınca işte örneği… Deprem sekiz küsur büyüklüğünde, ortaya çıkan zarar çok az mertebede…
 
………………………….
 
Geçen hafta içinde Ankara’daydım. Trafiğin yoğun olduğu bir bulvar üzerinden yaya olarak giderken, bir şey dikkatimi çekti… Onca trafik keşmekeşi içinde sıkışıp kalmış olan araçların çok büyük bir miktarında sadece bir kişi vardı. Bu toplu taşımacılıkta bir soruna da işaret eder beki ama, dikkatimi çekti, geçen tüm dolmuş ve otobüslerde de çok az sayıda insan vardı. Demek ki, bu sadece kötü bir alışkanlık. Kendi aracın varsa, toplu taşıma sisteminden uzak durma alışkanlığı. Oysa ki bu kötü alışkanlık en az sigara tiryakiliği kadar ciddi sorunları beraberinde getiriyor. Onca aracın ortaya çıkardığı karbon emisyonları, sera gazları, nefes aldığımız ortamı kirletiyor, küresel iklim değişikliklerine neden oluyor. Yöneticilerin halkı toplu taşımaya yönlendirmesi, toplu taşımayı daha cazip hale getirmesi, daha fazla ve çağdaş toplu taşıma sistemlerinin kentlerimizde ortaya konması gerekiyor. Soluduğumuz hava, bizim geleceğimiz. Bu da en az sigara yasağı gibi, sigara yasağıyla ilişkilendirilen “temiz hava sahamız” için önemli…
 
……………………………
 
Ömrüm boyunca, insanların yaşamlarını kolaylaştırabilmek için, insanların yaşamlarına dokunmaya çalıştım. Geçtiğimiz hafta bunu epeyce kişi için başardığımın bir örneğine şahit oldum. Kendimce gururlandım, görevini başarıyla yapmış bir insanın huzurunu yaşadım. İnsanların yaşamlarına dokunabilmek, yaşamı onlar için kolaylaştırabilmek ne güzel bir duygu… Bana göre mutluluk, insanın bir başkasını mutlu etmesi neticesinde mutlu ettiği kişinin yüzündeki tebessümün, mutluluk veren kişinin yüreğine yansıması olsa gerek…
 
Yaşamlarına olumlu katkı sağlamak için dokunduğunuz kişiler çok olsun... Sizin yaşamlarınıza dokunan yürekler de bol olsun… Yüreğiniz hep mutluluk dolsun... Herkese iyi haftalar….
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi