Prof.Dr. Alper Çabuk

Bir başkadır benim memleketim…1

Bir başkadır benim memleketim…1

5 Mayıs 2014 09:53
A
a
Her ne kadar yabancı bir pop şarkısından uyarlama da olsa, pek çoğumuz için unutulmaz şarkılar arasındadır, Ayten Alpman’ın “Memleketim” şarkısı…
 
Havasına suyuna, taşına toprağına,
Bin can feda bir tek dostuma…
Her köşesi cennetim, ezilir yanar içim.
Bir başkadır benim memleketim…
 
Geçen haftaki yoğunlaştırılmış, Eskişehir-Ankara-Eskişehir, Eskişehir-Afyon-Eskişehir-İzmir, İzmir-Ankara-Elazığ-Tunceli, Tunceli- Elazığ, Elazığ-Tunceli, Tunceli-Elazığ-Ankara-Eskişehir seyahatlerinin ardından bu hafta sonu da İzmir Mordoğan ve Karaburun’daydım. Ve her farklı köşesinde baharın da etkisiyle olağanüstü güzelleşmiş bu coğrafyada, bu iki hafta boyunca aklıma en çok gelen şey, Ayten Alpman’ın yukarıdaki şarkısı oldu… Gerçekten de farkında değiliz ama, dünyanın belki de en zengin milletlerinden biriyiz. Bir yandan Arap Yarımadasının, diğer yandan Afrika’nın sıkıştırılmasıyla baskı altında oluşan depremlerle kırılan bu topraklar, bu coğrafyaya can vermiş, yer altı suları yeryüzüne ulaşmış, olağanüstü bir bitkisel zenginlik, biyoçeşitliliğin oluşmasına sebep olmuş. O yüzden derim ya hep, depremler, dünyamızı yaşanır kılan güzel doğa olayları… Bunu bileceksin, depremlerin ne zaman olacağını da kestiremediğine gore, bulunduğun coğrafyanın özelliklerine ve depremselliğine uygun yapı stoğu oluşturmaya gayret edeceksin. Hepsi bu kadar. Hangisi daha makbül? Depremlerin oluşmadığı katı kalmayı başarabilen Arap Yarımadası’nda dümdüz bir arazide, susuz, bitkisiz ama petrollü bir yaşam mı, yoksa bu coğrafyada suların toprağa can verdiği, olağanüstü bir güzellikte tabiata ve biyoçeşitliliğe sahip olmak mı? Bana göre bu coğrafyada olmak her şeye değer… Çünkü petrol belki o topraklardaki medeniyetlere sadece birkaç yüzyıl geçici bir zenginlik sunacak. Ama bu topraklardaki bu zenginlik biz kıymetini bildiğimiz sürece bize yaşam verecek…
 
Karaburun Türkiye’nin en batıdaki yerlerinden birisi. Belki de yolu düzgün olmadığı için çok bozulmamış… Ama her gittiğimde benim için terapi gibi gelen bir doğası var. Hele bir de mevsimlerden baharsa… Her yerde açan çiçekler, çiçeklenmiş doğal bitki örtüsü, kekik kokusu, daha neler neler… İşte sizinle Karaburun’dan aşağıdaki birkaç fotoğrafı paylaşmak istedim bu hafta.
 
 
 
 
 
Bunlardan birincisi zeytin çiçekleri, diğeri ise şu anda Karaburun’daki ormanın yeşiline ve denizin mavisine üçüncü bir renk olarak karışan sarı renkli katır tırnağı (Spartium junceum) denilen bitkinin resimleri…ve taş duvarda begonviller… Size bu toprakların havasını, suyunu, kokusunu getiremedim, ama en azından resimlerini, baharın renklerini paylaşmak istedim…
 
Sondan, Karaburun’dan başladım, haftaya özellikle Tunceli Üniversitemizin Rektörü Prof.Dr.Durmuş Boztuğ ve Palu Belediye Başkanımızla Palu’da arazide yaptığımız geziye dair gözlemlerimi paylaşacağım. Palu beni çok etkiledi ve şaşırttı, bu memleketin her köşesinin cennet olduğunu anlamamı bir kez daha sağladı.. Gelecek hafta işte onları size aktaracağım…
 
Herkese iyi haftalar…
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi