YAZIYORUM
BİLİYORUM, CUMHURİYET KAZANACAK…
Yarın bir başka gün olacak!
Bayram sabahına kalkar gibi kalkacağız yatağımızdan.
Tıpkı bayram sabahlarındaki gibi şenlenecek evimiz aniden.
Çoluk çocuk kahvaltı sofrasında toplanacağız.
Sevgiyle donatılmış bir masa etrafında,
Ya da bir yer sofrasında diz dize, omuz omuza sıralanacağız.
Bir de oyun havaları çalan bir kanal ortak olacak mutluluğumuza.
Kahvaltı bitimi bayramlıklarımızı giyineceğiz.
Mutluluk kokularımızı sürüneceğiz her yanımıza.
Çocuksu sevinçlerimizi kuşanarak düşeceğiz yollara.
Kimimiz anamızı, babamızı alacağız yanımıza.
Kimimiz yârimizle tutuşup el ele çıkacağız sokaklara.
Daha evimizin kapısından çıkar çıkmaz başlayacak selamlaşmalar.
Aydınlık yüzler,
gülen gözler,
sevgi yüklü sözlerle boyanmış sokaklara karışıvereceğiz.
Kurtuluş savaşı destanı yazarcasına,
Alçakça bir kumpası bozarcasına,
Gelecek güzel günleri sezercesine yekvücut olacağız.
Bize bağımsız bir ülkeyi armağan edenlere,
Cumhuriyet ve değerlerini payda edenlere,
Mustafa Kemal’in aydınlık yolundan gidenlere,
bir kez daha göstereceğiz bağlılığımızı…
Ömrümüzden onca yılı çalanlara,
Mazlumun hakkını çalıp sefaya dalanlara,
Allah ile kandırıp kaz yolar gibi yolanlara,
Goygoycu alkışlarıyla padişahlığa soyunanlara sözümüz olacak.
Demokrasi “amaç mı araç mı” diyenlere öğretimiz olacak.
Ve en medeni,
ve en kararlı,
ve en inançlı biçimde demokrasinin tanımını haykıracağız.
“Sandıkla gelen sandıkla gider.
Yerel, genelin provasıdır…”
Ve devam edeceğiz sözümüze, diyeceğiz ki;
“Anadolu toprakları kardeşlik mayası ile yoğrulmuştur.
Anadolu toprakları kutsalıdır, değeridir bu Ulusun.
Bize bu toprakları Vatan belletenlerin,
Başı dik, bağımsız yaşamı öğretenlerin,
Yolunu yol biliriz, uğruna ölürüz…”
Haydi, o zaman hep birlikte haykıralım.
“Hayat bayram olsun” diyelim, dileyelim bir ağızdan.
Dünya tanıklık etsin bir Ulusun birlik ve beraberliğine.
Dünya tanıklık etsin destan yazan Ulusun şahlanışına.
Böyle gelmiş böyle gider diyenlere,
bal tutan parmağını yalar diyenlere,
bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyenlere,
her koyun kendi bacağından asılır diyenlere gösterelim.
İnsan olma onurumuzu, koyun olmadığımızı gösterelim.
“Çanakkale Geçilmez” diyen ataların torunları olduğumuzu,
gösterelim yeryüzündeki tüm çaresizlere...
Bu seçimde kişiler kazanmayacak.
Bilin ki bu seçimde Cumhuriyet kazanacak!
OZANCA
BU VATAN KİMİN
Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır,
Bir tarih boyunca onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir.
Tutuşup kül olan ocaklarından,
Şahlanıp köpüren ırmaklarından,
Hudutta gaza bayraklarından
Alnına ışıklar vuranlarındır.
Ardına bakmadan yollara düşen,
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
Huduttan hududa yol bulup koşan,
Cepheden cepheyi soranlarındır.
İleri atılıp sellercesine
Göğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine
Şu kara toprağa girenlerindir.
Tarihin dilinden düşmez bu destan,
Nehirler gazidir, dağlar kahraman,
Her taşı yakut olan bu vatan
Can verme sırrına erenlerindir.
Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil,
Bu sevgi bir kuru ifade değil,
Sencileyin hasmı rüyada değil,
Topun namlusundan görenlerindir.
Orhan Şaik GÖKYAY