Bir dostumun iletisi ile yüreğim yine kanadı ister istemez.
Şöyle diyor fotoğraflı iletide…
Sırtından vuruldu, mermi omuriliğini kırdı. Felç kaldı, boyundan aşağısını kullanamıyor, çişini kakasını veteriner hekim yaptırıyor. Havalı tüfekle yaralanan üçüncü köpek Nuh'un Gemisi Veteriner Kliniği’nde tedavi altına alındı. Avukat Buket Ünlü Hatip ihbar üzerine Beylikova Belediyesi’nin arkasında onu titrer ve yürüyemez halde bulup getirdi. Beylikova’daki arkadaşlar, bu caniyi bulalım. Ruhsatsız, belgesiz kayıtsız alınıyor, oyuncak statüsünde sayılıyor. Oysa silah gibi yaralıyor ve öldürüyor. Havalı tüfekler yasaklanmalı…
***
Bu ve buna benzer insanlık ayıbı haberlerle ilgili köşe yazımı anımsayan dostlarımız da bana sorular yöneltmişler. “En başta bu kentin Valisi olmak üzere Beylikova Kaymakamı ve Belediye Başkanı neden hiçbir şey yokmuş gibi sessizler?” diyerek!
Ben de duyarlı insanların yüreği, sesi, avazı olarak büyük harflerle soruyorum şimdi sıra ile…
SAYIN VALİ!
BEYLİKOVA KAYMAKAMI!
BEYLİKOVA BELEDİYE BAŞKANI!
Ne yapmamız gerekiyor efendim? Dikkat çekmek adına kentin merkezinde klasik yöntemlerle medyaya malzeme olmamız mı gerekiyor? Hani şu Cumhurbaşkanlığı Köşkü önünde soyunup bir gecede şöhret olup, ikinci gece adının dahi anılmadı hanım gibi ucuz yöntemlerle mi dikkatinizi çekmemiz gerekiyor? Benden size bu bağlamda iyi malzeme çıkmaz. Gelin sizler de vicdanınızda bir hesaplaşmaya girerek, Allah’ın merhamet adını verdiği o duygunuzu harekete geçirerek bir şeyler yapın artık! Nedir bu suskunluğunuz, nedir bu kayıtsız kalmanız, nedir bu hiçbir şey yokmuşçasına rahatlığınız? Bakınız peynir ekmek gibi satılan havalı tüfekler hayatımızın her alanında aşağılık canilerin ellerinde sergileniyor. Bu ruhu karanlık ucubeler gerek mahalle düğünlerinde, gerek kentin en işlek caddelerinde kendileri gibi aşağılık işlere imza atmaya devam ediyorlar. Sizinle iddiaya girerim ki her üç özel aracın zulasında böylesine ruhsatsız silahları taşımaktadır erkek geçinen tavşan yürekliler. Ha bana diyeceksiniz ki şimdi, “bu sorunun çözümü yasa yapan zatı muhteremlerde biter” öyle mi? Gelin o zaman kentimizin yöneteni olarak siz başlatın bir güzelliği Sayın Vali! Siz dikkat çekin bu havalı tüfek furyası başta olmak üzere ruhsatsız silahlanma eğilimine.
Allah’ın masum varlıklarının bu onursuz, bu acımasız zalimler tarafından hedef tahtası olmasını, bu alçak canilerin salyalarını akıtarak orgazm olmalarını daha ne kadar böyle sessizce seyredeceğiz söyler misiniz?
Allah’ınızı severseniz ses verin daha ne kadar susacaksınız?
Beylikovalılar, bir sözüm de size! Eğer insanlıktan ve ahlaktan nasibini almamış bu ruhu kirli caniyi bulup adalete teslim etmezseniz sizleri de Allah’a havale ederiz!
Not: Bu sokak köpeklerini potansiyel tehlike olarak göstermeye kalkan bazı yerel gazetelerin de böylesi vahim sonuçlardan sorumlu olduğunun resmen altını çiziyor, onları da Allah’a havale ediyorum…
SİZİN SESİNİZ
Bir sokak kedisinin günlüğü…
Bugün dört aylık yaşantımda gördüğüm en soğuk gün.
Bugün dört aylık yaşantımda gördüğüm en soğuk gün. Sokağımızın en yaşlı kedisi Sarman amcanın deyişine göre iki yıllık ömründe o bile böylesine soğuk görmemiş. İnsanların konuşmalarından duyduğu kadarı ile zaten son otuz yılın en soğuk kışı yaşanıyormuş. Yani benim dedemin dedesinin dedesinin yaşadığı çağlarda görülmüş böylesi bir soğuk. Bu günlüğü şimdilik sığınmış olduğum terk edilmiş meyve kasalarının altında yazıyorum. Yazarken kalemi zor tutuyorum titremekten, çünkü paticiklerim buz tutuyor ayazdan. Geçtiğimiz haftaya kadar mama sorunumuz olmuyordu bu sokakta. Çünkü bu sokakta yaşayan Bahar abla adında iyi yürekli biri her sabah ve akşam bizlere hazırladığı mamaları veriyordu. Annem benim de ensemden kavrayıp, mama saatleri geldiğinde Bahar ablanın hazırladığı yiyeceklerle karnımızı doyurmaya gidiyorduk. Ama Bahar ablayı çok üzdü mahalledeki bazı adamlar ve kadınlar."Bu kedileri sen besleyerek başımıza bela ediyorsun, senin başka işin yok mu ruh hastası kız?" diyerek günlerce ona karşı tavır aldılar. Hatta bununla da kalmadılar. Pinti Nimet teyzenin dolduruşuna gelen tabansız Recep amca bir gün önce hazırladığı zehirli mamalarla birçoğumuzu katletti. Ölenler arasında maalesef benim vefalı anneciğim de vardı. Anneciğim o zehirli mamayı yer yemez titremeye ve ağzından kan gelmeye başladı. Çok korktum ağladım, paticiklerimi havaya açıp dua ettim "Allah’ım anneciğim ölmesin, onun yerine ben öleyim" diye. Saatlerce onun başında bekleyip tüylerini yaladım belki iyileşir diyerek. Ama bir müddet sonra nefes bile alamadı artık. Yaşlı Sarman amca yanıma gelip "Minnoş boşuna bekleme kızım, annen öldü" dediğinde öyle çok ağladım, öyle çok ağladım ki. Sarman amcanın susayım diye bana sunduğu ekmek parçasını bile yiyemedim üzüntümden. İşte Bahar abla da tüm bu olanlardan sonra tabansız Recep amca ile pinti Nuriye teyzeye hıçkırıklar içerisinde beddualar etti ve saatlerce ölen akrabalarımızın başında ağladı. Şikâyet etmek için cep telefonu ile belediye yetkililerini aradı yarım saat boyunca. Ama her telefona çıkanlar "hanııımmm senin başka işin gücün yok mu yahu" diyerek azarlamışlar iyi yürekli bu ablayı. Sonunda bu ablanın annesi dayanamayarak balkondan bağırdı;"kızııım Bahar, gel artık yavrum bu acımasız insanlar seni mahallenin delisi ilan edecekler. Gel benim vicdanlı yavrum, gel kurbanı olduğum" diye çağırarak evlerine soktu. Bahar abla ve annesi de iki gün sonra sabahın erken saatlerinde bir kamyona eşyalarını yükleyip mahalleyi terk ettiler. Öylesine yalnız ve açım ki şimdi. Sarman amcayı da mahallenin sonradan görme ailesinin şımarık oğulları köpeğine kovalattı. Pitbul dedikleri bir cins olan bu köpeğin tasmasını özellikle Sarman amcanın yakınlarında çıkartarak üstüne saldı bu sonradan görme yılışık çocuk. Sarman amcam aldığı yaralarla çok uzaklara kaçtı ve bir daha o da görünmez oldu. Daha sonra pitbul küçük bir insan yavrusunu da ısırdı. Ama sonradan görme çocuğun tipsiz babası para vererek ısırılan çocuğun ailesini dava açmaktan vazgeçirdi. Son umudum sokağın en güzel tüylü kedisi Pofuduk teyzemdi. Ama onun da acı haberini alalı birkaç saat oldu. Caddeden karşıya geçmek isterken yarış yapan iki arabanın tekerlekleri arasında kalarak paramparça olduğunu söyledi görenler. Artık yarına çıkmak için hiç umudum kalmadı. İnsanlar neden sevmiyor bizleri neden? Paticiklerim donuyor, ellerim tutmuyor artık. Uykum geliyor. Gözlerim kapanıyor. Gözlerimmm. Kap... mırrr. Mır mır. Mmmm...
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy