Prof.Dr. Alper Çabuk

Ben bunu da söylemiştim…

Ben bunu da söylemiştim…

9 Haziran 2014 09:35
A
a
Geçtiğimiz aylarda “Ben bunu söylemiştim” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu yazımda önümüzdeki aylarda ciddi miktarda yağış olacağını, ama bu yağışların tarımsal kuraklık açısından yararı olmayacağını, oluşacak sellerin çok ciddi miktarda hasara yol açacağını ifade etmiştim. Umarım ben bunu söylemiştim demek zorunda kalmam dileğimi de ifade etmiştim. Ama ne yazık ki, ben bunu da söylemiştim…

Coğrafi bilgi sistemlerinin babası sayılan meslektaşım ve çok uzun yıllar idolüm olarak gördüğüm, ESRI (Environmental Systems Research Institute – Çevre Sistemleri Araştırma Enstitüsü) firmasının kurucusu ve sahibi  Jack Dangermond’la bir karşılaşmamızda utanarak, itiraf etmiştim.

“Sen benim idolümsün”.

Olağanüstü mütevazi bir kişidir, Jack. Aslında sahibi olduğu firma dünyanın önemli yazılım firmalarından birisi… Ama o kendini gezegeni iyileştirmeye adamış bir çağdaş zaman dervişi…

“Beni idol alma, Mc Harg’ı idol al, ben onu idol alıyorum” demişti.

Mc Harg büyük adamdır. Daha önceki yazılarımda bahsetmişimdir. Doğa ile tasarım kuramını ortaya atan, dünyada ekolojik planlama ve mimarlık ile uğraşan pek çok kişiye öncülük etmiş, hatta hocası olmuş bir kişidir. Bundan yaklaşık 50 yıl önce Amerika Birleşik Devletleri’nin kuzeydoğusunda yaptığı planlama çalışmasında yerleşime uygun görmediği yerler, yaklaşık 50 yıl sonra 2012 yılında Sandy Kasırgası’nda tahrip oldu. Öyle bir kahin ki, 50 yıl sonrasını tahmin ederek planlarını yapmış. Çok sevdiğim ve ABD’de Texas Austin Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı dostum, Mc Harg’ın öğrencilerinden Prof.Dr.Frederick Steiner’in ifadesiyle Mc Harg öldükten sonra dünyada 11 Eylül olayları, pek çok afet oldu. Mc Harg, 11 Eylül olayları dışında bunların hepsini tahmin ederdi… Tahmin ederdi, ama o bir kahin değil… Sadece yeri – gezegenemizi oluşturan sistemleri- iyi analiz eden, yeri anlamaya çalışan bir plancı. Öyle olduğu için 50 yıl sonrasına göre yapabilmiş planlarını…

Mc Harg kadar iyi değilim belki ama, yaklaşık on yıldır şunu söylüyorum… Ülkemiz iklim değişikliklerinin etkisiyle ciddi anlamda kuraklaşıyor… Ülkemiz giderek tropik iklim kuşağına has iklim özelliklerine sahip olacak… Önümüzdeki yıllarda başta buğday olmak üzere pek çok üründe rekolte kaybı yaşanacak. 21 yüzyılda ülkemizin en önemli gündem maddesi iklim değişiklikleri ve buna bağlı afetler… Seller, çölleşme, kuraklık, erozyon… Bu söylediklerimden sadece biri… Gerçekten de son günlerdeki sağanak yağışlar bunun habercisi… Ne kuraklığı işte yağmur yağıyor diyenlere kötü haberim var. Bu sağanak yağışlar toprağa fazla  nüfuz edemezler, akar giderler… Hatta akıp giderken verimli toprakları da beraberlerinde sürüklerler… Yani yarardan çok zarar verirler… Üstelik bu yağış rejimi benim endişemi doğruluyor… Türkiye’nin iklimi giderek değişiyor… Yaz ayları aşırı sıcak geçecek, hazır olun… Kuraklık ve susuzluk artık yaşamımızın bir parçası olacak… Ben yine de söyleyeyim, bunu yaklaşık 50-60 yıldır söyleyen uzmanlar var ama inleyen olmamış ki, bugün bu tabloyla karşı karşıyayız… Önümüzdeki yıllarda temiz su kaynaklarımız, tarımsal üretim ciddi oranda azalacak… Depremler yaşamımızı ciddi anlamda tehdit eden doğa olayları… Ama söyler misiniz hangisi daha önemli, aç ve susuz kalmak mı, evsiz kalmak mı?  Hepsi önemli, ama Türkiye’nin en önemli afet gerçeği, artık küresel iklim değişikliklerine bağlı olaylar ve en az depreme karşı oluşturulmuş politikalar kadar önemli politikaların üretilmesi ve hayata geçirilmesi gerekiyor...

Herkese iyi haftalar…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi