YAZIYORUM
Yaşama sevinçlerimizdendi bütün bayramlar çocukluğumuzda. Çocukluğumuzu sevip şımartırdı büyüklerimiz bu özel günlerde. Önemsenmenin hazzı büyürdü küçücük yüreklerimizde. Bir güne sığmayacak kadar büyüktü çocukluğumuzun o bayram sevinçleri. Günler öncesi alınan bayramlık esvaplarımızın (elbise), potinlerimizin genzimizden hala silinmeyen gizemli kokusu ile geldik bu günlere. O günler ki, siyah beyaz fotoğraf kareleri içerisine dondurulmuş en renkli günlerimizmiş aslında. O günler ki yarın kaygısını zerre kadar hissetmeyen ebeveynlerimizin, dini ve geleneklerimizi en saf, en tertemiz yaşayıp yaşattıkları günlermiş.
O günler ki kimsenin ötekileştirilmediği, kutsal dinimizin kimselerin tekelinde olmadığı, yüce Allah ile kulun arasına kimselerin giremediği günlermiş. O günler bayram namazına gönüllü gidiyoruz diyerek babalarımızın namaz dönüşünde gönlümüzü sıvazladığı, sarmaş dolaş eve döndüğümüz günlermiş. Dönüşte canım anamızın mis kokular arasında beklettiği bayram sofrasına, dua sonrası saldırma hazzıymış. O günler ki babacığımın dargın olduğu komşumuz Mahmut Beyle sarılıp helalleştiği, barışın çiçek açtığı günlermiş. Her daim “Oğlun yine kızım Müzeyyen’i dövmüş” diye babama beni şikâyet ederek ensemin kızarmasına vesile olan Zeliha Teyzenin bana elini öptürdüğü günlermiş.
Herkesin yüreğinde sevginin ve umudun yeşerdiği, ama kinin asla barınacak hiçbir yürek bulamadığı günlermiş meğer. İşçi, memur, amir, müdür ayırımı yapılmaksızın o bayram akşamında bir mekânda buluşarak bayram eğlencelerinin doruğa ulaştığı günlermiş. Dinci, kinci ayırımının akıllara bile gelmediği yüreklerin ve ellerin birbirine sımsıkı sarıldığı günlermiş. Sonradan görmelerin ve doğa katliamcısı havai fişeklerin bilinmediği, çıtır pıtırlarla sevincimizin doruğa ulaştığı günlermiş. Geç ısınıp geç açılan radyolarımızdan bayram sabahları Mustafa Kandıralı’nın oyun havalarının içimizi ısıttığı günlermiş. Rahmetli babacığımın “benimle bu oyun havalarında oynarsan sana elli kuruş veririm” diye gaz ve haz verdiği günlermiş meğer.
Rahmetli annemim elleri ile ördüğü kazağa sımsıcak sarmalanıp, karlar içerisinde debelenerek şeker toplamanın tadını çıkarmakmış. Aslında topladıklarımızın şeker değil de yaşama sevinci olduğunu anlayamamakmış…
Ben o yaşanası bayramları sonsuz bir hasret kavrulmuşluğunda özlüyorum artık. Ben çocukluğumun yaşam sevincini, çocukluğumun masumiyetini özlüyorum artık. Çocukluğumdaki hoş görülü, yüreklerinde kiri ve kini barındırmayan o erdemli insanları özlüyorum artık. Bayramı tatil olarak değil, yaşama sevinci olarak algılayan bir ulusu özlüyorum. Kısacası o bayramımı kaybettiğimi biliyorum. Bunu bir gazete ilanı olarak kabul edin o zaman…
Bayramımı kaybettim, hükümsüzdür!
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
OZANCA
BAYRAM NEYİME BENİM!
Kargalar bülbül olmuş
Meydan yüzsüze kalmış
Halkım uykuya dalmış
Bayram neyime benim…
Nice ana kuzusu
Her gün yürek sızısı
Bu mu alın yazısı
Bayram neyime benim…
Ömür geçti yoruldum
Dokuz köyden kovuldum
Şinasi’ydim duruldum
Bayram neyime benim…
Şinasi KULA
DIŞARDAN GAZEL
Peygamberimiz Hz. Muhammed zamanında bayramlar da neler yapıldığını hiç merak ettiniz mi? O günlerde, eğlencelerin düzenlendiğini, güzel şarkılar söylenip, yarışmalar ve müsabakalar yapıldığını biliyor muydunuz? Bayram günleri sabahında maddi ve manevi temizlikler yapılırdı. İmkânı olanlar boy abdesti alır, temiz elbiseler giyilirdi. Bayramlarda güzel kokular sürülür ve tatlı yiyecekler ikram edilirdi. Kurban bayramlarında kesilen kurbanlardan ikram edilirdi. Bayram günlerinde yüzlerde tebessüm eksik olmaz, neşe ve huzur içerisinde bir bayram geçirmeye dikkat edilirdi. Eğlencelerin yapıldığı bayram günlerinde, güzel şarkılar söylenir, yarışmalar ve müsabakalar yapılırdı.
Doç Dr. İsmail Taşpınar
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
