BASIN YAYIN’DAN BİR SOLUK!

BASIN YAYIN’DAN BİR SOLUK!

10 Nisan 2013 09:28
A
a
YAZIYORUM
 
BASIN YAYIN’DAN BİR SOLUK!
 
Dolu dolu on yıl olmuş medya dünyasından sesleneli… Kanal 1, Ege TV, İzmir TV ve TV 35 ekranlarında yıllarca süren müzik-kültür sanat ve sohbet ağırlıklı programları ile minik de olsa bir iz bıraktığımı sanıyorum “İzmir çukurunda”… Aşk ile bağlı olduğum ES TV’de üçüncü yılımı yaşamaktayım. Aynı sevdayı yaşadığım Anadolu Gazetesi’nden önce İzmir’de Gazetem Ege’de yazmaktaydım. Gönül bağım sürmektedir eski dostlarım Nevin-Serdar-Burhan Çınar ile. Eskişehir medyasını, daha doğrusu medyayı oluşturanları anlayana dek imanım gevredi desem yeridir. Çok zorlandığım anları örneklerle anlatsam on tane köşe yazısı yazmam gerekecektir emin olun. Bir ara İzmir’e olan özlemimi sıkça dillendirmeye başlamıştım bu yüzden. Bir bakıyorsunuz size “eski devrimci ya da solcu” diye tanıtılan bir kişi inanılmaz biçimde, size tanıtılan dünya görüşünün tam tersi taraftan yazıp çiziyor. Bir bakıyorsunuz oradan da yollanmış; bir başka yerde “ağır abi ve eski solcu” edası ile yazıyor, çiziyor, söylemlerde bulunuyor. Duyuyorum ki şimdilerde Yılmaz Büyükerşen’e üç öğün kalem kusanlar, eski zamanlarda onun yakınlarında hem de çok yakınlarındaymış. Durum böyle olunca, anında başkalaşanların hala itibar gördüğü bir âlemde “ne oluyor yahu” demekten edemiyorsunuz kendinizi. İlke ya da ideolojinin anlam ve önemini hepimiz biliriz. Biliriz bilmesine de bu değerler uğruna ne kadarımız gereğini yaparız bu meçhul işte… Pazartesi öğleden sonra gazetemizi telefonla arayan Ahmet B. Şafak adlı okurumuz benimle görüşmek istedi. Sakarya’lı dostumuz, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi - Basın ve Yayın Bölümünde doktorasını tamamlamakta. Lisansı eğitimini de burada tamamlayan Şafak Eskişehir’i ve okul kampusunu yıllardan bu yana iyi biliyor. Kendisini İslami değerleri yüksek ve Atatürkçü olmayan birisi olarak tanıttı. Ben de saygı ile dinledim açıklamalarını. Pazartesi günü yazımda konu ettiğim öğrenci gurubu için “bizim öğrencilik dönemimizden bu yana, bir avuç da olsalar bu gurup daima vardı. Aynı tavır ve davranışları hiç değişmemiştir. Bizim öğrencilik zamanımızda da okul kampusunda sergi açmak isteyen İslamcı gençlere de aynısını yapmışlardı” dedi. Yazım ve net duruşumdan dolayı içtenlikle kutladı. Eskişehir medyasında bu tür net yazılara ve yazanlara pek rastlamadığını belirtti. Ben de Eskişehir kamuoyunda insanın yüzüne yapılan eleştirilere çok az tanık olduğumu söyleyerek samimi ve yürekli kişiliğine saygı duyduğumu belirttim. Hele ki “yazınızda kimliğimi belirtmek isterseniz benim için hiçbir mahsuru yoktur” bu yürekli Sakaryalı kardeşime yüreğimde iz bıraktığı için teşekkür ediyorum huzurlarınızda…
 
UZAKTAN GAZEL
İLYAS KÜÇÜKCAN…
Sevgili İlyas Küçükcan saygı duyduğum bir eğitimci büyüğümüzdür. Seyitgazi ilçesi ve Battalgazi Külliyesi ile ilgili verdiği emekler büyüktür. 13 Nisan Cumartesi saat:14.00 de Taşbaşı Kültür Merkezinde hocam adına bir etkinlik düzenlendi. Yolunuz aydınlık olsun sevgili İlyas Hocam…
 
 
 
 
 
OZANCA
 
İNSAN MI BUNLAR?
 
Çocukları seviyorlar da yarını sevmiyorlar
Kömürü seviyorlar da sökeni sevmiyorlar
Fabrikayı seviyorlar da grevi sevmiyorlar
... ... portakalı elmayı muzu viskiyi
... ipekliyi seviyorlar da işçiyi sevmiyorlar
Bu gemiyi bu denizde baban mı kaydırıyor?
Bu treni bu dağlardan anan mı aşırtıyor?
Kim ekiyor bu pamuğu kim büküp kim dokuyor?
Buğdayı kim tütünü kim patatesi kim?
Kaynanan mı tarıyor bu denizi saç gibi
Kayaları baldır gibi metresin mi açıyor
Oynaşın mı ışıtıyor bu karanlık geceleri
Düşündükçe domur domur çoğalıyorum
Cephanelik oluyorum bunları düşündükçe
Ben bunlara insan diyemiyorum... (1956,Gürün)
 
Hasan Hüseyin KORKMAZGİL
 
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi