Zamanın Cumhurbaşkanı “Gül” uyarıyordu:
“Büyük fırsat, aman kaçırmayalım…”
Neyi?
“Bekleyin, görün…”
Sonra “açılım” dediler…
Neyin açılımı?
“Kürt açılımı…”
Tutmadı…
“Demokratik açılım…”
Aşçılar kolları sıvadı, sabah kahvaltıları başladı…
“Bilim adamları…”
“Gazeteciler…”
“Sanatçılar…”
Yetmedi…
“Futbolcular bile çağırıldı…”
Kimi “Köşk”te ağırlandı, kimi saraylarda…
Herkes coşmuştu…
Açılıyoruz ya…
“Yemekteyiz!”
*****
Bir iki ses çıkaran oldu:
“Neyin açılımı kardeşim, ne yapıyoruz?”
“Bekleyin” denildi…
“Habur” sınır kapısında davul zurna ile içeri alındı teröristler…
Önlerine mahkeme kuruldu… “Pişman değiliz” demediler ama yine de serbest bırakılıp konvoylarla Diyarbakır’a geldiler…
*****
Binlerce şehit verdik…
“Kanlarıyla boğulacaklar” dediler ve eklediler:
“Açılıma devam…”
Bir de “süreç” sözcüğünü eklediler arkasına…
Akil adamlar yollara döküldü…
Ama görüyorsunuz…
“Taş plak yine dönüyor…”
Şehitler ardı ardına geliyor…
“Aaaah ah!...”
“Şu medya olmasaydı ne güzel yönetirdik memleketi!...”
Basın basına!...
//////////////////////////////////////
Dermatoloji Gündemi’nde bir gelin
TRT’de görev yaptığımız günlerde, radyo için çok sık söyleşiler yapardık…
Bir gün rahmetli Prof. Dr. “Esat Erenoğlu” ile konuşuyoruz.
Esat abi, “Hepatit B, formatı A” falan derken, Ankara’daki arkadaş bandı durdurdu…
“Ya Önder” dedi:
“Şu profesöre söyle de, halkın anlayacağı dilden konuşsun, kim bilir hepatitin B’sini A’sını?”
*****
Geçtiğimiz günlerde “Rixos Otel”de önemli bir toplantı yapıldı…
Ulusaldı ve Türkiye’den toplam 400 kişi katıldı…
Üç gün sürdü…
Sunumda bulunanların arasında tanıdık biri vardı:
“Prof. Dr. Ayten Ferahbaş Kesikoğlu…”
Kısa adı “DOD” olan “Dermatoloji Gündemi Toplantısı”nda konuştu…
“Deriden başlayan lenf tümörlerinin takip edilmesi”nin önemini anlattı…
Gelen konuklar çok iyi anlıyordu, “Dermotoloji’den, lenf”ten falan ama biz ne biliriz ki tıp dilini!...
Ama bildiğimiz bir konu vardı!...
“Prof. Dr. Ferahbaş’ın Eskişehir’in yeni gelinlerinden olduğunu…”
İşadamı “Orhan Kesikoğlu”nun eşiydi Ayten Hanım… Nikahlarını İstanbul’da “Yılmaz Büyükerşen” kıymıştı…
“Esat Erenoğlu”nu bir kez daha rahmetle anarak…
Genç çiftleri “Hepatit B” için uyarıyoruz!...
“Mutluluklar…”
//////////////////////////
Orası da dünya gibi
Rizeli, Kayserili ve Diyarbakırlı üç arkadaş bir kazada ve genç yaşta yaşamlarını yitirmişler...
Her üçü de çok kalabalık bir cenaze töreni ile toprağa verilmiş...
Gözyaşları sel olmuş...
Ancak aradan kısa bir süre sonra Rizeli genç geri dönmüş...
Çevresini saranlar nasıl olduğunu sormuşlar...
"Orası da aynen dünya gibi" demiş Rizeli:
"Verdim 5 bin doları bıraktılar..." Şaşkın bakışlarla dinleyenler, "Peki arkadaşların ne oldu?" diye sormuşlar...
Rizeli genç, "Kayserili arkadaş hâlâ pazarlık yapıyor" demiş:
"Diyarbakırlı da devlet versin diye yıkıyordu ortalığı..."
//////////////////////
Temel ve golf
Gol için golf sopası, top ve delik gerekli olduğunu bu sporu sevenler bilir...
Bir gün İngiliz, Alman ve Temel bir araya gelirler. Birer kadeh içkiden sonra İngiliz atılır:
"Hadi gol oynayalım, bende sopa var..." Alman "tamam" der, "Bende de top var..." Sıra Temel’e gelir: "Ben oynamıyorum arkadaşlar!"
//////////////////////////////////////////////
Çanak sorular
Politikacılar gazetecilerin sorularından rahatsızdır. Kimi politikacı sadece kendisine çanak soru soracak gazetecinin karşısına çıkar.
Çanaktan beslenen gazetecinin önceden ayarlanmış sorularına cevap vererek aklınca halkı uyutur. Kimi siyasetçi gazetecinin sorusunu zeki cevaplarla savuşturur. Kimisi demagojiye başvurur.
İşte, bir sorudan kaçınma yöntemi...
Adam eve her zamankinden önce dönmüş. Bakmış
karısı yatakta başka biriyle. Kadın kocasını
görünce çığlık atmış:
"Aaaa.. Eve neden erken geldin?" Adam da “Yatakta bu adamla ne yapıyorsun?” diye
sormuş. Kadından cevap: "Önce ben sordum, konuyu saptırma..."
///////////////////////
Günün Şiiri
Tortu
Her bakışta yeniden
Hangi açıdan baksam yüzün
Gözlerini inip çıkıyorum
Yaklaştıkça büyüyor derin
Tutturmuş gidiyoruz
Gecenin bir yerinden
Çokluk el değmiyor saatlere
Oysa sabah olacak
Az bu gelen daha çok olmalı
Senin atların senin kamçıların...
Nazmi Akıman (Varlık -1976)
///////////////////
Günün Sorusu
Ne olursa olsun. Ne zamana kadar denemelisiniz? "Olana kadar..."
J. Robin
///////////////
Gerilim
Hürriyet’in basılması bana 70 yıl önceki
TAN gazetesinin yağmalanması ayıbını
anımsattı...
"1 Kasım'a kadar daha neler yaşanabileceğini düşünerek ürperdim!"
Emre Kongar
/////////////////
Kıssa-dan
Yargının ve de yüksek yargının tek sorunu bağımsızlık ve yansızlık değil, yapısal ve düşünsel bozukluklardan kaynaklanan başka sorunlar da var...
Ali Sirmen
////////////////
Günün Sözü
En tepedekilerden hükümetin küçük büyük tüm ortaklarına kadar herkes bilmeli ki... "Türkiye, AKP'den büyüktür..."
Mustafa Balbay
/////////////////
Cuk
Penaltı noktası özel sektöre devredilsin... "Penaltı vuruşu paralı olsun!.."
Kamil Masaracı
/////////////////
Günün Olayı
Erdoğan "Batı niye mülteci kabul etmiyor?" diyor!
Batı savaşı daha rahat yaşamak için çıkardı, mülteci alıp rahatını neden bozsun!
Akif Kökçe
//////////////
Günün Biberi
Hürriyet gazetesine yapılan saldırı, tüm basma ve basın özgürlüğüne yapılmıştır. Bir acizlik ve başarısızlık itirafıdır. "Tarih yazacak..."
Balthör
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Okul arazileri de mi satışa çıkartılacak?
Kerem Akyıl
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy