YAZIYORUM
BANDO ESES
Her Salı akşamı saat 22.30’da ES TV ekranlarında “Kent Ozanı” programı yayınlanmakta. Kısmet olursa 26 Aralık’ta Kent Ozanı programı ikinci yılını doldurup, üçüncü yıldan gün alacak. Dünkü program konuklarım sayı olarak oldukça kalabalıklardı. Toplam sayıları otuz üçmüş, ama stüdyomuzda biz ancak yarısını konuk edebildik. Sanırım Bando Eses’ten bahsettiğimi anladınız. Emekli bando astsubayı sevgili Ali Ulusoy ve Uğur Beyin birlikte kurdukları güzide topluluk. İşte bu güzide toplulukta yüreğini ortaya koymuş birbirinden fedakâr otuz üç insan var. Bunlardan üç tanesi de on, on bir yaşlarında trompet çalan yetenekli gençler. Programda birbirinden güzel marşlar çaldılar. Bu marşların özelliği ise ESES taraftarını tribünlerde zıpzıp zıplatan, kanını coşturan müziklerden oluşuyor elbette. Program içinde beni de fahri üyeleri yaptı değerli arkadaşlarım. Verdikleri belgede vizyonumuz ve misyonumuz diye öylesine güzel ilkeler yazıyordu ki hayran olmamak elde değil. Vizyonumuz bölümünün ilk maddesi de aynen şöyle…
-Tribün terörünün yaşandığı ülkemizde, müsabakaların aslında bir karnaval havasında da geçebileceğini göstererek yeni tezahüratlarla beraber küfrü yok etmeye katkıda bulunmak!
-Müsabakalardaki sonuç odaklı seyir alışkanlığı yerine, görsel etkinlikler eşliğinde takımımızın desteklenmesine koşulsuz ön ayak olmak, 1965 ruhunun daha da büyük kitlelere ulaştırılmasına yardımcı olmak…
Zaten bu iki madde BENDO ESES’İN niteliğini ortaya sergiliyor. Bando ESES neden çok sevildi, ünü ülke sınırlarına doğru neden hızla taşmaya başladı işte işin sırrı ortada. Geriye bir tek ne kalıyor? Manevi destek tamam da, onlara bir de maddi katkı sunmak kalıyor geriye. Sanat konusunda Türkiye’ye örnek olan Büyükşehir Belediyesi bu değerlerimizi Büyükşehir Bandosu olarak bal gibi de kazanabilir. Küçücük Akhisar’ın bile olduğuna göre bizim neden olmasın? Tepebaşı ya da Odunpazarı Belediyeleri bünyesine kazandırılarak da hayırlı bir iş yapılır. Efendim?
OZANCA
Futbol Aşkı
Tıklım tıklım tribünler,
İçimde bir garip kuşku.
Stad inim inim inler,
Bu ne biçim futbol aşkı.
Ya yenilir ya yenersin,
Niye sahaya inersin,
Allah akıl fikir versin,
Bu ne biçim futbol aşkı.
Spor değil sanki savaş,
Kırıldı kol açıldı kaş,
Yavaş oğlum biraz yavaş,
Bu ne biçim futbol aşkı.
Elde sopa cepte bıçak,
Saklamışlar köşe bucak,
Taş yağıyor kucak kucak,
Bu ne biçim futbol aşkı.
Millet sokaklara çıkmış,
Camı çerçeveyi yıkmış
Biri birisine sıkmış,
Bu ne biçim futbol aşkı.
Hani nerde dostluk maçı,
Karıştı sahanın içi,
Bilmem ki bu kimin suçu,
Bu ne biçim futbol aşkı.
Sedat Kocabey
DIŞARDAN GAZEL
AKP ATAŞEHİR
Sevgili Güray Bey paylaşmam için bir ileti ve fotoğraf yollamış. Paylaşılmasını istediği yazı aynen şudur. “Başrolde AKP Ataşehir ilçesi! Atatürk'ün ölüm yıldönümünü şükranla yani büyük teşekkürlerle anıyorlarmış! Ülkenin kurucusuna uzattığınız o dilleriniz bir gün boğazınıza düğümlenecek. Cumhuriyet savcılarını, sivil toplum örgütlerini, vatanseverleri göreve çağırıyoruz. Bu fotoğraf karesi bir ihbardır!
Bize mesaj ve ihbarda bulunmak için, sitenin üst ve alt kısmında bulunan mesaj gönder bölümünü kullanabilirsiniz. Herhangi bir haber ya da köşeye yorum yapmak için ise haberin altında bulunan mesaj bölümünü doldurmanız yeterli olacaktır)