YAZIYORUM
Arabesk dinleyen vatan hainidir!
Fazıl Say, özel yeteneği sayesinde çok genç yaşında bütün Türkiye’nin tanıdığı bir müzik sanatçısıdır. Üstüne üstlük bu şöhret ülke sınırlarını çoktan aşarak, dünyanın yakından tanıdığı bir isim olmuştur. Klasik müziği sevin ya da sevmeyin bu gerçek sevmeyenlerin yorumları ile asla değişmez. Fazıl Say dünyanın tanıdığı bir piyanisttir. Genç yaşta böylesine ünlü olmanın yarattığı ruhsal med cezirler de kaçınılmaz olur kanımca.
Düşünsenize, ben Eskişehir medya dünyasının (yazılı-görsel) en tanınmış insanıyım diye burnundan kıl aldırmayanlar acaba dünyaca ünlü olsalar Fazıl Say’ın arada bir gereksiz çıkışlarının kaç bin tane fazlasını yaparlardı? Keza başka bir iş kolundan örnek verecek olursa bu da aynı sonla noktalanır. Eskişehir’in tanıdığı bir siyasetçi de olabilir bu örneğimiz, işadamı da olabilir! Büyük dağları ben yarattım edası ile komik durumlara düşen niceleri gözlerimin önünden geçiverdi birdenbire…
Şöhret, kişiliğin gelişmesine engel olacak kadar kibri tetikliyorsa gerçekten de o insanlardan kaçmak gerekir. Narsis boyutunda kendini dünyanın merkezinde sayar, herkese kuşbakışı bakarken sonunda burun üstü çakılıverir. Sözü Fazıl Say’a getirecek olursak durum verdiğim örneklerden uzaktır. Yani bu sanatçımız, genç yaşta dünyanın tanıdığı bir sanatçı olmasına karşılık kişiliği düzgündür. Bir felsefesi vardır, vatan bilinci ve ulusal değerlere duyarlılığı vardır. Ben bestemi yapar, şarkılarımı söyler geçerim diyen bir Sezen Aksu ile kıyaslanamaz bile. Yani hani tabir caiz ise Sezen Hanım eline su dökemez Fazıl Say’ın. Birisi, dünyanın tanıdığı bir piyanist olarak memleket kaygısını yaşar, demokrasi mücadelesi verir. Diğeri de Türkiye sınırlarını aşmayan ünü sayesinde boğazdaki yalısında lale devri yaşar…
İyi de Fazıl Say arada bir olsun saçmalayabilir mi? Maksadını aşan açıklamalar yapabilir mi? Elbette ki yapabilir ve yapmıştır da! “Arabesk dinleyen vatan hainidir” sözü ile maksadını da aşmıştır, saçmalama boyutuna da yaklaşmıştır. Sen öyle bir açıklama yaparsan Ferdi Tayfur da “O zaman Türkiye’nin yüzde seksen beşi vatan hainidir” diyerek karşılık verir. Bir sanatçı olarak arabesk tarzın kitleler üzerindeki olumsuz etkilerini sabırla, sanatçı olgunluğuna yakışır biçimde topluma açıklamak farklı, direk bu cümleyi kurmak çok daha farklıdır. İkinci tercih seni haksız konumuna düşürür, yalnızlaştırır.
Sen bir hayat kadınının yüzüne or…pu diye hitap edersen kafana takunyayı yersin. Önemli olan haklılığını haksız konumuna dönüştürmemendir üstat…
UZAKTAN GAZEL
BAĞIŞLANAN SADECE ORGAN DEĞİL, YEPYENİ BİR HAYAT
Organ bağışı konusunda kılını kıpırdatmayan sağlık yetkililerine (bürokratlarına) ithaf olunur…
“Tedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar, tüm dünyanın olduğu gibi, Türkiye’nin de önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Ülkemizde her geçen gün, organ ve doku nakli bekleyen hasta sayısı artıyor. Özellikle kalp ve karaciğer nakli bekleyen hastalar uygun organ bulunamaması nedeniyle hayatlarını kaybediyor. Siz de organ bağışlayarak “yeni bir hayat” verebilirsiniz. Ülkemizde 20 binden fazla kişi, bağışlanacak organlarla can bulmayı bekliyor. Organ bağışının hayat kurtardığını unutmayın.”
OZANCA
Önce sağlık sonra huzur ver bana
Yaradan istemem varı serveti
Önce sağlık sonra huzur ver bana
Eksik etme hoş görüyü muhabbeti
Önce sağlık sonra huzur ver bana
Her şey fani nefis boş heves gibi
Altından saraylar bir kafes gibi
Yok imiş saltanat bir nefes gibi
Önce sağlık sonra huzur ver bana
Namert ekmeğiyle karnım doyurma
Sırrımızı sır bilmeze duyurma
Umut derki mert dostlardan ayırma
Önce sağlık sonra huzur ver bana
Umut Sucu
Bize mesaj ve ihbarda bulunmak için, sitenin üst ve alt kısmında bulunan mesaj gönder bölümünü kullanabilirsiniz. Herhangi bir haber ya da köşeye yorum yapmak için ise haberin altında bulunan mesaj bölümünü doldurmanız yeterli olacaktır)