YAZIYORUM
ANADOLU ÜNİVERSİTESİNİ SEVMİYORUM!
Bu üniversitenin temelini, 1958 yılında kurulan Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi oluşturmaktadır. Daha sonra, yani 1982 yılında Anadolu Üniversitesine dönüşmüştür. Eskişehir’imizin başına bela olan bu gereksiz üniversite yetmiyormuşçasına, bir de kendi içerisinde amipler gibi çoğalarak Osmangazi Üniversitesini oluşturmuştur. Bu baş belası Anadolu Üniversitesi işi iyeden iyi azıtıp zamanla dünyanın dokuz yüz en iyi üniversitesi arasında yerini almıştır. Daha Eskişehir’in girişinde, sanki ayrıcalıklı bir sınıfın malikânesini andıran görüntüsü ile sinirlerimizi bozmaktadır. Her taraf dünyanın çeşitli coğrafyalarından özel getirtilmiş ağaçlar ve bitkilerle yemyeşil edilmiş. Kardeşim biz Anadolu insanıyız, biz gözümüzün alabildiğince dımdızlak ovalara alışmışız. Neden her tarafı yeşile bürüyüp göz zevkimizle oynuyorsunuz? Adına bir de kampus demişsiniz, sanat bilim milim gibi içine tükürülesi etkinlikler yaparak bu milletin değerleri ile de oynuyorsunuz. Kızlı erkekli gençlerin yan yana gezmelerine göz yumarak günaha giriyorsunuz. Bu şehri tövbe hâşâ gavur şehirlerindeki gibi moderen hale getiriyorsunuz. Dahası da var muhterem! Adını AÇIK ÖĞRETİM koyduğunuz ve dünyanın en yaygın eğitimini verdiğiniz çatının altına 1.350.000 kişiyi sığdırıp yetmiş iki buçuk milleti de işin içine katmışsınız. Batının deccal icadı teknolojilerle kitabı defteri kaldırıp, kitaptaki tüm bilgileri tablet denen avucum kadar illete sığdırmışsınız. Yılda on binlerce ağaç kesiminin önüne geçtiğiniz için de böbürlenmekteymişsiniz aklınız sıra. Size mi düştü ağaç kesimini önlemek kardeşim? “Baltalar elimizde uzun ip belimizde” şarkıları eşliğinde ne güzel astığımız astık, kestiğimizde kestik idi. Neden tekerimize çomak sokarsınız ki Allah’tan korkmazlar! Binlerce insan bu kampus içerinde akademisyen, memur, amir, işçi olarak ekmek parası kazanıyormuş. İyi de bizim kıraathanelerimiz sayenizde sinek avlıyor be hey vicdansızlar. Neymiş efendim artık devlet memurluğu sınavlarını da sizler organize ediyormuşsunuz. Neymiş efendim, her türlü sınav organizasyonunu eline yüzüne bulaştıran bir kurumun yerine bu görev de size layık görülmüş. Ziraat Bankasına alınacak memurluk sınavında yirmi bin kişinin Eskişehir’e gelmesini sağlamışsınız. Sadece bu sınav sayesinde kentimize yaklaşık iki milyon(eski trilyon) para kalmasını sağlamışsınız. İyi halt etmişsiniz! Mezun ettiğiniz on binlerce genç Türkiye’ye dağılarak çeşitli sektörlerde başarılı yöneticiler olmuş. Aman aman, başınız göğe erdi! Kardeşim bir de İletişim Fakültesini kurmuşsunuz gözümüze çomak sokar gibi. Neymiş efendim okullu gazeteciler yetişiyormuş bu üniversiteden, haydin ordan! Biz yerel medyanın duayenleriyle(!), biz Eskişehir’in gündemini belirleyen köşe taşlarıyla(!) alıp veremediğiniz nedir? Örneğin ben alaylı bir medya mensubu olarak soruyorum sizlere? Benden daha mı iyi bileceksiniz siyaset dedikodusunu? Neymiş efendim her gün müfettişlerce hesaplar en ince ayrıntılara kadar incelenirmiş. Bundan bana ne efendim! Siz bana, her istediğim an hesap vermedikten sonra ben huzursuz olurum yahu! Kısacası sizi sevmiyorum kardeşim. Hiç birinizi sevmiyorum hem de, bana ayna tutmak size mi düştü? Varlığınız bilem beni rahatsız ediyor beni. Zira bu şehrin her şeyini en iyi ben bilirim. Gündemi ben yazarçizerim, ben belirlerim. Beni sinir etmeyin kardeşim!
UZAKTAN GAZEL
DÖNERSEM EĞER MİLLET YOLUNDAN!
Mehmet Yılmaz, bizi sürekli takip eden okurumuzdur. Şöyle sesleniyor mesajında; “Hürriyet şairi Namık Kemal ne diyor; " Felek her türlü esbabı-ı cefasın toplasın gelsin, dönersem kahpeyim millet yolunda bir azimetten". Sen de Namık Kemal gibi asla millet yolunda bir azimetten dönmezsin dilerim...”
OZANCA
Dönen Dönsün
Koyun beni hak aşkına yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp de mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Kadılar müftüler fetva yazarsa
İşte kement işte boynum asarsa
İşte hançer işte başım keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Bir gün mahşer olur divan kurulur
Suçlu suçsuz varsa orda bulunur
Piri olmayanlar anda bilinir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
PİR SULTAN'ım arşa çıkar ünümüz
O da bizim ulumuzdur pirimiz
Hakka teslim olsun garip canımız
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Pir Sultan Abdal