AMERİKA'NIN EKONOMİK KURTULUŞ REÇETESİ!

YAZIYORUM AMERİKA’NIN EKONOMİK KURTULUŞ REÇETESİ!   Marc Faber adında bir Amerikalı tarafın

21 Ocak 2013 00:00
A
a
YAZIYORUM
AMERİKA’NIN EKONOMİK KURTULUŞ REÇETESİ!
 
Marc Faber adında bir Amerikalı tarafından ilginç bir ekonomi teorisi ortaya atılmış. Teori aynen şöyle… “Benim sevgili Amerikalı vatandaşlarım. Eğer bu parayı Wal-Mart'da harcarsak, para Çin'e gidecek, benzin almak için harcarsak para Araplara gidecek. Eğer bilgisayar alırsak, para Hindistan'a sebze meyve alırsak para Meksika'ya, Honduras'a ve Guatemala'ya gidecek. Eğer bir araba almayı düşünürsek bu para Japonya veya Almanya'ya gidecek, hediyelik bir şeyler alırsak para Tayvan'a gidecek. Bu parasal yardımı Amerikan ekonomisi içinde tutmanın tek yolu, parayı bira ve fahişelere harcamaktır. Sadece bu iki sektörde ulusal üretim yapabilmekteyiz. Ben kendi adıma bu yolda faaliyet gösteriyorum...”
Bu yazıyı okuyan bir İtalyan ekonomist şöyle bir yanıt verir: “Sevgili Marc, Amerika'nın iktisadî durumu gerçekten pek iç açıcı değil. Üzülerek bildiriyorum ki Budweiser bira fabrikasını da çok uluslu bir Brezilya şirketi olan Ambev satın aldı. Böylece Amerikalılar için yalnızca oro…lar kalmış oluyor. Eğer bunlar da kazandıkları parayı çocuklarına göndermek isterlerse, bu para doğrudan buraya, yani Roma'daki İtalyan Millet Meclisine gelir…”
Şaka değil gerçekten yaşanmış bir olaydan kıssadan hisse. Dünyayı parmağında oynatan, jandarmalığı kendine iş edinerek sözüm ona özgürlükler götürmek adına dünyanın mazlum halklarını kırdıran Amerika’nın işi gerçekten de zormuş. Belki üç beş yıl değil ama yirmi otuz yıllık bir süreç sonrasında özgürlükler ülkesinin(!)kendi kazdığı kuyuya düşeceği dillendiriliyor artık. Hani olmaz olamaz demeyin diye başlarız bazen. Dünyada olanaksız diye bir iş yokmuş. Bir bakarsınız koca Sovyetler Birliği başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesini amipler misali bölüp çoğaltan Amerika’da yeni bir dünya düzenine geçilmiş olur. Belki de işte o zaman gerçekten de “özgürlükler ülkesi” tanımlamasına denk düşer!
 
 
 
 
UZAKTAN GAZEL
 
Levent Kırca'nın Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni olması olağanüstü ses getirdi ülke çapında. Akabinde de Haber Türk kanalında Fatih Altaylı’yı canlı yayında çileden çıkarmasıyla Levent Kırca her yerde konuşulan isim oldu. Altaylı’ya aleni biçimde “sen iktidarın adamısın, televizyon kanalın da öyle” demesi cesaret konusu olarak değerlendirildi. Levent Kırca, Ulusal Kanal'ın Hulki Cevizoğlu ve Nihat Genç ile anlaştığını duyurdu. Uğur Dündar'a da Ulusal Kanal'a gelmesi için teklif götüreceğini söyleyen Kırca, "Bende Ulusal Kanal'da bir program yapacağım, kanalı büyütmek için elimden geleni yapacağım" diye ekledi. Anlatmak istediğim şu; Ülkemde her şeyi para olarak algılamayan, idealleri olan sanatçıların varlığı içimizi ısıtıyor…
 
OZANCA
 
Şiirim geldi bırakın beni
Bir kibrit farz edin ve yakın beni
Bir ceketmiş gibi askıya takın beni
Bir çiviymiş gibi duvara çakın beni
Şiirim geldi bırakın beni…
Müjdat GEZEN
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi