İdealist insanlar ilgi ve sevgi alanım içerisindedirler. Diğerlerinden yani büyük bir çoğunluk olan, sadece bireysel ikbal ve nefis kaygısından başka hiçbir değeri olmayanlardan çok farklıdır idealist insanlar. İki gözlerinin dışında, gönül gözleri ile de bakarlar hayata. Rabbena, hep bana söyleminden arınıp; ülkesine, değerlerine, insanlarına daha duyarlıdırlar…
Bu genç kaymakamın ilçesi için yaptıklarına ve yapmak istediklerine tesadüfler sonucu tanık oldukça bu yazıyı yazmamın bir insanlık borcu olduğunu düşündüm. Her daim eleştiri mekanizmamızı çalıştıran bir meslek gurubu insanlarıyız. Nedense hayatın hep olumsuzluklarını dillendirmek adına programlanmışız çoğumuz. Eleştirmek adına haklı haksız birçok konuya müdahil olup bol keseden sallarız kimi zaman! Asar keseriz de meydanı boş bulduğumuzda. Ama nedense güzellikleri de kaleme alan iki satır yazmayı da beceremeyiz, ar sayarız nedense…
Geçtiğimiz günlerde Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında ağaç dikme törenleri düzenledi Kaymakam Bey. 1444 fidanı(sanırım doğum günü yaşı baz alınmış) resmi kurumlardaki tüm memurlarla beraber uygun gördükleri alanlara diktiler. Etkinliğin adı ya da içeriği ne olursa olsun, doğaya katkı sunan her insana nasıl sevgi duymayayım söyler misiniz? Bunun geleneksel hale geldiğini ve her yıl 1500’e yakın fidanın doğaya kazandırıldığını düşündüğünüzde eminim ki bana hak vereceksinizdir…
Bir başka konu daha var takdirle karşıladığımız. İlçede göreve başlar başlamaz eğitim gönüllüleri derneği kapsamında bir oluşuma vesile olmuş. Bu oluşum aracılığı ile okumayı(tahsili) candan isteyen ve ekonomik durumu yetersiz olan gençlerimize minik katkılar sunarak onlara yaşama sevinci kazandırmakmış isteği. Yani okumakta zorlanan evlatlarımızın, devletine şükran duyguları içerisinde okullarını bitirerek ülkesine hayırlı birer evlat olarak yetişmesini istiyormuş. Anadolu topraklarında yaşam süren güzel insanların öz mayası değil miydi yardımlaşmak? Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir felsefesini baş tacı eden gelenek bizim geleneğimiz değil miydi? Yetişecek nesillere öğretmenin en güzel yolunu seçmemiş mi bu idealist Kaymakam?
Yolunuz açık olsun, ülkenizin güzellikleri için çarpan yüreğinizde sevgi hazineniz sonsuz olsun…
1 Mayıs İşçi Bayramı!
Gençlik yıllarımda çok anlamlıydı 1 Mayıs benim için. İşçi sınıfının bir parçası olamasam da yürek olarak “emekçi” kimliğimle yakın bulurdum bu özel günü kendime. Öğretmenliğimin ilk yıllarına dek sürdü bu duygum. Daha sonra 12 Eylül darbesi ile ülkenin geleceğine ipotek kondu. Evren ve Özal anlayışının egemen olduğu günlerden bu yana da, bu ülkede işçi sınıfından eser kalmadı. Yerinde yeller esiyor desem abartmamış olurum. 12 Eylül öncesi milyonlarca sendikalı işçinin olduğu bir ülkede, şimdi yedi yüz binlerden bahsediliyor. Yani taşeronluk çıktı, işçi sınıfı öldü! Delik demir çıktı mertlik bozuldu demiş ya Köroğlu aynen o hesap işte! Yine de kutlu olsun demek istedim…
OZANCA
Benden selâm olsun Bolu Beyi’ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
At kişnemesinden, kalkan sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir
Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır.
Köroğlu düşer mi eski şanından
Ayırır çoğunu er meydanından
Kırat köpüğünden düşman kanından
Çevrem dolup şalvar ıslanmalıdır…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
