İzlerin iflah olmaz biçimde birbirine karıştığı güzel ülkemde, siyasi arenada da durum pek farklı değil. Dün söylenenleri külliyen inkâr edenler, hem de halkın gözlerinin içine alay edercesine bakarak inkâr edenler artık şaşırtmıyor bizleri. Süleyman Demirel hiç değilse “dün dündür bugün bugündür” diyecek kadar harbi idi. Ama siyasetin yeni versiyonları öyle değil. Düne dair söyledikleri istisnasız her şeyi bugün söylememiş gibi pişkince karşımıza dikilip nutuk atabiliyorlar! Yahu bak işte, dün söylediklerinin tomarlarla belgeleri var sosyal paylaşım sitelerinde diye belgeleri gözüne soksan da nafile. Zerre kadar kızarmayan malum yüzleri ile bildiklerini okumaya devam ediyorlar ne yazık ki. Yani siyaset artık topluma güven veren bir konumda değil bilinmeli ki…
En vahim örneklerden, biraz daha bizleri gülümseten türlere doğru başka bir konuyu ele alalım isterseniz. Mesela MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in son açıklamalarından yola çıkarak minik bir irdeleme yapalım. Ne demiş değerli hemşehrimiz Eskişehir veya Eskişehirliler için bakınız! “Eskişehir’de egolar birazcık şişkin, bencillikten sıyrılıp, biz olmanın vakti geldi” demiş ve konuşmasını şöyle sürdürmüş; “Eskişehir böyle giderse, zamanın gerisinde kalacak ve köhneleşecek. Biz elimizdekini kaybederken, ülkemizdeki diğer iller, elindekine katarak ilerliyor. Eskişehir’in her yönden ilerlemesi için MHP olarak üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız…”
Ruhsar Hanım, Allah’ta sizi güldürsün gerçekten. Hani bazıları sizi öven methiye yazıları sıralasa da, ben sadece gülümsedim bu açıklamanıza. 2011 seçimlerinden bu yana koskoca ama koskoca dört yıl geçmiş gitmiş. Bu süreç içerisinde Eskişehir’le ilgili önemli olaylarda, projelerde, sıkıntılı günlerde bu kentin insanları ile iç içeydiniz de ben mi görmedim sizi? Mesela Gezi olaylarını ele alalım. Bu kentte biz Eskişehirlilere emanet edilmiş bir genç, hayatının baharında bir genç kalleşçe katledildi. Canından edildi ve bir ailenin ocağına incir ağacı dikildi. O anne baba artık ha var ha yok türünden yaşıyorlar bu hayatı. Neredeydiniz o zamanlar? Aylarca gerçeklerin açığa çıkması adına, Eskişehirlinin zan altında kalmaması, suçluların bulunması adına bizler elimizi taşın altına koyduk yüreklice. Keşke siz de aramızda olsaydınız bizim milletvekilimiz olarak? Osmangazi ve Anadolu Üniversitelerinde ortalığı karıştırmak isteyen karanlık güruh, gençleri kafa kafaya tokuşturmak için her alçaklığı denemeye kalktı. O gençleri sağduyuya çağırmak adına siz en önlerde olsaydınız keşke! Üniversitenin bahçesinde o kalleş terör örgütünün çaputunu bayrak diye açıp sözüm ona nevroz kutlaması yapanları biz haber yaparken siz nerelerdeydiniz milletvekilim? Sentetik uyuşturucu yüzünden bu kentte ecelsiz ölen kaç gençten haberiniz oldu? Uyuşturucu baronu diye nitelenen onursuzlar, kitapsızlar bu kentte okuyan yüz binlerce genci potansiyel kurban olarak hedeflerine aldılar. Bu onursuzların Eskişehir ayağı kim ya da kimlerdir diye hiç merak ettiniz mi, araştırma gereği duydunuz mu? 16 yaşında bu zehir yüzünden solup giden gencin ya da diğer gençlerin hangi birisinin annesi ile yürekten bir sohbet ettiniz? Siz de bir anne olarak kendi evladınız için de hiç endişeye kapılmadınız mı bu vahim gelişmelerden ötürü? Eskişehir Emniyetinin KOM diye bir birimi var. Burada büyük bir bölümünün korkusuzca ve namusluca mücadele ettiğine inandığım insanları var. Ne zaman onları bir moral ziyaretinde bulundunuz, bilgiler aldınız sorabilir miyim size? Kent meydanı(stadyum) ve Kızılinler konusunda da net katkılarınızı da öğrenmek isteriz inanın. Bu kentte “kelebek çocuk” hastalığına yakalanmış birkaç ailenin dramlarını manşetlerimize hatta gururla söylüyorum ki yaygın medyanın gündemine taşıdık. Hangisinin anne babasının acısına merhem olmak adına yanlarında oldunuz, oldunuz da biz mi size haksızlık edip bunu taşımadık manşetlerimize. Seçime bir aya kala sizi bu kentin sokaklarında, insanları ile iç içe görmekten haz alıyoruz bilesiniz. Bunun öteden beri olmasını görmek daha da mutlu ederdi bizleri. Çünkü bu kentin öz be öz çocuğu ve milletvekilisiniz. Dört yıldır unutmaya yüz tuttuğumuz siluetinizi, gazete ve televizyon kanallarında sıkça görmeyi hep arzu ederdik. Ama lütfen şimdi net bir biçimde açıklayabilir misiniz; egosu şişik olan kim Sayın Demirel? Konuyu daha net anlamamız adına, birkaç da isim verip biz Eskişehirlilere ayna tutabilir misiniz?
OZANCA
Kalk
Üstümüze batının kirli gölgesi düşüyor, kalk
Doğuya dön yüzünü, güneşi uyandır
Yıldızları uyandır, kalk
Bozkırın rüzgârı acıtsın bedenini yalayarak
Suları uyandır kardeleni uyandır
Durmadan ağlayan iki göz kör olur, kalk
Kalk ey halk kalk ey halk kalk ey halk
Değilse laleler küsecek Sipil’de, kalk...
(Sevgili dostum) Şair Tuğrul Keskin’den…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
