Sekiz ay gibi süre, gerçekten de uzun bir süre değildir. Genel seçimlere girmek üzere hazırlıklarını şimdiye dek çoktan tamamlamalıydı partiler. En ücra mahallelere(köy)ziyaretler başlamalı, seçim havasına girilmeliydi. Görünen şu ki iktidar partisi AKP gerçekten her gün değişen gündemlerle(gündemler diyorum bir günde bazen üç başlık bile oluyor)milletin başını döndürmeye devam ediyor. Her ne kadar çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı da olsa, Recep Tayyip Erdoğan’da yeri geldiğinde iktidarın başıymış türünden konuşmalarla gündem oluşmasında etkin rol oynamaya devam ediyor. Bu gerçekler ışığında muhalefet partileri de hala gündemi oluşturanların peşine takılıp deyim yerindeyse “la la lastik, terazi lastik” oyununa iştirak ederek zamanı boşuna harcamaya devam ediyor maalesef. “Sekiz ay uzun bir süredir” rahatlığı içerisinde ağır adımlarla zeybek oynayan muhalefetin karşısında ise “Karadeniz Horonu” çeken iktidar partisinin zaten istediği de budur. Zaten iktidar da, özellikle Nisan ayında küt diye gelecek erken seçim olasılığını dillendirmeyi özellikle istemektedir!
Tüm bunlara rağmen iktidar partisinin bu kentte 2 milletvekilinden fazla çıkaramayacağı görüşündeyim. Kim ne derse desin. Erdoğan’sız bir AKP kitleleri harekete geçiremeyecek bu bir! İkinci konu da, iktidar partisinin yıpranmışlıkları neticesinde, muhalefetin tüm beceriksizliğine rağmen 2 milletvekilinde kalacaklar Eskişehir’de…
Köşe yazılarımda çokça yazdım, MHP tabanına sonsuz saygı ama Ankara’daki yönetim ve yönetimin başı için dışarıdan bakanların ortak bir görüşü var. Bahçeli iktidarı alanlarda ya da televizyon kanalları önünde asar keser. Lakin AKP’nin çıkardığı her yasa, torba yasa metnine imzayı atar bir biçimde iktidarın işini kolaylaştırır. Söylem başka, eylem başkadır Bahçeli’de! Nice yılların MHP’lisi gerçekten de sıkıntılıdır bu durumdan. Yeri geldiği zaman, MHP’li tanıdığım eski arkadaşlarımdan nicesi memnuniyetsizliğini açıkça belirtirler. Bahçeli ile bu iş olmaz diyen nicesini yakinen tanırım. Tanırım tanımasına ama şu değişmez tılsımı da çözmüş değilim! Sandık önlerine kondu mu yine de MHP’ye oy verirler! Eskişehir gibi kentlerde CHP’nin kitlelere artık güven verdiğini varsaysak bu tılsımın bozulacağına inanıyorum. Büyükerşen gerçeğinde CHP’ye oy verebilen MHP tabanını yıllarca gördük yaşadık. Genel seçimlerde de sözünü ettiğimiz güven dâhilinde bu tabanın CHP’ye oy vermesi hiç de hayal olmayacak. Ama şu ana dek böyle bir güvenin söz konusu olduğunu söyleyemeyiz. Dolayısı ile bu doğrultuda MHP de 2 milletvekili çıkaracak…
CHP için zaten yıllarca yazdım çizdim. Daha fazla kafanızı ağrıtmamın gereği yok. Bu koşullarda, yani bir tarihte Ecevit’in rüzgârı arkasına aldığı CHP şu kısa süreçte gümbür gümbür ortaya çıkmadığı gerçeğini düşünürsek onların da 2 milletvekili çıkarmaları çok normal. CHP listesinin birinci ve ikinci sırasındaki adaylara meclis yolu görünür sadece. Diğerleri hayallerini bir başka seçime ertelemek zorunda kalır. Kalır kalmasına da, bu dünya böylece yerinde kalır mı ona bir garanti veremez hiç kimse. Yeni Türkiye diye dillendirilen bir dünyanın nasıl bir dünya olacağını kimselerin hayal bile etmediğini biliyorum da, bilmesi gerekenlerin de ne yazık ki gaflet içerisinde olduğunu gözlemliyorum. “Halep ordaysa Sarısungur burada” demiş Cihan kardeşim. Benim söylemim farklı; Halep ordaysa, Eskişehir burada!
Eskişehir Basket!
Dört yıl önce bu kente gelip ESGROUP ailesinin bir ferdi olduğumda, “kim bu adam, paraşütle mi geldi” diye çok sorular dolaştı semada. Aslında Eskişehirli olduğumu, emekli bir öğretmen olup medyada uzun yıllar yer aldığımı, sanatçı kimliğimi zahmet edip araştırmayanlar kıllandılar tabir caiz ise! Çok şükür bu kente ait ve bu kenti seven biri olduğum anlaşıldığında az sıkıntı çekmedim hani… Eskişehir Basket Takımının adını çokça duyar oldum şu sıralar. Osman Cemoğlu’nun “Spor Panorama” programında da bu konu işleniyordu geçtiğimiz günlerde. İlgimi çekti, programı izlerken hemen google’dan araştırıverdim. Türkiye Erkekler Basketbol Ligi’nde Eskişehir’i temsil eden Eskişehir Basket takımının ana sponsoru NSK armatür ve aksesuar sanayi. Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Özeçoğlu’nun da bir Eskişehirli olduğu yazıyor. Bu insanlar Edirne’de kurdukları hazır profesyonel bir takımı, ilgisizlikten ötürü almış güzel kentimize getirmişler. Bu kentten birileri de olumlu bakıp desteklemiş, sahip çıkmış. Yani gökten zembille inen adeta bir ganimet için bazılarımız soğuk bakıp, dudak büküp neredeyse “neden geldiniz” diyerek bir de cezalandıracağız öyle mi? Yahu bu kentte salon sporları neredeyse yok denecek zavallı konumda baylar bayanlar! Ne oldu hentboluna, ne oldu voleyboluna, ne oldu masa tenisine? Bir zamanlar Eskişehirspor hazır bir voleybol takımını satın almaya niyetlenip parasızlığı gerekçe göstererek vazgeçmişti. E, alın size hazır bir basketbol takımı, kendi ayakları ile gelmişler kulübe bizi çatınız altına alın diyerek. Verilen yanıta bakın ki “kulübümüze ne kadar para vereceksiniz?” İnşallah bu sadece yalan haberdir, asparagastır, birilerinin uydurmasıdır. Zira doğru ise, salon sporlarına bu denli uzak bakan, futbolun düşmanıymış gibi algılayan zihniyetin inanın spora hiçbir yararı yoktur. Bu bağlamda, Eskişehir Basket’e destek veren NSK Armatürü gönülden alkışlıyorum. Nasıl ki Sarar, Eti, Kılıçoğlu gibi sanata ve spora katkı sunan markalarımızı alkışlıyorsam bunu da aynı samimiyetle hem de…
OZANCA
Her kime sorarsam hali, hatırı
Sohbeti futboldan açıp gidiyor
Konuşmuyom diye toptan ötürü
Usulca yanımda kaçıp gidiyor…
Rasim Köroğlu